KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2020
- Dosya no
- 2019/636
- Karar no
- 2020/274
- İncelenen kararın mahkemesi
- BAKIRKÖY 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 20/11/2017
- Numarası
- 2016/670 Esas- 2017/1145 Karar
- Davanın konusu
- Rücuen Tazminat (ZMSS Poliçesinden Kaynaklanan
Karar Metni
512 kelime·3 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili nezdinde ZMSS poliçesiyle sigortalı ve davalının maliki olduğu ... plakalı aracı, 01/12/2013 tarihinde kusurlu bir şekilde kazaya sebebiyet vermesi sonucunda ... plakalı araçta meydana gelen hasar tazminatının müvekkili tarafından ödendiğini, ödenen toplam miktarın 5.115,00 TL olduğunu, davalıya ait ve müvekkili nezdinde sigortalı bulunan araç sürücüsünün alkollü olması nedeniyle kazanın meydana geldiğini, davalının, ZMSS Genel Şartları'nın 4/D maddesini ihlal ettiğinden,
ödenen tazminatın kusuru oranında davalı sigortalıdan rücuen tahsilini talep etme zorunluluğu doğduğunu iddia ederek, 5.115,00 TL maddi tazminatın ödeme tarihi olan 25/02/2014 tarihinden itibaren işleyecek Merkez Bankasının kısa vadeli kredilere uyguladığı en yüksek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkiline ait ... plakalı aracın şirketin işleri için şirket çalışanı dava dışı ...'ya teslim edildiğini, ... tarafından, müvekkilinin rızası dışında akrabası ...'ya kullandırıldığını ... tarafından kazanın yapıldığını, müvekkilinin sorumlu olmadığını iddia ederek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince; trafik kazasının salt alkolün etkisiyle gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle.
ZMSS Genel Şartları B.4.c maddesinde, sürücünün alkollü olarak kaza yapması halinde rücuen tazminat hakkının doğduğunu, madde metininde alkol promil oranının belirtilmediğini, dolayısıyla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, ZMSS poliçesi Genel Şartları'na aykırılıktan kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. ZMSS Genel Şartları gereğince davacı sigortacının, davalı sigortalıya rücu hakkının doğması için, Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre trafik kazasının münhasıran alkolün etkisiyle gerçekleştiğinin sabit olması gerekmektedir.
Somut uyuşmazlıkta, karara dayanak yapılan 24/10/2017 tarihli ve içerisinde nöroloji uzmanı bilirkişinin'de bulunduğu üç kişilik heyet raporunda, meydana gelen trafik kazasının salt alkolün etkisiyle gerçekleşmediği mütaala edilmiştir. Bilirkişi heyet raporunun yapılan incelemesinde, raporun, HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara uygun olarak düzenlendiği ve dosya kapsamıyla uyumlu olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda İlk Derece mahkemesince rücuen tazminat davasının reddine karar verilmesinde herhangi bir hata bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusundaki iddia ve itirazlar yerinde değildir. Bu bağlamda; davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/636, K. 2020/274, 13 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama