KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi Karar Tarihi 07/05/2024
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/1056
- Karar no
- 2024/682
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 12/01/2021
- Numarası
- 2019/950 Esas - 2021/21 Karar
- Davanın konusu
- Maddi, manevi tazminat
Karar Metni
567 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine zmss ile sigortalı bulunan ... plakalı araç sürücüsünün yolda bekleme yapması sebebiyle, davacının ... plakalı aracının çarpması ile meydana gelen trafik kazasında davacının yaralandığını, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL sürekli sakatlık- güç kaybı (kalıcı -geçici iş göremezlik) zararının davalılardan müştereken ve mütesselsilen tahsilini, 25.000 TL manevi zararın davalılardan .. tahsilini talep etmiştir.Davalı ... vekili ile davalı ...
Sigorta Şirketi vekili, davanın reddini savunmuşlardır.İlk derece mahkemesince, dava maddi tazminat talepleri bakımından konusuz kaldığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, davanın manevi tazminat talebi bakımından reddine karar verilmiştir.Davacı vekili, ATK raporunun davalının ceza dosyasındaki savunması dikkate alınarak hazırlandığını, eldeki dosyada davalının aracının ikaz ışıkları yakarak durduğuna dair somut bir delil bulunmadığını, davalının gerekli önlemi almayarak kusurlu olduğunun kaza tespit tutanağı ile açıkça ortaya konduğunu,
davaya konu kazanın özellikle köprüde trafiğin en yoğun yaşandığı sabah 07.30 saatinde meydana geldiği dikkate alındığında, davacının trafiğin olduğu yolda normal bir şekilde ilerlediğini ve önündeki araç ile arasında güvenli mesafeyi bıraktığının anlaşılacağını, ancak davalı sürücü aracının dörtlülerini yakmadan durakladığı için orta şeritten sağ şeride geçen davacının aracı son anda fark ettiğini, dosyada yer alan kusur raporları arasında ciddi ve açık bir çelişki söz konusu olduğunu,
zarardan müştereken ve mütesselsilen sorumlu olan diğer davalı sigorta şirketi ile maddi tazminat bakımından her hususta sulh olunduğuna göre ve bu sebeple konusuz kalan maddi tazminat davasıyla ilgili karar verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğine göre, davalı ... lehine karşı vekalet ücretine hükmedilmiş olmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Davacı vekilinin kusura ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında.
Mahkemece alınan 16/07/2020 tarihli kusur bilirkişi raporuna göre davacının %75, davalı sürücünün ise %25 oranında kusurlu olduğu, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul 48.Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/706 Esas sayılı dosyasına sunulan trafik bilirkişi raporuna göre davacı sürücü asli derecede, davalının ise tali derecede kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece farklılıklar giderilmek üzere alınan, 27/11/2020 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre de, kazanın meydan gelmesinde davalı sürücünün kusursuz ve davacının tam kusurlu olduğu belirlenmiştir. Hal böyle olunca, Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunda belirlenen kusur durumunda olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında hükme esas alınmasında isabetsizlik yoktur.
Bu nedenle davacı vekilinin kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Son olarak, davacının maddi tazminat talebine ilişkin davasının konusuz kaldığından reddine karar verilmiş ve yapılan bilirkişi incelemesiyle davacının tam kusurlu olduğu ortaya konulmuştur. Bu nedenle, davacı aleyhine vekalet ücreti takdir edilmesi yerindedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1056, K. 2024/682, 7 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama