KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 29 Kasım 2022
- Dosya no
- 2020/2020
- Karar no
- 2022/2075
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 26/12/2019
- Numarası
- 2017/772 (E) - 2019/1247 (K
- Davanın konusu
- Tazminat (Ölüm Sebebiyle Açılan Tazminat
Karar Metni
737 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davada verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmakla; re’sen dikkate alınabilecek hususlar ayrık olmak üzere istinaf talep ve gerekçeleri ile tarafların ilk derece mahkemesinde ileri sürdükleri iddia ve savunmalar esas alınmak sureti ile dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili, davacılardan ...'nin babası, davacı ...'nin oğlu olan ...'nin sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı motosiklet ile davalı ...'ın sevk ve idaresindeki davalı sigorta şirketine ZMMS poliçesi ile sigortalı olan ... plaka sayılı aracın karıştğı 06/08/2016 tarihinde, meydana gelen kazada, ...'nin vefat ettiğini belirterek her bir davacı için 30.000 TL manevi tazminat ile davacı ... için destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalı sigorta şirketi vekili davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... vekili davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde, sübut bulan maddi tazminat davasının kısmen kabulü ile 35.559,02 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketi bakımından 06/10/2016 tarihinden itibaren davalı ... bakımından 06/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'ye ödenmesine, davacı ... için 30.000 TL, davacı ... için 25.000 TL manevi tazminatın 06/08/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak adı geçen davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili, davacı tarafın başvurusu üzerine açılan hasar dosyası üzerinden ödeme yapıldıktan sonra yeniden müracaatta bulunulmadan eldeki davanın açıldığını, başvuru şartının dava şartı teşkil ettiğini, yapılan ödeme sonrasında müvekkili şirketin sorumluluğunun kalmadığını, raporda yapılan hesaplamanın fahiş olduğunu, bilinen dönem hesaplamasının bilinen ücretler esas alınarak yapılması gerektiğini, oranlama yapılarak hesaplama yapılmış olmasının doğru olmadığını, kaldı ki koruyucu ekipman kullanılmadığından ötürü müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgeler ile özellikle, 21/10/2019 tarihli bilirkişi raporunda, TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik faiz üzerinden desteğin hizmet döküm cetvelinde belirtilen brüt ücretleri nete çevrilmek suretiyle müteveffanın babasına ve destek yaşamış olsaydı 2 sene sonra evleneceği kabul edilerek farazi eşe pay ayrılmak suretiyle hesaplama yapıldığı, pay oranlarının Yargıtay ilke ve kararlarına uygun olarak alındığı, ödeme tarihindeki verilere göre yapılan ödemenin, müstahak olunan tazminatın yarısından daha az olduğu,
hasar dosyasından ödeme yapıldıktan sonra bu ödemenin yetersiz olduğunu düşünen davacı tarafın sigorta şirketine yeniden müracaat etmeden eldeki davayı açabileceği, bu yöne ilişkin istinaf itirazlarında isabet bulunmadığı görülmektedir.
Kaza tespit tutanağında, müteveffanın kaza anında (koruyucu ekipmanlar arasında kullanılması yasal olarak zorunlu olan) kask kullanıp kullanmadığı hususunun belirsiz bırakıldığı, ceza dosyası üzerinden yapılan tahkikatta da bu hususa ilişkin olumlu veya olumsuz bir tespit bulunmadığı, Dairemizce de izlenen kaza anına ilişkin görüntü kaydında da bu hususun anlaşılamamakta olduğu,
bununla birlikte ölüm sebebinin tespit edilmesi amacıyla İstanbul Adli Tıp Kurumu Morg İhtisas Dairesine gönderilen maktül ...'nin yapılan klasik otopsi sonucu hakkında düzenlenen 23/08/2016 tarihli Adli Tıp raporunda, ölümün genel beden travmasına bağlı seri kot, kafatası, omur ve ekstremite kemik kırıkları ile birlikte beyin doku harabiyeti, iç organ ve büyük damar yaralanmasından gelişen iç kanama ve pnömotoraks sonucu meydana geldiği yönünde mütalaada bulunulduğu görülmektedir.Bu durumda müterafik kusur indirimine ilişkin savunmanın ispatının davalı tarafa ait olduğu,
mevcut delil durumuna göre desteğin kaza anında kaskının bulunmadığına dair savunmanın ispatlanamadığı, kaldı ki ölüm sebebinin salt kafa travmasına bağlı olmayan genel beden travmasına bağlı olarak gerçekleştiği, bir an için kask kullanmadığı kabul edilse dahi ölüm hadisesi ile kask kullanmama arasında mutlak surette bir illiyet bağı bulunmadığı, giderek buna ilişkin istinaf itirazının yerinde olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda yapılan yargılamaya, toplanan delillere, dosya içeriğine, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru olduğuna göre; yerinde olmayan istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/2020, K. 2022/2075, 29 Kasım 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama