KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Ekim 2025
- Dosya no
- 2025/3088
- Karar no
- 2025/3795
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/06/2025
- Numarası
- 2025/280 Esas - 2025/542 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan
- İstinaf karar tarihi
- 20/10/2025
Karar Metni
886 kelime·4 dk okuma·2 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla HMK' nın 353. maddesi gereğince dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde. Davalı ... Ticaret Limited Şirketi'nin imtiyaz sahibi olduğu www...org.tr isimli internet sitesinin 13/01/2023 tarihli sayfasında "'... medyadan çekiliyor' iddiası" başlığı ile yayınlanan gerçek dışı ve yalan niteliği taşıyan haber sebebiyle Medya Gruplarının çatı şirketi olan Müvekkil ... Yatırımları Ticaret A.Ş.'nin ve onun iştiraki olan, hisseleri borsada işlem gören ...
Gazetecilik Matbaacılık A.Ş. unvanlı Şirketlerinin ticari itibarlarının zedelendiği ve kişilik haklarının ağır bir surette ihlal edildiğini, bu sebeplerle 0,03.-TL manevi tazminatın davalıdan tahsiliyle birlikte hükmün, tirajı en yüksek iki ulusal gazetede ve davalının internet sitesinde yayınlanmasını talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde. Tazminat şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "...Somut olayda, dava konusu alacak tazminat istemine ilişkin olup, iş bu talep para alacağına ilişkin olduğundan dava tarihi itibariyle arabuluculuğa başvuru zorunluluğuna ilişkin dava şartı bulunduğu sabittir.-Arabuluculuk son tutanağının incelenmesinde;
arabuluculuk başvuru tarihinin 10/01/2025 olduğu görülmüştür.-Dava, görevsiz mahkemede açılmış ve görevsizlik kararı üzerine süresinde başvuru yapılarak görevli mahkemeye gönderilmişse görevli mahkemeye gelen dosya görevsiz mahkemede açılan davanın devamı niteliğinde olduğundan davanın görevsiz mahkemede açıldığı tarih de dava tarihi olarak kabul edilir. -Davacı vekilince sunulan arabuluculuk tutanağının dava tarihini kapsamadığı, dava tarihinden sonra yapılan arabuluculuk başvurusunun usulüne uygun olarak kabul edilemeyeceği, arabuluculuk dava şartının sonradan tamamlanabilir nitelikte dava şartı olmadığının kanunun açık hükmü olduğu,
davacının iddia ettiği şekilde görevsizlik kararı verilen mahkemeden görevli mahkemeye dosyanın gönderim aşamasında yapılan başvurunun dava tarihi itibariyle geçerli bir başvuru olarak kabul edilmesinin dava tarihi vs hususlar nazara alındığında kabulünün mümkün olmadığı,
aksi yönde bir yorumun dava açılış tarihi ( zamanaşımı, hak düşürücü süre vb ) yönünden farklı yorumlara sebebiyet vereceği, (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 53.Hukuk Dairesi’nin 2024/1567 Esas 2025/215 Karar Sayılı İlamı) bu sebeple iş bu davanın 6102 Sayılı TTK'nun 01/01/2019 tarihinde yürürlüğe giren 5/A maddesinin 1.fıkrasına aykırı olarak arabuluculuk kurumuna başvuru yapılmadan açılmış olması sebebiyle, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.Davanın arabuluculuk dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine,..." karar verilmiştir.
Verilen karara karşı davacılar vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. Davacılar vekili istinaf dilekçesinde.
Huzurdaki davanın Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2023/25 E. Numarası ile 14/01/2023 tarihinde açıldığını, Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 18/01/2023 tarihli görevsizlik kararı üzerine karar kesinleşmeden 10/01/2025 tarihinde arabuluculuk sürecine başlandığını, 17/02/2025 tarihinde arabuluculuk sürecinin anlaşamama ile sonuçlandığını, talepleri üzerine Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2023/25 E. Ve 2023/46 K. Sayılı kararı 11/03/2025 tarihinde kesinleştiğini ve dosya görevli mahkeme olan Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesine 2025/280 E. İle 20/03/2025 tarihinde tevzi edildiğini, Arabuluculuk anlaşamama son tutanağının,
dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talep dilekçesinin ekinde sunulduğunu ve Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesine dosya tevzi olunduğunda içinde bulunduğunu, görevsizlik kararı kesinleşmeden arabuluculuk süreci tamamlanmış olduğunu ve asliye hukuk mahkemesinde dava açıldığı tarihte arabulucuk süreci başlamamış olduğundan bahisle davanın usulden reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi gereğince istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Dava.
Basın yoluyla kişilik haklarının ihlali sebebiyle manevi tazminat talebine ilişkindir.Dosyanın incelemesinde, davacı vekilinin 10/01/2025 tarihinde Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'na başvurduğu ve 17/02/2025 tarihinde arabuluculuk sonucu "Görüşme yapılmadan anlaşamama" olarak belirtilerek dosyanın kapatıldığı, davacı vekilince Bakırköy 1.Asliye Hukuk Mahkemesi'ne dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi talebiyle 13/03/2025 tarihinde sunulan dilekçe ekinde Bakırköy Arabuluculuk Bürosu'nun 2025-6172 numaralı, 17/02/2025 tarihli arabuluculuk anlaşmazlık tutanağının sunulduğu,
Bakırköy 2.Asliye Ticaret Mahkemesince 17/06/2025 tarihinde arabuluculuk dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.6102 sayılı TTK'nın 4. maddesinde belirtilen uyuşmazlıklardan konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri olan davalarda, arabuluculuk dava şartı olarak belirlenmiştir. Somut olayda.
Manevi tazminat talebiyle davacı tarafça Asliye Hukuk Mahkemesi'nde dava açıldığı, daha sonra görevsizlik kararı verildiği ve arabuluculuk anlaşmazlık tutanağının dosyanın görevli mahkemeye gönderilmesi için sunulan dilekçe ekinde ibraz edildiği, dosyanın Asliye Ticaret Mahkemesine gönderildiği, görevli Asliye Ticaret Mahkemesince tahkikata ilişkin henüz bir inceleme yapılmadan ve hüküm verilmeden önce arabuluculuk anlaşmazlık tutanağının ibraz edildiği anlaşılmakla, davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun görülmemiştir.
Bu sebeplerle davacı vekilinin istinaf talebinin kabulüne karar verilmesi gerekmiştir.Yukarıda açıklanan hususlar gereğince sair yönler incelenmeksizin davacılar vekilinin istinaf isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a/4. maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıdaki eksiklikler gereğince yargılama yapılarak yeniden karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi, E. 2025/3088, K. 2025/3795, 20 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama