KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1482
- Karar no
- 2024/1793
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 29/12/2020
- Numarası
- 2017/97 (E) - 2020/680 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.458 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...
Sigorta AŞ'ye sigortalı, dava dışı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken sürücünün tali kusurlu biçimde yaya müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin ağır biçimde yaralandığını, davalı sigorta şirketine yapılan başvuruya yasal süresi içinde cevap verilmediğini ve taraflarına ödeme yapılmadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 500 TL kalıcı iş göremezlik, 500 TL geçici iş göremezlik ve 500 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 1.500 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş.
19/10/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle talep ettiği kalıcı iş göremezlik tazminatını 45.976,39 TL ve bakıcı gideri tazminatını 31.065,13 TL'ye yükseltmiştir. Davalılar vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabul kısmen reddine, davalı ...
Sigorta AŞ'ye karşı açılan davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine; davalı ... yönünden açılan davanın kısmen kabulü ile 45.976,39 TL sürekli iş göremezlik ve 31.065,13 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 77.041,52 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalı ...ndan alınarak davacıya verilmesine, davacının geçici iş göremezlik taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının tazminat talebi ile müvekkili kuruma başvuru yapmadığını, hükme esas alınan maluliyet raporunun ilgili yönetmelik hükümleri kapsamında tanzim edilmediğini, maluliyet oranının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, davacının kesin ve kalıcı maluliyet oranının belirlenmesi için fiziki muayene edilmesi gerektiğini, geçici bakıcı gideri yönünden sorumlulukları bulunmadığını, dava dışı sürücüye atfedilen kusur oranının fazla olduğunu,
müvekkilinin avans faiziyle sorumlu tutulamayacağını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.İlk derece mahkemesi tarafından trafik bilirkişisinden alınan 30/09/2020 tarihli raporda; dava konusu olayda davacı yaya ...'nin, meskun mahalde karşıdan karşıya geçmek istediği sırada dikkatsiz ve tedbirsiz davranarak kendi can güvenliğine yeterince özen göstermediği,
tehlikeli şekilde akan trafiğin içine aniden girdiği ve hızla gelen araçlardan kendisini yeterince sakınmayarak hızla gelen davalı şirkete sigortalı aracın geçmesini beklemeden aracın önünden karşıya geçmeye çalıştığı ve aracın darbesine maruz kaldığı, bu nedenle kendi yaralanmasıyla sonuçlanan olayda %75 oranında asli kusurlu olduğu, davalı şirkete zorunlu trafik sigortalı ... plakalı aracın sürücüsü ...'nın ise meskun mahalde 4,6 m genişliğindeki dar yolda aşırı hızlı ve tedbirsiz dikkatsiz araç kullanarak, karşıdan karşıya geçen davacı yayayı yeterli mesafeden görmesine rağmen aşırı hızı nedeniyle duramadığı,
yola gereken dikkati vermediği son anda etkisiz fren ve direksiyon tedbirine başvurduğu ve yayaya şiddetle çarptığı, bu nedenle aşırı hızlı araç kullanan, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranan dava dışı sürücü ...'nın olayda %25 oranında tali kusurlu olduğu belirtilmiştir. İlk derece mahkemesince alınan kusur raporunun dosya kapsamına uygun olduğu anlaşılmakla mahkemece kusura ilişkin kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince Adli Tıp Kurumundan (ATK) alınan 29/07/2019 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen raporda %74 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş olduğu ve başka birinin bakımına sürekli muhtaç olduğu tespit edilmiş ve bu rapora göre hesaplama yapılmıştır.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (TBK) 54. maddesi kapsamında açılan davalarda, maddede öngörülen meslekte kayıp oranının belirlenmesinde yargısal uygulamalarda, kaza tarihi itibarıyla ayırım yapılarak kaza tarihi 11/10/2008 tarihinden önce ise Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü,
11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013-01/06/2015 tarihleri arası Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihinde yürürlüğe giren genel şartlardaki atıf gereğince 01/06/2015-20/02/2019 tarihleri arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik,
20/02/2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak maluliyet raporu alınması gerektiği kabul edilmektedir.Eldeki davada olduğu gibi TBK'nin 54. maddesi kapsamında çalışma gücünün azalmasından doğan kayıp nedeniyle açılan davalarda, beden ve ruh tamlığı ihlallerinin, zarar görenin sanatına veya mesleğine yapmış olduğu etkinin ve bunun oranının gözetilmesi ile belirlenmesi gerekir.
2918 sayılı Kanun'un 90. maddesinde zorunlu mali sorumluluk sigortası kapsamındaki tazminatlar anılan Kanunda öngörülen usul ve esaslara tabi olup ayrıca bu kanunda düzenlenmeyen hususlarda TBK'deki haksız fiillere ilişkin hükümlerin uygulanacağı öngörülmüştür.
Bu maddedeki, maddi tazminatın genel şartlara göre hesaplanacağına ilişkin ibareler, Anayasa Mahkemesi’nin 17/07/2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararı ile iptal edilmiştir.Davacının meslekte kazanma gücü kaybı oranının belirlenmesi bakımından (somut olayda) kaza tarihi itibarıyla yargısal uygulamalarda uygulanması kabul edilen Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğu gibi, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği de yürürlüktedir.
Bu yönetmeliğin (Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği) "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde. 5510 sayılı Kanunun 107. maddesi hükmüne dayanılarak hazırlandığı belirtilmiş.
"Kapsam" başlıklı 2. maddesinin (1) nolu bendinde de yönetmeliğin, "5510 sayılı Kanunun 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalıların iş kazası ile meslek hastalığı sonucu sürekli iş göremezlik hâllerinin meslekte kazanma gücünü ne oranda azaltacağına, " ilişkin usul ve esasları kapsadığı belirtilmektedir.
Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliğin "Dayanak" başlıklı 3. maddesinde bu Yönetmeliğin, 31/12/1960 tarihli ve 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, 1/7/1976 tarihli ve 2022 sayılı 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun, 7/5/1987 tarihli ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu ile 1/7/2005 tarihli ve 5378 sayılı Özürlüler ve Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 5. maddesine dayanılarak hazırlandığı,
yine anılan yönetmeliğin 2. maddesinde Yönetmeliğin, özürlülere sağlanan haklardan ve verilecek hizmetlerden yararlanmak üzere istenilen özürlü sağlık kurulu raporları ile özürlü sağlık kurulu raporu verebilecek yetkili sağlık kurumlarını ve özürlülerle ilgili sınıflandırma ve ölçütleri kapsadığı düzenlenmiştir.
Buna göre -adli tıp öğretisinde de kabul edildiği üzere- Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içerip haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermekte ve bu itibarla tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişinin/adli tıp uzmanının yorumuna olanak vermektedir.
Buna karşılık Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik ise kişinin maruz kaldığı haksız fiil ve bunun sonucu olarak mesleğinde kazanma gücünü hangi oranda kaybettiğini belirlemekte yeterli olmayıp daha ziyade kişide bulunan sistematik hastalıkları ön plana çıkarmakta, malulen emeklilik, vergi indirimi, bakım ücreti, özel eğitim ve özel donanımlı araç kullanımına yönelik olup tazminat hesabında asıl önem arz eden yaş, sanat, meslek,
meslek grubu gibi faktörlerin hesaplamada değerlendirilmemesinden dolayı tazminatın unsurlarını ve hak edilen tazminatın belirlenmesinde yeterli ve gerekli parametreleri içermediği için yeterli olmamaktadır.
Açıklanan nedenlerle, davacının 24/10/2015 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı maluliyetini 11/10/2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirleyen ATK'dan alınan 29/07/2019 tarihli raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Yeni Genel Şartların A.5.b. maddesinde tedavi süresine ilişkin geçici bakıcı gideri ve çalışma gücünün kısmen veya tamamen azalmasına bağlı giderler sağlık giderleri teminatı kapsamında olduğu ve bu teminatın da Sosyal Güvenlik Kurumunun (SGK) sorumluluğunda olduğu, bu nedenle sigorta şirketlerinin sorumluluğunun bulunmadığı açıklanmış ise de 6111 sayılı Yasa ile değişik KTK'nin 98. maddesinde SGK tarafından karşılanacak tedavi giderleri arasında geçici işgöremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatı sayılmamıştır.
Bu durumda SGK'nin sorumluluğu alt norm düzeyindeki genel şartlar ile genişletilemiyeceğinden, sözü geçen ilgili genel şart hükmünün uygulanma kabiliyeti bulunmamaktadır. Bu durumda sigorta şirketlerinin/...'nın geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri zararından sorumluluğu devam etmektedir.
Dolayısıyla, bu yöne ilişkin mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik bulunmamaktadır.Dava dışı sürücü yönetimindeki kazaya sebep olan ... plakalı aracın yolcu nakli-ticari nitelikte olması, davacı vekilinin de dava dilekçesinde talep ettiği maddi tazminatlar için ticari faiz uygulanmasını istemesi karşısında, hükmolunan maddi tazminatlara ticari faiz uygulanması yerindedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1482, K. 2024/1793, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama