KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/1206
- Karar no
- 2024/687
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 17/04/2019
- Numarası
- 2016/419 Esas- 2019/311 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
515 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. 12/07/2013 tarihinde davacı ... Sigorta AŞ tarafından sigortalı ... plakalı araç ile davalı şirkete kasko poliçesi ile sigortalanan ... plakalı aracın karıştığı kaza sonucu, ... plakalı araçta maddi hasar meydana gelen zararın sigortalısına ödenmesi sonrasında, ödenen 6.295 TL’nin rücuen tahsili amacıyla davalıya karşı İstanbul .... İcra Müdürlüğü’nün ...
Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatılan takibe yapılan itirazın iptali ile takibinin devamına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile davalının İstanbul ... İcra Dairesinin ...
Esas sayılı dosyasına itirazının 748,92 TL yönünden iptali ile takibin bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ile devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan alacak üzerinden hesaplanan 149,78 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davacı vekili, kazanın meydana gelmesinde diğer araç sürücüsü ile eşit oranında kusurlu bulunduğunu, trafik kazası tespit tutanağına göre sürücülerin her ikisinin de aynı oranda kusurlu bulunduğunu, tutanağın aksini gösteren bir delilin davalı tarafça dosyaya sunulmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı şirketçe sigortalı aracın sağ şeritte seyrettiğini ve davacı şirket sigortalısının sağa doğrultu değiştirmesi sırasında kazanın meydana geldiği ifade edilerek davacı şirketçe sigortalı araç sürücüsüne %75 kusur izafe edildiğini,
salt dosya üzerinden varsayımsal şekilde bulunulan kanaatlerin hükme esas alınmasının isabetli olmadığını,davacı şirketçe sigortalı aracın sağa dönüş yaptığına ilişkin bir gösterge bulunmadığını, mahkemece tarafların kusurlarının takdirinde esas alınan bilirkişi raporunun hatalı tespitler içerdiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Davacı vekilinin kusura ilişkin istinaf talebi bakımından değerlendirme yapıldığında.
Mahkemece alınan 15/03/2017 kusur bilirkişi raporunda davacı sigortalı araç sürücüsünün %75, davalı sigortalı araç sürücüsünün ise %25 oranında kusurlu olduğu, 31/07/2018 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporunda kazanın meydan gelmesinde davalı sigortalı araç sürücü %15, davacı sigortalı araç sürücüsü ise %85 oranında kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Raporlar arasındaki farklılıklar nedeniyle, Mahkemece İTÜ öğretim görevlilerinden oluşan bilirkişi heyetinden alınan raporda; davalının sigortalısı araç sürücüsünün %25 oranında, davacıya sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği ve bu kusur tespitin olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık yoktur. Davacı vekilinin kusura yönelik istinaf itirazının reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1206, K. 2024/687, 7 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama