KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Haziran 2021
- Dosya no
- 2019/2550
- Karar no
- 2021/1006
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 17/07/2018
- Numarası
- 2017/540 Esas - 2018/809 Karar
- Davanın konusu
- Rücuen Tazminat (ZMSS Poliçesinden Kaynaklanan
Karar Metni
841 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Dava ve uyuşmazlık, ZMS sigortacısı davacının, dava dışı 3.kişiye ödediği tazminatı, ZMSS Genel Şartları'na aykırılık nedeniyle davalı ZMS sigortalısından rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince. "01.03.2014 tarihinde meydana gelen kazada, davacı sigorta şirketinin gerekli araştırma ve evrak temini yapmaksızın, mevcut belgelerde gereken inceleme titizliği göstermeksizin hasarı (sehven) ödediğinin Sayın Mahkemece kabulü durumunda;
davacı sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminatı davalıdan talep edemeyeceği, açıklanmış, dosyada mevcut her iki bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere davalının adına kayıtlı ... plakalı aracını 05/08/2013 tarihinde noterlikten satış sözleşmesi ile dava dışı ...a sattığı, 01/03/2014 tarihinde ... plakalı araç sürücüsü ...ın ... plakalı araç ile trafik kazası yaptığı, bu kazanın satış yapıldıktan 7 ay sonra meydana geldiği, 01/03/2014 tarihinde davalıya ait sigorta poliçesinin geçerli olmadığı,
sigorta şirketinin tazminatı sehven ödediği" gerekçesiyle, "Davacı vekilinin davalı aleyhine açmış olduğu rücuen tazminat davasının reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Yerel Mahkemenin kararında hatalı hukuki değerlendirmeler yapıldığını, ZMSS Genel Şartları'nın B-4/C hükmüne göre sigortacının, sigorta ettirene karşı rücu hakkının bulunduğu hallerden birisi olan aracın ehliyetsiz olarak kullanılması halinin düzenlendiğini, işbu davada araç sahibine karşı dava açmadıklarını, sigortalıya karşı dava açtıklarını, aracın sigorta ettiren dışında başka biri adına kayıtlı olmasının bir ehemmiyetinin bulunmadığını, davalı şahsın, kaza tarihinde ilgili aracın sigorta ettireni konumunda olduğunu, sigortacı olan müvekkili tarafından da bu sebeple, sigorta ettiren davalıya karşı rücuen tazminat davası açıldığını,
Yerel Mahkemenin gerekçeli kararında, davalının aracını sattığını sigorta şirketine bildirdiğini, ancak sigorta acentesi tarafından, poliçenin iptal edilmediğine dair bir gerekçeye dayanılmış ise de davalı tarafça bu hususta dava dosyasına herhangi bir evrakın sunulmadığını, Mahkeme tarafından, davalının sözlü beyanının esas alındığını, aracın satıldığının usulüne uygun bir şekilde müvekkili şirketin acentesine bildirilmediğini, bu nedenle meydana gelen zarardan davalı sigortalının sorumlu olduğunu, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından, davacı sigorta şirketi nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı bulunan ... plakalı ticari kamyonet nitelikli aracın, dava dışı sürücü ...'ın sevk ve idaresinde iken, 01/03/2014 tarihinde dava dışı ... plakalı araç ile kaza yapması neticesinde, dava dışı ... plakalı aracın hasarlandığı, sigortalı ... plakalı araç sürücüsü dava dışı ...'ın ehliyetsiz olduğu ve kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu bulunduğu;
davacı sigorta şirketi tarafından ZMSS poliçesine istinaden, dava dışı ... plakalı araç için 13.811,00 TL hasar tazminat ödendiği; işbu davada davacı tarafça ZMSS Genel Şartları'na aykırılıktan dolayı ödenen tazminatın davalı sigortalıdan rücuen tahsilinin talep edildiği anlaşılmıştır. İlk Derece Mahkemesince her ne kadar bilirkişi raporları dikkate alınarak, yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de. 2918 Sayılı KTK'nın 94. maddesinde.
"Sigortalı aracı işletenlerin değişmesi halinde, devreden kişi 15 gün içinde sigortacıya durumu bildirmek zorundadır. Sigortacı, sigorta sözleşmesini durumun kendisine tebliği tarihinden itibaren 15 gün içinde feshedebilir. Sigorta fesih tarihinden 15 gün sonrasına kadar geçerlidir" şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Somut uyuşmazlıkta, davalı sigortalı ...
05/08/2013 tarihinde aracını sattığını ve bu satış işlemini davacı sigorta şirketine bildirdiğini iddia etmişse de, aracın satışını davacı sigorta şirketine bildirdiğine dair hiçbir delil ibraz edememiştir. Bir başka deyişle davalı sigortalı bu iddasını ispatlayamamıştır.
Bu durumda, sigorta poliçesinin tarafı olarak, sigortalı aracı ehliyetsiz sürücüye kullandırttığına, ZMSS Genel Şartları'na aykırı davrandığına ve davacı sigorta şirketinin 3.kişiye tazminat ödemesine sebep olduğuna göre, davacı sigorta şirketi tarafından ödenen tazminattan sorumludur.
Bu nedenle, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yukarıda belirtilen gerekçe ile reddine karar verilmesi doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusundaki iddia ve itirazlar yerinde görülmüştür.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/2550, K. 2021/1006, 24 Haziran 2021 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama