KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2020
- Dosya no
- 2019/460
- Karar no
- 2020/133
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/09/2017
- Numarası
- 2016/874 Esas - 2017/667 Karar
- Davanın konusu
- Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan
Karar Metni
799 kelime·4 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 27/06/2011 tarihinde, müvekkilinin sürücüsü olduğu ... plakalı motosiklet ile davalı ...'nın sürücüsü, davalı Bursa Sanayi ve Ticaret Odası'nın maliki-işleteni ve davalı ...
A.Ş.'nın ZMS Sigortacısı olduğu ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucu müvekkilinin ağır yaralandığını, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsünün asli kusurlu olduğunu ve ceza mahkemesinde mahkumiyetine dair verilen kararın kesinleştiğini, müvekkilinin kaza nedeniyle günlerce tedavi gördüğünü, ameliyattan sonra 6,5 ay raporlu kaldığını, maluliyet oranının %15 olarak tespit edildiğini, kaza tarihinden itibaren 4 yıl geçmesine rağmen müvekkilinin bacağında iyileşme olmadığını, müvekkilinin kaza nedeniyle maddi ve manevi zarara uğradığını iddia ederek,
fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulması kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminatın (davalı Sigorta Şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere) kaza tarihi olan 27/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline.
30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 27/06/2011 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılar ... ve Bursa Sanayi Ticaret Odası'ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı Bursa Sanayi Ticaret Odası vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın müvekkiline ait olduğunu, yetkili Mahkemenin Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, kazanın 27/06/2011 tarihinde gerçekleştiğini, davanın ise 29/08/2016 tarihinde açıldığını, 2 ve 5 yıllık zamanaşımı süreleri dolduğundan zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, reeskont faiz talebinin haksız ve manevi tazminat tutarının fahiş olduğunu iddia ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan ... plakalı aracın kaza tarihi itibariyle müvekkili nezdinde ZMSS poliçesi ili sigortalı bulunduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ve araç sürücüsünün kusuru ile sınırlı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'ya dava dilekçesi usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalı cevap hakkını kullanmamıştır.
İlk Derece Mahkemesince; "maddi tazminat talebi yönünden sulh ve feragat nedeniyle talebin reddine, manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile, takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın 27/06/2011 olay tarihinden itibaren işleyeek reeskont faizi ile birlikte (sigorta şirketi dışındaki davalılardan) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin takdiren reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davalı Bursa Sanayi ve Ticaret Odası vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davalı Bursa Sanayi ve Ticaret Odası vekili istinaf dilekçesinde özetle. Mahkemece hükmedilen manevi tazminat miktarını fahiş olduğunu, reeskont faize hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, TBK'nın 54/3. ve 56/1.maddeleri kapsamında trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davacının sürücüsü olduğu motosiklet ile davalı ...'nın sürücüsü, davalı Bursa Sanayi ve Ticaret Odası'nın maliki- işleteni ve davalı ...
A.Ş.'nin ZMS sigortacısı olduğu kamyonetin karıştığı kaza neticesinde davacının yaralandığı, özürlü sağlık kurulu raporuna göre maluliyetinin %15 oranında olduğu, kazanın meydana gelmesinde davalı araç sürücüsü ...'nın asli ve tam kusurlu, davacının ise kusursuz olduğu, davacının bu kaza nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebinde bulunduğu, yukarıda da belirtildiği üzere Mahkemece davacı lehine 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedildiği anlaşılmıştır.
Davalı tarafın istinaf başvurusundaki birinci iddia ve itirazı, faizin türüne ilişkindir. Davalı Bursa Sanayi ve Ticaret Odası'nın maliki ve işleteni olduğu ... plakalı araç ticari amaçla işletilen bir kamyonet olduğundan Mahkemece reeskont faizi hükmedilmesinde herhangi bir hata bulunmadığından davalı vekilinin bu yöndeki istinaf iddia ve itirazı yerinde değildir. Davalı tarafın ikinci iddia ve itirazı ise manevi tazminat miktarının fahiş olduğuna ilişkindir.
Kazanın meydana geliş şekli, davalı araç sürücüsün tam kusurlu olması, davalının yaralanmasının niteliği ve maluliyet oranı, tarafların sosyal ve ekonomik durumu ile İLk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının, manevi tazminat müessesesinin amacına ve hakkaniyete uygun bulunduğundan, davalı vekilinin bu yöndeki istinaf iddia ve itirazı da yerinde değildir.
Bu bağlamda; davalı Bursa Sanayi ve Ticaret Odası vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/460, K. 2020/133, 23 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama