İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/1002 K.2024/1004

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Esas2021/1002Karar2024/1004Tarih27 Haziran 2024Okuma10 dk · 2.041 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
27 Haziran 2024
Dosya no
2021/1002
Karar no
2024/1004
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
17/12/2020
Numarası
2018/347 (E) - 2020/710 (K
Davanın konusu
Maddi ve Manevi Tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.041 kelime·10 dk okuma·1 bölüm

Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, davalı Demirbaşlar ...

Limited Şirketi'ne ait, davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobil ile müvekkilinin oğlu ve kardeşi ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı motosikletin çarpışması sonucu ...'ın vefat ettiğini, kolluk tarafından düzenlenen Trafik Kazası Tespit Tutanağında davalı ...'ın asli kusurlu, dava dışı ...ın ise tali kusurlu bulunduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik davacı baba ... için 20.000 TL destekten yoksun kalma, 100.000 TL manevi tazminat, davacı anne ... için 20.000 TL destekten yoksun kalma, 100.000 TL manevi tazminat,

davacı kardeş ... için 50.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 40.000,00 TL maddi ve 250.000 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 290.000 TL tazminata hükmedilmesini, destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, manevi tazminatın ise sigorta şirketi dışındaki davalılardan işlemiş ve işleyecek avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, müvekkillerinin mağdur olmaması için teminatsız olarak kazaya karışan ... plakalı aracın kaydı üzerine ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiş.

06/10/2020 tarihli bedel artırım dilekçesiyle davacı ... için 77.630,87 TL, davacı ... için 77.153,02 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... Akaryakıt Ürünleri Halıcılık Nakliye Tarım Ürünleri Turizm Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketi ve ... yönünden olay tarihi olan 30/09/2016 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte, davalı ...

Sigorta AŞ yönünden ise temerrüt tarihi olan 28/03/2018 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. Davalılar ... ve ... Akaryakıt Ürünleri Halıcılık Nakliye Tarım Ürünleri Turizm Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde, davalı ...

Sigorta AŞ'nin ikametgahı nedeniyle İstanbul Anadolu Adliyesi'nde açılan davaya yetki itirazında bulunduklarını, dosyanın davacıların adresi olan Sındırgı Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi gerektiğini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile davacı ... yönünden talep artırım dilekçesi ile artırılmış 77.630,87 TL'nin davalılar ... ve ... Akaryakıt .... Ltd.

Şti. yönünden kaza tarihi olan 30/09/2016 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta AŞ yönünden ise sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 15/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine; davacı ... yönünden talep artırım dilekçesi ile artırılmış 77.153,02 TL'nin davalılar ... ve ... Akaryakıt .... Ltd.

Şti. yönünden kaza tarihi olan 30/09/2016 tarihinden itibaren, davalı ...

Sigorta AŞ yönünden ise sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 15/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine; davacıların manevi tazminat taleplerinin ise kısmen kabulü ile davacı baba ... için 15.000 TL, davacı anne ... için 15.000 TL ve davacı kız kardeş ... için 5.000 TL olmak üzere toplam 35.000 TL'nin kaza tarihi olan 30/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve davalı ... ...

Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ... için 5.000 TL, davacılar ... ve ... için ayrı ayrı 15.000 TL manevi tazminata hükmedilmiş olup bu ödemelerle manevi tazminattan beklenen amaca ulaşmanın mümkün olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... ve ...

Akaryakıt Ürünleri Halıcılık Nakliye Tarım Ürünleri Turizm Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketi vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kaza raporlarındaki krokinin eksik kaldığı, kusur durumunun netlik kazanabilmesi için mahallinde keşif yapılması gerektiği yönündeki itirazları değerlendirilmeden eksik incelemeye dayalı kusur raporunun hükme esas alındığını, tanık dinletme taleplerinin dikkate alınmadığını, yaşanan elem ve kederi aşan davalının da fakirleşmesine sebep olacak miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin haksız ve hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma ve manevi tazminat istemine ilişkindir.

Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi tarafından adli dosya kapsamında mevcut bilgi ve belgeler, kazaya ilişkin (Ceza kovuşturması gerekçeli karar metnindeki) beyanlar, kaza sonrası hazırlanan trafik kazası tespit tutanağındaki tespit ve veriler değerlendirilerek düzenlenen 30/10/2019 tarihli raporda, davalı sürücü sevk ve idaresindeki otomobil ile olay mahalli kavşağa girmeden önce kavşak kollarını taşıt trafiği itibariyle etkin şekilde kontrol edebilmek için kavşak başında konumlanması,

kavşak kollarının taşıt trafiği itibariyle elverişli olduğunu gözlemledikten sonra kavşağa geniş kavisle girerek uzak şeride geçip seyrini sürdürmesi gerekmekte iken bu hususlara riayet etmemiş, mevcut hızı ile mahale yaklaşarak "sol taraftan düz seyrederek gelmekte olan ve ilk geçiş hakkına sahip desteğin yönetimindeki motosiklete rağmen dar kavisle sola yönelerek kavşak alanına girmiş bu tavrı ile motosikletin seyir şeridini kapatması ile sebebiyet verdiği kazada, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı hareket etmiş olmakla %75 oranında asli derecede kusurlu, davacıların desteği ... koruma başlığı takılı olmadığı halde,

sevk ve idaresindeki motosiklet ile seyri sırasında yola gereken dikkatini vermemiş, hızını kavşak yaklaşımı hız limitine uygun hale getirerek seyrini sürdürüp kavşağa gireceği yerde, mevcut hızı ile kavşağa girmiş bu tavrı ile sağ taraftaki yoldan dar kavisle ve kontrolsüzce sola yönelik halde seyir şeridine giren ve önünü kapatan davalı sürücü yönetimindeki otomobili zamanında farkedemeyip tedbirsizce çarparak neden olduğu kazada %25 oranında tali derecede kusurlu olduğu bildirilmiş; böylece bilgi ve belgeler irdelenerek,

olayın meydana gelmesinde kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının anlaşılması, istinaf kararı ile kesinleşen ceza dosyasında alınan kusur raporlarıyla çelişki olmaması karşısında, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporuna itibar edilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 56. maddesinin 1. fıkrasına göre hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir. Aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.

Bir kimsenin, hukuka aykırı bir fiil yüzünden çektiği, bedeni acılarla ruhsal üzüntüye manevi zarar denir. Manevi zarar, gerçek anlamda zarar değildir; zira malvarlığında bir azalmayı ifade etmez. Bir acının veya üzüntünün maddi zarar gibi parayla ölçülmesine olanak bulunmamaktadır. Paranın manevi zararları karşılamak üzere kullanılabilmesi, hiçbir zaman manevi kaygı geri getirip yerine koyduğu veya manevi varlığın bir bölümünün onunla değiştirilebildiği anlamını taşımaz.

Paranın bu anlamda gördüğü iş, kişilik hakları ve yararları zedelenen kimsenin duyduğu manevi acıyı bir dereceye kadar yumuşatıp yatıştırmakta; bozulan manevi dengeyi onarıp düzeltmekte; bir teselli, bir avunma, bir ruhsal tatmin aracı olmaktan ibarettir. Hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı olan manevi tazminatın miktarı adalete uygun olmalıdır.

Zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan ve özgün bir nitelik taşıyan hükmedilecek bu para, bir ceza olmadığı gibi, malvarlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

22/6/1966 gün ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hâkim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Nitekim Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23/6/2004 gün ve 13/291-370 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, hâkimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminatın miktarını takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır.

Yukarıda açıklanan ilkeler ışığında, manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkında hüküm kurulurken; olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı, bu nedenle tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş biçimi ve tarafların kusur durumları göz önünde tutularak, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 4. maddesinde belirtildiği gibi, hukuka ve hakkaniyete uygun sonuca varılmalıdır.

Bu durumda, genç yaşında vefat eden davacıların desteğinin annesi, babası ve kardeşi için takdir edilen manevi tazminat tutarlarının, kazanın gerçekleşme biçimi, ortaya çıkan zararın ağırlığı ve hakkaniyet ilkesi nazara alındığında yetersiz kaldığı görülmektedir.

O halde, TBK'nin 56. maddesi uyarınca somut olayın özellikleri nazara alınarak davacılar tarafından talep edilen tazminat tutarları hak ve nasafete göre makul ve kabul edilebilir olduğu sonuç ve kanaatiyle manevi tazminat davasının tam kabulüne karar vermek gerekmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: A-Davalı ... ve ...Turizm Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketi vekilinin yukarıda esas ve karar numarası yazılı ilk derece mahkemesinin hükmüne yönelik istinaf başvurusunun, HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,

B-Davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, Buna göre: 1-Davacıların maddi tazminat taleplerinin kabulü ile;Davacı ... yönünden talep artırım dilekçesi ile artırılmış 77.630,87 TL'nin davalılar ... ve ... Akaryakıt.... Ltd.

Şti yönünden kaza tarihi olan 30/09/2016 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta AŞ yönünden ise sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 15/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, Davacı ... yönünden talep artırım dilekçesi ile artırılmış 77.153,02 TL'nin davalılar ... ve ... Akaryakıt.... Ltd.

Şti yönünden kaza tarihi olan 30/09/2016 tarihinden itibaren, davalı ... Sigorta AŞ yönünden ise sigorta poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydı ile temerrüt tarihi olan 15/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, 2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin kabulü ile.

Davacı ... için 100.000 TL, davacı ... için 100.000 TL ve davacı ... için 50.000 TL olmak üzere toplam 250.000 TL'nin kaza tarihi olan 30/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve davalı ... ... Ltd.

Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 3-Harçlar Kanunu'na göre maddi tazminat davası yönünden alınması gereken 10.573,28 TL ilam harcından 393 TL ıslah harcının mahsubu ile bakiye 10.180,28 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Harçlar Kanunu'na göre manevi tazminat davası yönünden alınması gereken 17.077,50 TL ilam harcından peşin alınan 990,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 16.087 TL harcın davalılar ... ve davalı ... ...

Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafından sarf edilen 35,90 TL başvuru harcı, 335 TL posta ve tebligat gideri, 700 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.070,90 TL yargılama giderinin (davalı ...

Sigorta AŞ 502,09 TL'sinden sorumlu olmak kaydı ile) davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, 6-Maddi tazminat davası yönünden ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT) uyarınca hesaplanan 18.654,47 TL vekâlet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı tarafa verilmesine, 7-Manevi tazminat davası yönünden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900 TL vekâlet ücretinin davalılar ... ve davalı ...

Ltd. Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak, vekille temsil edilen davacı ...'a verilmesine, 8-Manevi tazminat davası yönünden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900 TL vekâlet ücretinin davalılar ... ve davalı ... Ltd.

Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak, vekille temsil edilen davacı ...'a verilmesine, 9-Manevi tazminat davası yönünden Dairemiz karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca belirlenen 17.900 TL vekâlet ücretinin davalılar ... ve davalı ... Ltd.

Şti'den müştereken ve müteselsilen alınarak, vekille temsil edilen davacı ...'a verilmesine, 10-Karar kesinleştiğinde ve istek halinde kullanılmayan gider avansının ilgilisine iadesine, C-İstinaf İncelemesi Bakımından: 1-Davacılar tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından iadesine,2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 12.964,14 TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin yatırılan 3.241 TL istinaf karar ve ilam harcı mahsup edilerek, bakiye 9.723,14 TL istinaf karar ve ilam harcının davalılar ... ve ...

Akaryakıt Ürünleri Halıcılık Nakliye Tarım Ürünleri Turizm Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacılar tarafından sarf edilen 31,50 TL posta ve tebligat gideri ile toplam 486,30 TL istinaf başvuru harcının davalılar ... ve ...

Akaryakıt Ürünleri Halıcılık Nakliye Tarım Ürünleri Turizm Ticaret İthalat ve İhracat Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 4-Davalıların istinaf kanun yolu başvurusu nedeniyle harcadıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına,5-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 6-İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

27/06/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1002, K. 2024/1004, 27 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1002
Karar No
2024/1004
Tarih
27 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1002 K.2024/895
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1008 K.2024/1039
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/1009 K.2024/865
  • Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2021/1011 K.2024/1002
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2021/1011 K.2024/858
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1012 K.2024/1000

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.