KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1517
- Karar no
- 2024/1229
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 10/12/2020
- Numarası
- 2017/1171 Esas, 2020/709 Karar
- Davanın konusu
- Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
1.442 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davacı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; davacı yanın, taraflar arasındaki eser sözleşmesine dayalı olarak davalı yana verdiği 2 adet çek nedeni ile borçlu olmadığının tespiti talebine ilişkin olup, mahkemece davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur. Davacı vekili; davacı şirketin, Bandırma ilçesinde unlu mamüllere ilişkin ticari işletmesinde 22/06/2017 tarihli "...
Pastanesi Proje Uygulama İşi Yüklenici Sözleşmesi" ile belirlenen edimleri yerine getirmek üzere davalı taraf ile götürü bedelli sözleşme imzalandığını, 120.000,00 TL üzerinden anlaştığını, sözleşmenin 5 numaralı bendinde, ödeme planının düzenlendiğini, bu ödeme planına göre, sözleşme bedeli olan 120.000,00 TL'nin %40'ının peşin ödeneceği; geri kalan bakiyenin de ödeme tablosuna göre çek ile tahsil edileceğinin kararlaştırıldığını, davalı tarafından da imzalanan ödeme tablosuna göre; davalıya 50.000,00 TL peşinat verildiği, yine ...
Bankası A.Ş. ... şubesinden. 4 adet 10.000,00 TL bedelli çekin keşide edildiği, bu ödeme planına göre, davalı tarafın, 2 adet çek bedelini tahsil ettiğini, fakat kendisine yapılan tüm ihtarlara rağmen, davalı tarafın sözleşme gereğini yerine getirmediğini, sözleşmede işin davalı tarafından 04/08/2017 tarihinde bitirilip müvekkiline teslim edileceğinin kararlaştırıldığı, davacının, davalıya Gemlik ...
Noterliğinin 27/10/2017 tarih ve... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile süresi içerisinde sözleşmede belirlenen hususların yapılmaması nedeniyle sözleşmeyi feshettiğini ihtar ettiğini, ihtarnamenin davalı tarafa 30/10/2017 tarihinde tebliğ olduğunu, belirterek davacının davalı tarafa, ...
Bankası ... şubesine ait, 11/11/2017 tarihli, 10.000,00 TL bedelli, ... nolu çek ve 16/12/2017 tarihli, 10.000,00 TL bedelli, ... nolu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı tarafın beyan etmiş olduğu ödeme planının taraflarınca anlaşılamadığını, dava konusu 22/06/2017 tarihli sözleşme ile belirlenen 120.000,00 TL 'nin %40 ının peşin ödendiğini iddia ettiğini, ancak ödemeyle ilgili dosyaya sunulmuş bir makbuz ve dekont bulunmadığını, zaten bu peşinatın ödendiği varsayılsa bile,
peşinat ile birlikte verilen 4 adet çekin toplamının 88.000,00 TL olduğunu, sözleşme bedeliyle uyuşmadığını, dolayısıyla sadece 20.000,00 TL ödenmişken açılan bu davanın kötü niyetle açıldığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 10/12/2020 tarihli karar ile, davacının sözleşme uyarınca yapılacak işin ödemesine ilişkin olarak davalıya çekler verdiğini, davanın sözleşme edimlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle çeklere ilişkin menfi tespit talebine yönelik olduğu,
davacı tarafça 22/6/2017 tarihli tarafların imzası bulunan sözleşmede davalıya 50.000,00 TL nakit ve dava konusu çeklerinde arasında bulunduğu 4 adet çek verildiği, sözleşmenin tarafların kabulünde olduğu, davalı taraf her ne kadar 50.000,00 TL nakit ödemeyi almadıklarını davacının bu iddiasını yazılı belge ile ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş ise de sözleşmenin ve imzanın kabul edilmesi ve sözleşmede bu tutarın nakit verildiğinin yazılmış olması dolayısıyla bu yöndeki savunmasına itibar edilmediği, sözleşmenin imzalanması ile davalı tarafa verilen 4 adet çekten ikisinin tahsil edildiği,
dava konusu iki adet çekin ise mahkememizce konulan ödeme yasağı kararı dolayısıyla henüz tahsil edilmediği, davalının yaptığı işlerin ve hak edişinin hesaplanması amacıyla mahkememizce mimar ve sözleşme hesap uzmanından alınan denetlenebilir ve hüküm kurmaya elverişli rapor uyarınca davalının sözleşme ile yüklendiği edimlerin tamamını yapmadığı, işin eksik teslim edildiği, davacının eksik kalan işleri başkalarına tamamlatarak yaptığı ödemelere ilişkin faturalarını dosyaya sunduğu, davalının davacıdan 50.000,00 TL nakit, 20.000,00 TL çek tahsilatı olmak üzere 70.000,00 TL ödeme aldığı,
davacının sözleşme ile davalının yapması gereken ve eksik kalan işleri tamamlamak üzere 31.275,26 TL ödeme yaptığı dolayısıyla tadilata ilişkin toplamda 101.275,26 TL ödeme yaptığının tespit edildiği, tarafların yapılacak iş için KDV hariç 120.000,00 TL ye anlaştıkları, davalının davacıdan yaptığı işlere ilişkin KDV hariç 120.000,00-101.275,26 TL=18.874,74 TL alacağının kaldığının tespit edildiği, davalıya yapılan ödemeler ve eksik işler tamamlanmak üzere yapılan ödemeler sözleşme bedelinden mahsup edildiğinde davacının davalıdan bir alacağı kalmadığı gibi davalının dava konusu senetlerden doğan alacağa hak kazandığı,
davacının menfi tespit talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesi ile, Mahkemenin her nedense 07/11/2018 tarihli bilirkişi raporunu hüküm kurmaya elverişli görmeyip, 26/10/2020 tarihli zorlama bir hesaplama ile oluşturulan rapora itibar ederek hüküm kurmasının hukuka aykırı olduğunu, sözleşmede işin bitiş tarihinin 04/08/2017 olduğu,
davalı yüklenicinin işi bitirmeden sözleşmeye aykırı davrandığı bu nedenle davacının sözleşmeyi 27/10/2017 tarihli ihtarname ile feshettiğini, davalının davacıdan toplam 70.000 TL tahsil ettiğini, 120.000 TL'nin bakiyesi ise dava konusu iki adet 20.000 TL tutarında çek ve iş bitiminde elden ödenecek 30.000 TL olmak üzere tarafların anlaştıklarını, ancak davalı tarafın edimlerine uymamış olması nedeni ile davalının yarım bıraktığı işi yaptırmak için davacının 07/112017 tarihli bilirkişi raporuna göre 91.204,01 TL, 26/10/2020 tarihli ikinci bilirkişi raporuna göre ise 31.275,27 TL harcadığını,
her halükarda davalı yan sözleşmeye aykırı davranarak davacıyı zarara uğratmış ve davacının işi başka bir yüklenici ile bitirmesine neden olduğunu, sözleşmenin haklı feshinden sonra her iki bilirkişi raporuna göre de sabit olan davacının işyerine yaptığı masrafları, davalı yüklenicinin hakedişi gibi gösterip, üstüne kalan bakiyeyi de sözleşme bedeli olan 120.000,00TL’den çıkartıp müvekkilin davalı yükleniciye borcu varmış gibi 26/10/2020 tarihli, zorlama gerekçelerle hazırlanan bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık,
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında 22/06/2017 tarihli "... Pastanesi Proje Uygulama İşi Yüklenici Sözleşmesi" akdedilmiştir.Davacı iş sahibi eser sözleşmesi nedeni ile kalan işin dava dışı kişilere tamamlattığından bahisle sözleşmeye konu...
Bankası Bandırma şubesine ait, 11/11/2017 tarihli, 10.000,00 TL bedelli, ... nolu çek ve 16/12/2017 tarihli, 10.000,00 TL bedelli, ...nolu çeklerden dolayı borçlu olmadığının tespitini talep etmiş, davalı yan ise sözleşme bedeli olan 120.000,00 TL nin sadece 20.000,00 TL sinin ödendiğinden bahisle davanın reddini istemiş, mahkemece rapor uyarınca davalının sözleşme ile yüklendiği edimlerin tamamını yapmadığı, işin eksik teslim edildiği, davacının eksik kalan işleri başkalarına tamamlatarak yaptığı ödemelere ilişkin faturalarını dosyaya sunduğu,
davalının davacıdan 50.000,00 TL nakit, 20.000,00 TL çek tahsilatı olmak üzere 70.000,00 TL ödeme aldığı, davacının sözleşme ile davalının yapması gereken ve eksik kalan işleri tamamlamak üzere 31.275,26 TL ödeme yaptığı dolayısıyla tadilata ilişkin toplamda 101.275,26 TL ödeme yaptığının tespit edildiği, tarafların yapılacak iş için KDV hariç 120.000,00 TL ye anlaştıkları, davalının davacıdan yaptığı işlere ilişkin KDV hariç 120.000,00-101.275,26 TL=18.874,74 TL alacağının kaldığının tespit edildiği,
davalıya yapılan ödemeler ve eksik işler tamamlanmak üzere yapılan ödemeler sözleşme bedelinden mahsup edildiğinde davacının davalıdan bir alacağı kalmadığı gibi davalının dava konusu senetlerden doğan alacağa hak kazandığı, davacının menfi tespit talebinin yerinde olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.Somut olayda hükme esas alına bilirkişi raporu ile davalının halen davacı yandan 18.874,74 TL alacağının kaldığının tespit edildiği ancak maddi hata yapıldığı aslen davalının davacıdan 18.724,74 TL alacaklı olduğu ve davacı yanın ise 20.000,00 TL lik çekten borçlu olmadığının tespiti istediği,
bu durumda davalının çeklerden dolayı davalı yana 1.275,26 TL borçlu olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile, yerel mahkeme kararının HMK'nın 353/1-b-2. bendi gereğince kaldırılarak davanın kabulüne dair yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/1517, K. 2024/1229, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama