KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
- Dosya no
- 2024/4162
- Karar no
- 2024/4631
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/02/2023
- Numarası
- 2023/80 Esas - 2023/134 Karar
- Davanın konusu
- İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 18/12/2024
Karar Metni
999 kelime·5 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353.maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ... Şirketi, inşaat sektöründe faaliyet göstermekte olduğunu, müvekkili şirketin ana ticari faaliyeti çerçevesinde ... Ada ...
Parsel sayılı taşınmazda kain binayı 6306 sayılı Kentsel Dönüşüm yasası kapsamında arsa payı karşılığı dönüştürme işini yüklenmiş olduğunu, Büyükçekmece Belediye Başkanlığı'ndan yıkım ruhsatının alınmış olduğunu, İlgili belediye yıkım ruhsatı düzenlemeden önce davalı idareye de bildirimde bulunarak hizmet arzının durdurulması ve gerekli tedbirlerin alınmasının istenildiğini ve müvekkili tarafından bu süreçlerin tamamlanıp ruhsat alındıktan sonra yıkım işleminin gerçekleştirilmiş olduğunu, davalı ...
Şirketi tarafından hasar bedeli alacağı adı altında ... numaralı dosyaları ile müvekkili şirkete karşı ilamsız icra takibi başlatılmış olduğunu, yöneltilen icra takibinde herhangi bir dayanak belgenin takip dosyasına eklenmemiş olduğundan müvekkilinin itiraz süresini kaçırmış olduğunu ve aslında borçlu olmadığı bir meblağları ödemek zorunda kaldıklarını, müvekkili şirkete yöneltilen ilamsız icra takibinde alacak sebebi olarak "Hasar Bedeli" gösterilmiş ve buna ilişkin olarak herhangi bir dayanak belge sunulmamış olduğunu, takibin açıkça hangi alacaktan kaynaklandığı,
bu alacağın muaccel olma tarihinin belirtilmemiş olduğunu, bu süreç içerisinde, yöneltilen icra takipleri sebebiyle müvekkilinin adına kayıtlı taşınmazlara, araçlara ve banka hesaplarına haciz konulan müvekkili şirketin maddi açıdan büyük bir sıkıntıya düşmüş olduğunu ve müvekkili şirketin icra tehdidiyle borcu ödediğinden bahisle ile müvekkili şirketin borçlu olmadığı halde icra tehdidi altında ödemek zorunda kaldığı 23.983 TL'nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile istirdadına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin Avcılar İşletme Müdürlüğü hizmet sahasında bulunan Büyükçekmece... adresinde 02.06.2020 tarihinde davacı şirketçe tesislerine zarar verilmiş olunduğunu, ... ekipleri tarafından yapılan kontrolde AG yeraltı kablosuna zarar verildiğinin tespit edilmiş olunduğunu, iş bu hasarın abonelerine kesintisiz enerji sağlayabilmek amacıyla müvekkili şirket yetkili ekipleri tarafından giderilmiş olduğunu ve davacı tarafa 4.395,92-TL + KDV toplam 5.187,19-TL borç tahakkuk edilmiş olduğunu, borç miktarının ödenmesi ile ilgili yazıya davacı şirketçe yazı gönderilmiş olunduğunu,
cevap verilmemesi üzerine bu miktar üzerinden ... sayılı dosyası üzerinden takibe geçildiğini, yine aynı şekilde ... sayılı dosyasından toplam 5.665,02-TL , ....
Numaralı dosyasından 7.237,44-TL borç tahakkuk edilerek takibe geçildiğini, davacı tarafın iddialarının aksine söz konusu icra takiplerinin konusu açıkça icra emrinde de belirtilmiş olduğunu, davacı tarafa önce gönderilen ve zararların ödenmesinin talep edilmiş olduğu yazıda alacaklar , gerekçeleri ve miktarlarının tek tek ifade edilmiş olduğunu, davacı tarafın söz konusu borcun konusunu bilmediğini iddia etmesinin asılsız ve kötü niyetli olduğunu, icra takibine zamanında itiraz edilmediğini ve icra takibinin kesinleşmiş olduğunu,
davacı tarafın istirdat davası ile ödediği bedellerin iadesini talep etmiş ise de bu taleplerinin kabulünün mümkün olmadığından bahisle huzurdaki haksız ve yersiz taleplerin reddine, %20’den az olmamak kaydıyla davacının kötüniyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesince; "...
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, yapılan uyap araştırmasından ve dosyadaki tüm evrakların incelenmesinden davacının arabulucuya başvurmadan dava açtığı anlaşıldığından, davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine..." karar verilmiştir. Verilen karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde.
Davanın ticari dava olmadığını, ticari bir dava olduğu düşünülse bile, davanın açıldığı tarihte, istirdat davalarında dava şartı zorunlu arabuluculuk başvuru sürecine tabi tutulmaması sebebiyle kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava.
Haksız fiilden kaynaklı istirdat istemine ilişkindir.19/12/2018 günlü Resmi Gazete de yayımlanarak 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 06/12/2018 tarih 7155 sayılı Kanunun Madde 23- 6325 sayılı Kanuna Dördüncü Bölümden sonra gelmek üzere “Dava Şartı Olarak Arabuluculuk” başlığıyla Beşinci Bölüm ve aşağıdaki madde eklenmiş, diğer bölümler buna göre teselsül ettirilmiştir.“Dava şartı olarak arabuluculuk Madde 18/A- (1) İlgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak kabul edilmiş ise arabuluculuk sürecine aşağıdaki hükümler uygulanır.(2) Davacı,
arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması hâlinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir.
İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir.01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7155 sayılı yasanın 20. maddesi ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5. maddesine eklenen 5/A- 1 maddesinde " Bu Kanunun 4. maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan,
konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." hükmündeki düzenleme gereği İstanbul 26. Asliye Hukuk mahkemesinden görevsizlikle gelen eldeki davada arabuluculuğa başvurulmadığından davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekir.Dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı,
kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/4162, K. 2024/4631, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama