KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- Dosya no
- 2020/2327
- Karar no
- 2023/1642
- İncelenen kararın mahkeme
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 29/01/2020
- Numarası
- 2018/290 (E) - 2020/47 (K
- Davanın konu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
1.479 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 30/07/2017 günü, davalılardan ... maliki, ...
AŞ'nin ZMS sigortacısı olduğu, ... idaresindeki ... plakalı aracın ... plakalı araca çarpması sonucunda ... plakalı araçta anneannesinin kucağında seyahat etmekte olan müvekkilinin 16/02/2016 doğumlu bebeği ... hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatının işleten ve sürücü yönünden olay tarihinden, sigorta şirketi yönünden temerrüt tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan,
100.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek faizi ile birlikte davalı işleten ve sürücüden müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, davacı vekili 19/11/2019 tarihli talep artırım dilekçesi ile destekten yoksun kalma tazminatı talebini 22.531,66 TL'ye artırmıştır.Davalı ...
AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davacı yana 11/01/2018 tarihinde 16.888 TL ödeme yapılarak sorumluluğun yerine getirildiğini, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, 22.531,66 TL maddi tazminatın davalılar ...yönünden olay tarihinden, davalı sigorta şirketi yönünden 22/09/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 16.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılar ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili davacıya verilmesine, bakiyesinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Karara karşı davacı vekili ve davalı ...
AŞ vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının, müvekkilinin 2 yaşındaki bebeğinin kaybının yarattığı elem ve ızdırap göz önünde bulundurulduğunda yetersiz kaldığını, bir canın kaybının karşılığının 16.000 TL olarak belirlenmesinin adalet duygusunu zedeleyen bir değerlendirme olduğunu belirterek ilk derece mahkemesinin manevi tazminata yönelik kısmen reddolunan kısmının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ...
AŞ vekili istinaf dilekçesinde özetle; müteveffa bebek ... araçta pusetsiz yolcu olarak kucakta taşındığını, bu durumun açık bir şekilde müterafik kusur olduğunu, müterafik kusur itirazları dikkate alınmaksızın tazminattan indirim yapılmadan karar verildiğini, öncelikle işbu ağır kusurun kaza ile illiyet bağını koparması nedeniyle davanın reddini, herhalde ise tazminatta müterafik kusur indirimi yapılmasını, faiz başlangıç tarihinin hatalı olarak belirlendiğini, ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmadığını,
rapor hesap tarihi itibariyle güncel değerler üzerinden tazminat hesaplanmakla birlikte hesaplanan tazminata hesaplamanın yapıldığı tarihten önceki tarihler dikkate alınarak faiz tahakkuk ettirilmesinin haksız zenginleşme olduğunu, bu nedenle, rapor hesap tarihi itibariyle güncel değerler üzerinden tazminat hesabı yapıldığından davacının faiz talebinin yerinde olmadığını, ancak rapor hesap tarihinden itibaren faiz talep edebilme imkanı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dosya kapsamından, 30/07/2017 günü, davalılardan ... maliki, ...
AŞ'nin ZMS sigortacısı olduğu, ... idaresindeki ... plakalı otomobil ile dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plakalı aracın karıştığı kaza sonucu ... plakalı araçta arka koltukta anneannesinin kucağında yolculuk yapan davacının oğlu 16/02/2016 doğumlu ... hayatını kaybettiği anlaşılmış, dosya kazandırılan hesap bilirkişi raporuna göre davacı tarafça dava konusu kaza nedeniyle dava öncesi davalı sigorta şirketine yapılan başvuru sonucu 11/01/2018 tarihinde davacı tarafa 16.888,58 TL ödendiği, tazminat ödeme tarihi itibarıyla ödenen miktar ile hesaplanan zarar arasında açık nispetsizlik bulunduğu,
ödenen tutarın yasal faiz oranında güncellenerek hesaplanan tazminattan tenzil edilmesi sonucu davacının 22.531,66 TL destekten yoksun kalma zararının oluştuğu belirtilmiştir. 1-Davalı ... AŞ vekilinin istinaf itirazlarının incelenmesi.
İlk derece mahkemesince ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 20/02/2019 tarihli raporda; davalı sürücü ... sevk ve idaresindeki otomobil ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermemiş, hızını mahal şartları hız limidine göre ayarlamamış, sağ şeridi takiben seyrini sürdürmeye önem ve özen göstermemiş, mevcut hızı ile mahalle yaklaşmış, şerit ihlali yaparak karşı yön şeridine geçmiş, bu tavrı ile karşı yönden gelen kamyonetle çarpışması ile meydana getirdiği kazada dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı hareket etmiş olmakla %100 oranında kusurlu olduğu,
dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki kamyonetle nizami kurallar dahilinde seyrini sürdürmekte iken karşı yönden şerit ihlali yaparak seyir şeridine giren davalı sürücü yönetimindeki otomobille çarpışarak karıştığı kazada kusursuz olduğu tespit edilmiştir.Kusur raporunun dosya kapsamına ve oluşa uygun olduğu anlaşılmakla hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.Davalı vekilinin müterafik kusura yönelik istinaf sebeplerine gelince; zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde söz konusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nın 52.maddesinde düzenlenmiştir.
Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 78. maddesinde "belirli sürücülerin ve yolcuların,
araçların sürülmesi sırasında koruyucu tertibat kullanmaları zorunludur... kullanma ve yolların özelliği gözetilerek hangi tip araçlarda sürücülerinin ve yolcularının şehiriçi ve şehirlerarası yollarda hangi şartlarda hangi koruyucu tertibatı kullanacakları ve koruyucuların nitelikleri ve nicelikleri ile emniyet kemerlerinin hangi araçlarda hangi tarihten itibaren kullanılacağı yönetmelikte belirtilir" düzenlemesi yapılmıştır.
Somut olayda; desteğin araçta arka koltukta anneannesinin kucağında yolculuk yaptığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır.Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 150. maddesine göre olay tarihinde 1 yıl 5 ay 14 günlük bebek olan desteğin yaşı gereği seyahati sırasında çocuk bağlama sistemi kullanılması gerekmektedir.Bu durumda hesaplanan tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekirken, indirim yapılmamış olması doğru olmamıştır.
Davacı tarafından dava açılmadan önce davalı sigorta şirketine başvuruda bulunulmuş, davalı sigorta şirketi tarafından davacı tarafa 11/01/2018 tarihinde 16.888,58 TL ödeme yapılmıştır.Bu durumda davalı sigorta şirketi ödeme tarihi itibarıyla temerrüde düştüğünden bu tarihten itibaren faize karar verilmesi gerekirken 22/09/2017 tarihinden itibaren faize karar verilmesi doğru olmamıştır.2-Davacı vekilinin istinaf itirazının incelenmesi;TBK'nın "Manevi tazminat" başlıklı 56/2. maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde,
zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir." Aynı kanunun 51.maddesinde "Hakim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler." düzenlemesi yer almaktadır.Somut olay değerlendirildiğinde; tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına, kazanın oluş şekline, kusur durumuna, paranın alım gücüne ve olayın meydana geldiği tarihe göre davacı lehine hükmolunan manevi tazminat miktarının az olduğu,
100.000 TL manevi tazminatın dosya kapsamına ve hakkaniyete uygun olacağı sonucuna varılmıştır.Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin ve davalı ... AŞ vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/2327, K. 2023/1642, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama