İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2019/799 K.2020/143

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Esas2019/799Karar2020/143Tarih22 Ocak 2020Okuma10 dk · 1.900 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
22 Ocak 2020
Dosya no
2019/799
Karar no
2020/143
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tarihi
24/05/2017
Numarası
2016/418 Esas- 2017/394 Karar
Davanın konusu
Trafik Kazasından Kaynaklanan Destekten Yoksun Kalma Tazminatı
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.900 kelime·10 dk okuma

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müteveffa ...'nun 17/03/2016 günü ... 'e ait ... plakalı araç ile seyir halindeyken direksiyon hakimiyetini kaybetmesi soonucu meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucu hayatını kaybettiğini, ... plakalı aracın kaza tarihinde davalı ... tarafından Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının (ZMMS) bulunduğunu, muris ... 'yu kaybeden davacı eş ve çocukların büyük sıkıntı çektiğini belirterek;

fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere destekten yoksun kalan davacı eş ... için 7.500,00 TL, çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 3.750,00 TL olmak üzere toplam 15.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalı ... AŞ den tahsiline, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

17/03/2016 tarihli kazada ... plakalı aracın müvekkil şirkete 02/03/2016-2017 tarihleri arasında geçerli olmak üzere ... numaralı ZMMS poliçesiyle sigortalı olduğunu, teminat limitinin kişi başına 310.000,00 TL olduğunu, davaya konu trafik kazasının sigortalı araç sürücüsünün kendi kusuru nedeniyle meydana geldiğini, sigorta poliçesinin genel şartlar kısmında "kusurlu sürücünün vefatı sebebi ile yoksun kalınacak tazminat tutarları" nın teminat dışı bırakıldığını belirterek davanın reddine, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.

İlk Derece Mahkemesince. "Davacının davasının reddine " karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. 01.06.2015 günü yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Taşıtlar Zorunlu Mali Sorumluluk Genel Şartlarının, 02.03.2016 tarihinde davalı tarafından düzenlenen sigorta poliçeninde kabul edildiğini, 27.4.2016 günü yürürlüğe giren 2918 sayılı Kanunun 92/1-g maddesinde aynı düzenleme yapılarak,

hak sahibinin kendi kusuruna denk gelen tazminat taleplerinin teminat dışına bırakılmasının yasal dayanağını oluşturduğunu, müteveffanın 27.04.2016 tarihinde yapılan düzenlemeden önce 17.03.2016 günü meydana geldiğini, Karayolları Trafik Kanununda 26.04.2016 günü yapılan değişiklikle, genel şartların bu kanuna göre düzenleneceğini şart koştuğunu, Kanuna göre hazırlanmayan Genel Şart maddelerinin, Kanuna aykırı maddelerini normlar hiyerarşisi gereği kabul etmediklerini ileri sürerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, Türk Borçlar Kanununun 53/3'üncü maddesi kapsamında trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 91'inci maddesi gereğince, aynı Kanunun 85'inci maddesinde belirtilen, bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olması durumunda, poliçe limiti dahilinde işletenin sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırılması zorunludur.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 1425'inci maddesine göre sigorta poliçesi, tarafların haklarını, temerrüde ilişkin hükümler ile genel ve varsa özel şartları içerir. Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası (ZMSS) Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

Genel Şartlar'ın C.10'uncu maddesiyle 12/08/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır. Yeni Genel Şartlar'ın C.11'inci maddesine göre Genel Şartlar, yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır.

Bunun sonucu olarak artık eski Genel Şartlar'ın, yeni genel şartların yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçelerde uygulanma olanağı bulunmamaktadır. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları'nın A.3'üncü maddesi ile A.5'inci maddesinin (ç) bendine göre ancak üçüncü kişinin ölümü dolayısıyla destek zararları, destekten yoksun kalma (ölüm) teminatı kapsamındadır.

Bunun sonucu olarak, sigortacı ya da Güvence Hesabının destek zararlarından sorumlu olması için motorlu aracın işletilmesi sırasında mutlaka ölen kişinin üçüncü bir kişi olması gerekir. İşletenin eylemlerinden sorumlu olduğu sürücünün üçüncü kişi olarak kabul edilmesine olanak bulunmamaktadır.

Yine Genel Şartlar'ın A.6'ncı maddesinin (d) bendinde destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı talepleri, teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle sürücünün asli kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında değildir.

Kaza tarihinde yürürlükte bulunan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerini sigorta teminat kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığı ve kapsama giren teminat türleri arasında bulunmamasına göre, başvuru sahibinin desteğinin kusuruna denk gelen destek tazminatını talep etme hakkı bulunmamaktadır.

Gerçekten de 2918 sayılı KTK'nin 90'ıncı maddesinde, tazminatın biçim ve kapsamının Borçlar Kanunun haksız fiillere ilişkin hükümleri doğrultusunda belirleneceği öngörülmüş iken; bu maddede, 6704 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, tazminatların bu kanun ve bu kanuna göre hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tâbi olduğu düzenlenmiştir. Bu madde hükmü esasen aynı zamanda örtülü bir yürürlük hükmüdür.

Zira, yollama yapılan genel şartlar, işbu yasal düzenlemeden önce yürürlüğe girdiğine göre, madde hükmünün yürürlüğü, genel şartların yürürlük tarihine uzanacak şekilde, bir başka deyişle, madde hükmü, geriye etkili hüküm doğuracak biçimde düzenlenmiş olmaktadır.

Nitekim Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartlar'ının yürürlük tarihinden sonra düzenlenen poliçeler ile meydana gelen kazalara ilişkin olarak verdiği kararları bu yönde olan Yargıtay 17'nci Hukuk Dairesi 2017/3610 (E) - 2018/4373 (K) sayılı kararında.

01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarına ilişkin hükümlerin, 6704 sayılı Yasa ile KTK'de yapılan değişikliklerin yürürlüğe girdiği 26.04.2016 tarihinden itibaren değil, genel şartların yürürlüğe girdiği tarihten itibaren uygulanacağına hükmetmiştir.

Davacıların desteği sürücü ...'nun sevk ve idaresindeki araçla tam kusurlu ve tek taraflı olarak meydana gelen trafik kazasında ölmesi sonucu destekten yoksun kaldıklarını ileri süren davacılar, murisin kullandığı aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalı şirketten destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuşlardır.

Bu açıklamalar ışığında somut uyuşmazlık ele alındığında; ... plakalı aracın ZMSS poliçesinin, ZMSS Genel Şartlar'ının yürürlüğe girdiği 01.06.2015 gününden sonra 02/03/2016 günü tanzim edildiği, kazanın da 17/03/2016 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmıştır. ... plaka sayılı aracın sürücüsü müteveffa ...'nun eşi ve çocukları olan davacıların üçüncü kişi olarak kabulü mümkün olmadığı gibi davada destek şahsın kusuruna isabet eden destek tazminatı talebinde bulunulduğuna göre riziko trafik sigortası kapsamında bulunmamaktadır.

O halde ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin hükmü yerinde olduğundan davacılar vekilinin istinaf sebepleri isabetli değildir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Davacılar vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 54,40 TL harçtan peşin alınan 31,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 23,00 TL harcın davacılardan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-Davacıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptıkları yargılama giderlerinin kendileri üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından,

vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesiyle temyiz kanun yolu açık olmak üzere, üye hâkim (...) ...'in oy çokluğuyla karar verildi.22/01/2020

KARŞI OY Dava, ZMSS poliçesi kapsamında trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, davalı nezdinde ZMSS poliçesi ile sigortalı bulunan ... plakalı aracın, davacıların miras bırakanı sürücü ...'nun sevk ve idaresindeyken, %100 kusurlu olarak 17/03/2016 tarihinde tek taraflı kaza yapması sonucu, ...'nun vefat ettiği, davacıların bu vefat nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulundukları anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, 01/06/2015 tarihinde yürülüğe giren yeni ZMSS Genel Şartları'na göre desteğin kusurundan kaynaklanan tazminat talebinin teminat dışı bırakıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacılar vekili, 01/06/2015 tarihli Genel Şartlar'ın, 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun ile yürürlüğe girdiğini, dava konusu trafik kazasının 17/03/2016 tarihinde yani bu değişikliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana geldiğini, bu nedenle tazminat taleplerinin ZMSS poliçesi kapsamında olduğunu, buna rağmen davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu iddia ederek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.

17/03/2016 tarihinde meydana gelen tek taraflı ölümlü trafik kazasında, müteveffa ...'nun asli ve tam kusurlu olduğu hususunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1'inci maddesinde.

“Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.", aynı Kanunun 85/son maddesinde ise.

"İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” hükümlerine yer verilmiştir.

Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nın; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3'üncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 92'nci maddesinde, zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar düzenlenmiş olup, araç sürücüsünün veya yakınlarının talepleri 92'nci madde kapsamında yer almamakla birlikte, uygulama ve yargı kararları ile sigortacının sorumluluğu kapsamında kabul edilmiştir. Destekten yoksun kalma tazminatı, TBK'nin 53/3'üncü maddesinde ölüm halinde uğranılan zararlar arasında gösterilmiştir.

Araç sürücüsü miras bırakanın, ister kendi kusuru, ister bir başkasının kusuru ile olsun salt ölmüş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup; bu zarar gerek Kanun, gerek poliçe kapsamıyla teminat dışı bırakılmamış olduğundan, desteklerinin kusurunun olması davacıların hakkına, etkili bir unsur olarak kabul edilemez ve destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın sigortacıdan talep edilmesi mümkündür.

Davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp, bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır.

(Yargıtay 17'nci Hukuk Dairesinin 2014/17669 (E) - 2017/919 (K), Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 (E) - 411 (K), 22.2.2012 gün ve 2011/17-787 (E) - 2012/92 (K), 16.1.2013 gün ve 2013/17-1791 (E) - 2013/74 (K) sayılı ilamları ) Dava konusu olayda, davacılar desteğinin sevk ve idaresindeki araçla meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiği, davacılar, mirasçı olarak değil, zarar gören 3'üncü kişi konumunda bulunduklarından, miras bırakanın kusurunun davacılara yansıtılamayacağı, belirlenen tazminattan davalı ... şirketinin sorumlu olduğu anlaşılmaktadır.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55'inci maddesine göre, destekten yoksun kalma zararları ile bedensel zararlar, bu kanun hükümlerine ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre hesaplanır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1451'inci maddesine göre, bu kanunda hüküm bulunmayan hallerde, sigorta sözleşmeleri hakkında Türk Borçlar Kanunu hükümleri uygulanır.

2918 sayılı KTK'nin 95'inci maddesine göre, sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.

01/06/2015 tarihli Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ile, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan tazminat talepleri teminat dışında bırakılmış ise de, Genel Şartlar hükümlerinin, kanunlara ve yerleşik yargı kararlarına aykırı olamayacağı, 6704 sayılı Kanun ile değişiklikten önce, Karayolları Trafik Kanunu'nda teminat dışı bırakılmayan bir hususun, Genel Şartlar ile teminat kapsamı dışına çıkartılmasının mümkün olmadığı, yasanın emredici hükümlerine aykırılık olması halinde, Genel Şartlar'a göre değil, Kanun'un emredici hükümlerine göre karar verilmesi gerekmektedir.

26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun ile, 2918 sayılı KTK'nın 92'nci maddesinde değişiklik yapılmıştır. Yapılan bu değişiklik ile, teminatın kapsamına yönelik Genel Şartlar'da düzenlenen hükümler uygulanabilir hale gelmiştir. Dolayısıyla, ancak bu tarihten sonra meydana gelen olaylarda, Genel Şartlar'da yer alan teminatın kapsamına ilişkin ilkelerinin dikkate alınması gerekmektedir.

Somut olayda, kaza ve poliçe tarihi, 26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'dan öncedir. Başka bir deyişle, ZMSS poliçesi 02/03/2016 tarihinde düzenlenmiş, davaya konu trafik kazası ise 17/03/2016 tarihinde meydana gelmiştir. Dolayısıyla, kaza tarihi itibariyle davacıların destekten yoksun kalma tazminatı talepleri ZMSS teminatı kapsamı içerisindedir.

Dolayısıyla, İlk Derece Mahkemesince, davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırılık teşkil etmektedir. Bu bağlamda, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-a/6'ncı maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, karar verilmesi gerektiği kanısında olduğumdan, sayın çoğunluğun görüşüne katılamıyorum.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2019/799, K. 2020/143, 22 Ocak 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2019/799
Karar No
2020/143
Tarih
22 Ocak 2020

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/799 K.2020/17
  • İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/800 K.2020/16
  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/804 K.2020/88
  • Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/805 K.2020/3
  • Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/806 K.2020/96
  • İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/813 K.2020/75

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.