KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2023
- Dosya no
- 2021/1072
- Karar no
- 2023/1677
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 09/03/2021
- Numarası
- 2015/263 (E) - 2021/284 (K
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
704 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...
Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davacıya ait ... plakalı çekicinin karıştığı tek taraflı kazada hasar gördüğünü, 58.236 TL hasar bedelinin ve davalının haksız eylemleri nedeniyle uğranılan kazanç kaybı nedeniyle 1.000 TL tazminatın hasarın ihbarı ve kaza tarihi olan 26/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep etmiş, davacı vekili 25/11/2020 tarihli dilekçesi ile kazanç kaybı tazminatı bakımından dava değerini 5.600,00 TL artırarak toplam 64.836,41 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; dava ve talep arttırım dilekçeleri birlikte değerlendirilerek davanın kabulü ile 58.236 TL hasar bedeli ve 6.600 TL kazanç kaybı zararı olmak üzere toplam 64.836 TL'nin dava tarihi olan 26/05/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin uğradığı kazanç kaybı zararının gerçek kazançlar dikkate alınarak hesaplanması gerekirken bilirkişi raporlarında bu itirazlarının dikkate alınmadığını, haksız fiil sorumluluğu gereği sigorta şirketinin gerçek zarardan sorumlu olduğunu, davanın açıldığı tarihe kadar sigorta şirketinin kazanç kaybından sorumlu olduğunu, hasar bedeli için sigorta şirketine ihbar tarihinden itibaren temerrüde düştüğü süre hesaplanarak temerrüt tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini,
yeniden hesaplama yapılmak üzere dosyanın bilirkişiye gönderilmesi ile yeni bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ...
Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davanın aktif husumet yokluğundan reddi gerektiğini, aracın kullanılamamasından kaynaklı zararın teminat dışı olduğunu, poliçesi özel şartları ve genel şartları gereği üzerine düşen tüm sorumluluğu yerine getirdiğini, bilirkişi raporunda kasko sigortasında yer alan muafiyetin dikkkate alınmadığını, davacı tarafından dosyaya sunulan herhangi bir onarım faturası olmadığını, bilirkişi tarafından yalnızca davacı tarafından sunulan ekspertiz raporu nazara alınarak hasar tespiti yapılmış olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, kasko sigortalı araçta, trafik kazası sonucunda oluşan araç hasar bedelinin ve kazanç kaybının poliçe kapsamında tahsili istemine ilişkindir.Dosya içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesine dayanan delillerin tartışılıp değerlendirilmesiyle çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına,
hükme esas alınan 19/10/2018 tarihli kök ve 01/09/2019 tarihli ek bilirkişi raporlarında bilirkişi heyetince tespit edilen hasar bedeli ve günlük kazanç kaybı tazminat miktarına, davalı sigorta şirketinin dava konusu çekicinin onarımını sürüncemede bıraktığı 27/01/2015-18/03/2015 tarihleri arasındaki 44 işgününe denk gelen kazanç kaybının kabul edilmesine, 44 iş günü sonrasında davalıya sorumluluk yüklenemeyeceğinin kabul edilmesine, hükmedilen tazminat miktarlarına dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine ilişkin mahkeme kararının gerekçesinin yerinde olmasına,
aracın kaydında rehinli olduğuna dair şerh olsa da dosya kapsamından rehin borcunun ödendiğinin anlaşılmasına ve davalı sigorta şirketi tarafından onay verilerek aracın poliçede tenzili muafiyet uygulanan servise gönderilmesi karşısında davacıya sorumluluk yüklenemeyeceğine göre; davacı vekilinin ve davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
12/12/2023
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1072, K. 2023/1677, 12 Aralık 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama