KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2023
- Dosya no
- 2020/2468
- Karar no
- 2023/1639
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 21/09/2020
- Numarası
- 2018/1150 (E) - 2020/452 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.554 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
14/04/2007 tarihinde, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu, davalı sigorta şirketine ... numaralı ZMSS poliçesi ve ... numaralı Kasko (İMM) poliçesiyle sigortalı ... plakalı araç ile ... plakalı aracın karıştığı trafik kazası sonucunda müvekkilinin yaralandığını, müvekkilinin sürekli sakatlık tazminatının davalı sigorta şirketinden ... numaralı taşımacılık poliçesi dahilinde tahsili amacıyla İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi 2015/1256 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, yapılan yargılama sırasında 09/09/2018 tarihli bilirkişi raporu ile müvekkilinin nihai zararının 430.639,64 TL olarak belirlendiğini,
bu miktarın taşımacılık poliçesi limitinin çok üzerinde olmasından dolayı davalının ZMSS ve Kasko(İMM) poliçeleri dâhilinde sorumluluğunun devam ettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 3.000 TL kasko (İMM) poliçesi kapsamında ve 3.000 TL ZMS poliçesi kapsamında olmak üzere toplam 6.000 TL sürekli işgöremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş, 07/08/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini kasko poliçesi kapsamında 50.000 TL'ye,
ZMSS poliçesi kapsamında 60.000 TL'ye artırarak maddi tazminat talebini toplam 110.000 TL'ye artırmıştır.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iki yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine açılan İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1256 Esas sayılı dosyanın bekletici mesele yapılmasını, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacı tarafa davadan önce 27/08/2013 tarihinde ibra ile 16.662 TL ödeme yapıldığını, bu ödeme ile müvekkilinin sorumluluğunun kalmadığını, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olabileceğini,
müterafik kusur ve hatır taşımasının mahkemece tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile 110.000 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatın ZMMS (Trafik) poliçesi sakatlık teminatı ve kasko poliçesi (İMM) teminatı kapsamında temerrüt başlangıcı olan 26/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle,
mahkemece zamanaşımı def'i ve davacı tarafından müvekkili şirket aleyhine açılan İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1256 E. sayılı dosyanın mahkemece bekletici mesele yapılmasına yönelik talepleri dikkate alınmadan karar verildiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacı yana yapılan ödemenin güncellenmesi yapılmadan bilirkişi raporu düzenlendiğini, mahkemece müterafik kusur ve hatır taşıması bulunup bulunmadığının tespitinin yapılmadığını, davaya konu olayda kazadan kaynaklı tedavi masraflarının teminat dışı olduğunu, davacı ile müvekkili arasında ticari ilişki olmadığından yasal faiz hesaplanması gerektiğini,
hükme esas alınan %64 maluliyet oranı gösterir raporda post travmatik tanısı bulunduğunu, oysa müvekkil sigorta şirketi tarafından alınan medikal raporda ise tespit edilen bu psikolojik bozuklukların kaza ile illiyetinin bulunmadığının tespit edildiğini, bilirkişi raporları arasındaki çelişki giderilmeden karar verildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir.Dosya kapsamından,
14/04/2007 tarihinde, davacının yolcu olarak bulunduğu, davalı sigorta şirketine 05/04/2007-05/04/2008 vadeli zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesi ve 13/04/2007-13/04/2008 vadeli kasko (İMM) poliçesi ile sigortalı ... plakalı otobüs ile ... plakalı kamyonun karıştığı trafik kazası sonucunda davacının yaralandığı,
davalıya sigortalı otobüs sürücüsünün %100 oranında kusurlu, karşı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır.Dava konusu kazanın meydana geldiği tarihte yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanununun 60. maddesinde haksız fiilden zarar görenin bundan kaynaklanan zararının tazmini istemiyle açacağı davaların zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren bir yıl ve her halde haksız fiil tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabi bulunduğu belirtilmiştir.
Buna karşılık 2918 sayılı KTK'nın 109/1 maddesinde; motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler için, zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve her halde kaza gününden başlayarak on yıllık zamanaşımı süresi öngörülmüştür.
Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise, davanın cezayı gerektiren bir eylemden kaynaklanması durumunda Ceza Kanununun öngördüğü ceza zamanaşımının (sürücü, işleten veya diğer sorumlular için fark gözetilmeksizin) uygulanacağı hükme bağlanmıştır.Somut olayda birden fazla kişi ölmüş ve birden fazla kişi yaralanmıştır.Eylem için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 85/2 ve 66/1-d maddelerinde öngörülen ceza zamanaşımı süresi 15 yıl olup dava tarihinde zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Aynı kaza nedeniyle davacı tarafça davalıya karşı 103267339 numaralı zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında sürekli sakatlık tazminatının tahsili için İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1256 E. sayılı dosyası ile açılan davada alınan 09/09/2018 tarihli bilirkişi raporunda davacının nihai zararının 430.639,64 TL olduğunun tespit edildiği, mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kabulü ile 43.338 TL'nin temerrüt tarihi olan 27/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine" karar verildiği,
UYAP'tan yapılan sorgulamada karara karşı davalı ...
AŞ vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 9.HD'nin 2019/1067 E. 2021/748 K. sayılı karar ile "Adli Tıp Kurumu 3.İhtisas Dairesinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmelik hükümlerine göre davacının daimi maluliyet oranının ve özellikle psikolojik bakımdan da kazayla illiyet bağı bulunup bulunmadığının tespiti için maluliyet raporu alınması gerektiği gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca kaldırılmasına" karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası dosya İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/365 Esas sırasına kaydedilmiş, yeniden yapılan yargılamada ATK 2. İhtisas Dairesinden alınan 23/03/2022 tarihli raporda; mevcut belgeler ve davacının kurulda yapılan muayenesine göre kişinin Remisyonda Travma Sonrası Stres Bozukluğu olarak değerlendirildiği, dava konusu olayla arasında illiyet bağı bulunduğu, hali hazırda maluliyet ve özürlülüğüne neden olacak mahiyet ve derecede olmadığının saptandığı,
Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü hükümlerinden yararlanılarak %15,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği tespit edilmiştir.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesince aktüer bilirkişiden alınan 18/07/2022 tarihli raporda; ödeme tarihi esas alınarak davacının geçici iş göremezlik zararının 3.774,60 TL, sürekli iş göremezlik zararının 58.858,28 TL olduğu, davalı tarafından yapılan ödeme ile toplam 62.632,89 TL olan geçici ve sürekli iş göremezlik zararlarının ödeme tarihi itibariyle %26,60 oranında karşılandığı, rapor/hesap tarihi esas alınarak davacının geçici iş göremezlik zararının 3.774,60 TL, kaza tarihi itibariyle geçici iş göremezlik zararının karşılanacağı şahıs başına sağlık giderleri teminatı limitinin 60.000 olduğu,
teminat limitini aşan zararının olmadığı, sürekli iş göremezlik zararının 409.406,24 TL olduğu, yapılan ödemenin ödeme tarihi ile hesap tarihi arasında geçen süre zarfında %9 yasal faiz oranında güncellenerek tenzili sonrası davacının bakiye sürekli iş göremezlik zararının 379.404,14 TL olduğu, yapılan ödemenin güncellenmeden tenzili sonrası kalan sürekli iş göremezlik zararının karşılanacağı kişi başı ölüm ve sakatlanma tazminatı limitinin 43.338 TL, bakiye teminat limitini aşan zararının 336.066,14 TL olduğu tespit edilmiştir.
İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesince 2021/365 Esas-2022/728 Karar sayılı kararı ile davanın kabulü ile sigorta şirketinin teminat limiti dikkate alınarak hesaplanan 43.338 TL sürekli sakatlık tazminatının davalı şirket için temerrüt tarihi olan 27/08/2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiş, UYAP'tan yapılan sorgulamada karara karşı davalı ...
AŞ vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu üzerine İstanbul BAM 9.HD'nin 2022/2628 Esas-2023/567 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olmak üzere karar verilmiştir.Eldeki davada ise ilk derece mahkemesince hükme esas alınan 30/07/2020 tarihli bilirkişi kurulu raporunda;
davacının kaza tarihindeki yaşına göre meslekte kazanma gücünden kayıp oranını %60, rapor tarihindeki yaşına göre meslekte kazanma gücünden kayıp oranını %64 olarak belirleyen Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu raporu uyarınca ve davalı tarafça yapılan 16.662 TL ödemenin güncellenmiş tutarının tenzili sonrası davacının nihai sürekli iş göremezlik zararı 545.195,50 TL olarak belirlenmiş ise de istinaf incelemesinden geçerek kesinleşen İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/365 Esas-2022/728 Karar sayılı dosyasında davacının maluliyetini %15,2 oranında belirleyen ATK raporuna göre aktüer bilirkişinin yaptığı hesaplamada
davalı tarafça yapılan 16.662 TL ödemenin güncellenerek tenzili sonrası davacının bakiye teminat limitini aşan zararının 336.066,14 TL olduğu tespit edilmiştir.
Bu durumda her ne kadar eldeki davada mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, İstanbul 15.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/365 Esas-2022/728 Karar sayılı dosyasında zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigorta poliçesi kapsamında hesaplama yapılırken düşülen 16.662 TL ödeme ZMSS ve İMS teminatı kapsamında hesaplama yapılırken ikinci kez tazminattan düşülmüş ise de davacının nihai sürekli iş göremezlik zararı 336.066,14 TL olup, 43.338 TL ZKTMSS (Taşımacılık) bakiye teminat limitini aştığı ve davalı sigorta şirketince düzenlenen ZMSS poliçesinin işlerlik kazandığı,
davacının ZMSS poliçesi teminatını aşan kısmı ise (336.066,14 TL–60.000 TL) = 276.066,14 TL olup, ZMSS poliçesi teminat limiti de aşıldığından davalı sigorta şirketince düzenlenen kasko poliçesi İMM teminatının işlerlik kazandığı, davacının ZMSS poliçesi kapsamında talep edebileceği maddi zararının poliçe teminat limitiyle sınırlı ve 60.000 TL olduğu,
kasko poliçesi İMM teminatı kapsamında talep edebileceği maddi zararının poliçe teminat limitiyle sınırlı ve 50.000 TL olduğunun anlaşılması karşısında sonuca etkili değildir.Davalı sigorta şirketi vekilinin bu konuya yönelen istinaf itirazı yerinde değildir.Davacının kaza sırasında emniyet kemerinin takılı olmadığı hususunda dosya kapsamında herhangi bir bilgi ve belge bulunmamaktadır.Davalı vekilinin müterafik kusura yönelik itirazı ile dosya kapsamı itibariyle hatır taşımasının varlığı kanıtlanamadığından hatır taşımasına yönelik istinaf itirazı yerinde değildir.Sigortalı aracın kullanım tarzının ticari olduğu tescil kayıtlarından
görülmekle avans faizine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2020/2468, K. 2023/1639, 5 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama