KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2024
- Dosya no
- 2021/1295
- Karar no
- 2024/899
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 16/12/2020
- Numarası
- 2018/535 Esas - 2020/598 Karar
- Davanın konusu
- Maddi tazminat
Karar Metni
804 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
06/05/2011 tarihinde ... plakalı aracın ve ... plakalı araca çarpması neticesinde bu aracın savrulması ile refüjde çalışan davacıya çarpması ile bedensel zarara uğradığını, ... plakalı aracın zorunlu trafik sigortası yapılmamış olduğunu bu nedenle davalı Güvence Hesabı'na başvuruları sonucunda ödeme yapıldığını ancak yapılan ödemenin zararlarını karşılamaması nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla daimi iş göremezlik için şimdilik 2.000 TL,
geçici iş göremezlik için 1.000 TL ve bakıcı gideri için 1.000 TL olmak üzere toplam 4.000 TL tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulü ile geçici iş göremezlikten kaynaklanan 8.893,44 TL ve daimi iş göremezlikten kaynaklanan 21.997,90 TL olmak üzere toplam 30.891,34 TL'nin 06/10/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; maluliyete ilişkin alınan raporların kazanın gerçekleştiği tarih itibariyle yürürlükte bulunan mevzuat yerine, raporun düzenleniş tarihi itibariyle yürürlükte bulunan yönetmeliğin dikkate alınarak düzenlenmesi gerektiğini, davalı kurumun sadece kalıcı sakatlığa ilişkin maluliyetlerden sorumlu olup iş bu raporda kalıcı ibaresi yer almamakla birlikte davacının bizzat muayene edilmeden mevcut belgeler üzerinden değerlendirilme yapılmış olup bu sebeple yeni bir rapor alınarak söz konusu çelişkinin giderilmesi gerektiğini,
yargıtay içtihatları uyarınca ödeme tarihine göre hesaplanacak tazminat ile başvurucuya ödenen tazminat arasında açık nispetsizlik bulunmadığını, karşı tarafça imzalanan ibraname hukuken geçerli olup, karşı tarafın iş bu dava ile ibranamenin iptalini istemesi ve davalı kurumdan ek tazminat talep ederek ibranamenin iptali için 2 yıllık hak düşürücü sürenin sona ermiş olması sebebiyle hukuken geçerli olmadığını, faiz tarihinin ancak dava tarihinden itibaren işletilebileceğini belirterek istinaf kanuna yoluna başvurmuştur.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dosya kapsamından.
06/05/2011 tarihinde, ZMSS poliçesi olmayan ... plakalı aracın kaza yapması neticesinde, çalışan yaya davacının yaralandığı; işbu dava öncesinde davacı tarafça davalıya başvurulması üzerine 04/12/2015 tarihinde taraflar arasında "İbraname, Mutabakatname ve Tazminat Makbuzu" düzenlenerek imzalandığı ve bu anlaşma gereğince davacıya, tüm maddi taleplerine karşılık olmak üzere toplamda 80.221 TL tazminat ödendiği.
HMK'nin 107. maddesinde düzenlenen belirsiz alacak davası kapsamında, 13/06/2018 tarihinde açılan işbu davada, yapılan ödemenin yetersiz görülerek bakiye, geçici-sürekli iş göremezlik tazminatı, bakıcı gideri tazminatı adı altında maddi tazminat talep edildiği anlaşılmıştır. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Sorumluluğa ilişkin anlaşmalar" başlıklı 111. maddesinde. "Bu Kanunla öngörülen hukuki sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalar geçersizdir.
Tazminat miktarlarına ilişkin olup da, yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar veya uzlaşmalar yapıldıkları tarihten başlayarak iki yıl içinde iptal edilebilir." şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir.
Yukarıdaki açıklamalar ve yasal düzenleme ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi bir bütün olarak değerlendirildiğinde; dava konusu kaza ve ZMSS poliçesinden kaynaklanan tüm maddi taleplerin alındığına dair taraflar arasında düzenlenen 04/12/2015 tarihli ibranamenin üzerinden, Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2. maddesinde belirtilen 2 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra işbu davanın açıldığı;
davacının yaralanmasının niteliği ve ibranamede belirtilen maddi tazminat ödemesine esas alınan ve Şişli Etfal Eğitim Araştırma hastanesi tarafından düzenlenen raporda belirtilen maluliyet oranı (%24) ile dava sırasında, Adli Tıp 2. İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen 20/01/2020 tarihli rapordaki maluliyet oranı (%19) dikkate alındığında olayda gelişen bir durumdan da söz edilemeyeceği; bir başka deyişle, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olmadığı anlaşılmıştır.
Bu çerçevede, Dairemizce, davalı vekilinin istinaf başvurusundaki iddia ve itirazlar yerinde görülmüş ve davanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1295, K. 2024/899, 7 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama