KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 27 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/1412
- Karar no
- 2024/1701
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 26/04/2021
- Numarası
- 2018/1301 (E) - 2021/534 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
802 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...
Sigorta AŞ'ye sigortalı, dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan müvekkili ile ...'ın meydana gelen tek taraflı kaza neticesinde ağır şekilde yaralandığını, dava dışı sürücü ...'in vefat ettiğini, davalıya iş gücü kaybının ödenmesi hususunda yazılı başvuruda bulunulmasının ardından davalı tarafından 149.673,00 TL bedelli ibranamenin taraflarına iletildiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş.
19/10/2020 tarihli bedel artırım dilekçesiyle 184.391,63 TL maddi tazminatın temerrüt tarihi olan 25/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 147.513,30 TL iş göremezlik tazminatının temerrüt tarihi olan 25/10/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkilinin emniyet kemeri takmadığından bahisle %20 kusurlu olduğu ve tazminattan bu oranda indirim yapılması gerektiğine kanaat edilmiş ise de olay yeri inceleme tutanakları ve kaza tutanakları ile kazanın meydana geldiği yolda oto korkulukların, trafik işaret levhalarının, aydınlatmanın bulunup bulunmadığı, hava durumu ve yol düzeyi durumlarının değerlendirilmeyerek,
müvekkilinin emniyet kemerinin takılı olmadığı gerekçesiyle yapılan %20 kusur indiriminin hatalı olduğunu, dava konusu trafik kazasına ilişkin hazırlanan Kaza Tespit Tutanağında açıkça belirtildiği üzere oto korkulukların, trafik işaret levhalarının, aydınlatmanın bulunmadığı ıslak ve nemli yol üzerinde meydana gelen kazada müvekkilinin yaralanmasına sebebiyet veren başkaca etkenler de söz konusu iken mahkemece bu hususlar değerlendirmeye alınmadan yalnızca emniyet kemerinin takılı olmadığı gerekçesiyle tazminattan indirim yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 51. maddesinde; hakimin, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirleyeceği belirtilmiş.
52. maddesinde ise; zarar gören tarafın, zarara razı olduğu veya kendisinin eylemi zararın doğmasına ya da zararın artmasına yardım ettiği ve zararı yapan kişinin durum ve mevkiini ağırlaştırdığı takdirde hakimin, zarar ve ziyan tutarını indirebileceği veya zarar ve ziyanı hüküm altına almaktan vazgeçebileceği açıklanmıştır.
Müterafik kusur indiriminde her somut olayın özelliğine göre olayın meydana geliş tarzı ve zararın artmasında zarar görenin kusurlu davranışının sonuca etkisi değerlendirilerek uygun oranda bir indirim yapılmasını gerektirir ve zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır.
Somut olayda, Kaza Tespit Tutanağında araçta yolcu olarak bulunan davacının oturduğu koltuğun tespit edilemediği ve emniyet kemerinin takılı olmadığı belirtilmiş, soruşturma aşamasında ise davacının ve araçta yolcu olarak bulunan dava dışı kişinin ifadelerinde davacının arka koltukta oturduğu beyan edilmiştir.
Bu durumda davacının yolcu olduğu araçta arka koltuk için emniyet kemeri zorunluluğunun bulunmadığı da dikkate alındığında, tazminattan bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılmaması gerekirken, %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması hatalı olmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1412, K. 2024/1701, 27 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama