KÜNYE
T.C. Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2019
- Dosya no
- 2019/4178
- Karar no
- 2019/587
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 16/07/2019
- Numarası
- 2019/383 Esas
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat(Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;...
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, TTK'nın 54. VE 56/1.maddeleri kapsamında trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesinde, maddi ve manevi tazminat ile birlikte, trafik kazasına karışan araç sürücüsü davalı ...'ın taşınır, taşınmaz gayrimenkul ve 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine İİK'nın 257.maddesi gereğince ihtiyati haciz ve HMK'nın 389.maddesi gereğince ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; "davacı yanın davalı ...'ın menkul ve gayri menkulleri ile hak ve alacaklarına ihtiyati haciz konulmasına ilişkin talebinin.
İİK'nun 257. maddesinde yazılı koşulların bulunmaması sebebiyle reddine, davacı yanın 2 nolu ara karardaki talebinin kabul edilmemesi halinde dava konusu bedeli karşılayacak miktarda davalının aracı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına ilişkin talebinin ise HMK'nun 389(1) maddesi uyarınca yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verileceğine ilişkin hüküm ve davanın tazminat davası olması sebebiyle dava konusu edilmeyen araç üzerine tedbir konulamayacağından usul ve yasaya aykırı talebin reddine," karar verilmiştir.
Davacı vekili bu kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek, istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Davanın mahiyeti ve dosyadaki deliller birlikte değerlendirildiğinde.
İlk Derece Mahkemesince HMK'nın 389. ve devamı maddelerine göre davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin gerekçede belirtilen nedenlerle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygundur. Ancak Mahkemenin, ihtiyati haciz talebinin reddine dair ara kararında ve gerekçesinde isabet yoktur.
İİK'nın 257/1.maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklariyle diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." denilmiştir. Dava dosyası içeriğindeki belgeler, kaza tespit tutanağı ve davacının yaralanmasına ilişkin tıbbi belgeler; maddi ve manevi tazminat alacağının varlığına ve muaccel olduğuna kanaat oluşturacak niteliktedir.
Buna göre, koşulları oluştuğundan İİK'nın 257/1. maddesi kapsamında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerekirken, talebin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Bu durumda, Mahkemece, dosyadaki bütün deliller ile birlikte hak ve nesafet ilkesi dikkat alınarak davacı vekilinin ihtiyati haciz talebi konusunda bir karar verilmesi gerekmektedir.
Bu bağlamda, davacı vekilinin, İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati haciz talebinin reddine karşı yaptığı istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a/6. maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi ara kararının ihtiyati hacze ilişkin kısmının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/4178, K. 2019/587, 29 Kasım 2019 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama