KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1539
- Karar no
- 2024/1855
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 26/5/2021
- Numarası
- 2018/694 (E) - 2021/347 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.404 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İstanbul 4'üncü Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/694 (E) sayılı davasında:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'in yönetimindeki Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi olmayan motosikletin, ZMSS poliçesi olmayan dava dışı işleten ...'e ait, dava dışı sürücü ...'in yönetimindeki ... plakalı otomobille çarpışması sonucu meydana gelen kazada, adı geçen davacının ağır biçimde yaralandığını belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde bedensel yaralanmadan kaynaklanan 10.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
23/2/2021 günü sunduğu dilekçeyle talep ettiği sürekli iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın tutarını 44.046,94 TL'ye, talep ettiği geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi tazminatın tutarını 12.364,52 TL'ye talep ettiği toplam tazminat tutarını da 56.411,46 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.Birleşen İstanbul 8'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/120 (E) sayılı davasında:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı ...'ın yolcu olarak bulunduğu dava dışı ...'in yönetimindeki ZMSS poliçesi olmayan motosikletin, ZMSS poliçesi olmayan dava dışı işleten ...'e ait, dava dışı sürücü ...'in yönetimindeki ... plakalı otomobille çarpışması sonucu meydana gelen kazada, adı geçen davacının ağır biçimde yaralandığını belirterek,
bakıcı giderinden kaynaklanan 15.820,65 TL maddi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince, asıl ve birleşen davanın kabulüne, 12.364,52 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 44.046,94 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 15.820,65 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 72.232,11 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; asıl ve birleşen davaların açılmadan önce müvekkili ...na yöntemine uygun başvuru yapılmadan açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini; tescilsiz olduğu belirlenen aracın kusurundan dolayı ...nın sorumlu tutulamayacağını; hükme esas alınan hesap raporunun müvekkili kuruma tebliğ edilmeden karar verilerek savunma hakkının ortadan kaldırıldığını; hükme esas alınan maluliyetin tespitine ilişkin raporun uygun yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmediğini.
Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından geçici iş göremezlik ödemesi yapılıp yapılmadığı araştırılmadan karar verildiğini; bakıcı giderinden müvekkili kurumun sorumlu olmadığı gibi, bakıcı gereksinimi olduğunun da ispatlanmadığını; aktüerya hesabının hatalı ölçütlere göre yapıldığını, TRH 2010 Yaşam Tablosu kullanılarak 1,8 teknik faize göre hesaplama yapılması gerektiğini;
yolculuk yaptığı araç sürücüsünün alkollü olması yanında aracın cinsine göre koruyucu tertibat bulunmamasının da zararı artıran durum olduğundan bu konuda davacıya usul izafe edilerek gerekli indirim yapılıp hesaplanan tazminattan da kusur indirimi yapıldıktan sonra %20 birlikte kusur indirimi yapılması gerektiğini; olayda hatır taşımasının varlığının gözetilmesi gerektiğini belirterek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekilinin, müvekkilinin 9/9/2017 günü geçirdiği trafik kazasında yaralanması nedeniyle sürekli ve geçici iş göremezlikten kaynaklanan maddi zararın giderilmesi için İstanbul 4'üncü Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/694 (E) sayılı davasında davalı ...na 5/2/2019 günü,
birleşen İstanbul 8'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/120 (E) sayılı davasında ise dava açılmadan önce 19/7/2019 tarihli dilekçeyle başvurduğunun anlaşılması; hükme esas alınan aktüerya hesap uzmanı bilirkişi raporunun davalı ... vekiline elektronik tebligat yoluyla 17/1/2021 günü tebliğ edilmesi karşısında, davalı vekilinin bu konulara yönelen istinaf nedenleri yerinde görülmemiş; kolluk tarafından düzenlenen Ölümlü/Yaralanmalı Trafik Kazası Tespit Tutanağı içeriğinde ...'in yönetimindeki aracın Asya model, "motosiklet" cinsinden araç olduğunun belirtilmesi,
böylece davacının yolculuk yaptığı ZMSS poliçesi olmayan motosikletin tescili gerekmeyen araç olduğunun kanıtlanmadığının anlaşılması karşısında, davalı ...nın, davacının yaralanmasından kaynaklanan maddi tazminattan sorumlu tutulmasının yerinde olduğu kabul edilmiş. Bandırma Ağır Ceza Mahkemesinin 2018/66 (E) sayılı dava dosyasında yer alan davacı ...'ın soruşturma aşamasında kollukta alınan beyanında vapurda tanıştığı ve sohbet ederek ...
Limanına geldiği ...'in kendisine dolaşmayı teklif etmesinin ardından, adı geçenin kullandığı motosikletle seyir halinde iken kazanın meydana geldiğini söylemesi, böylece ...'in yönetimindeki motosikletle yola çıkmasında, davacının yanında kendisinin de menfaatinin bulunması nedeniyle, davacı lehine hükmolunan tazminattan,
koşulları oluşmayan hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmamasında isabetsizlik görülmemiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 90'ıncı maddesinde yer alan "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin, Anayasa Mahkemesinin 7/7/2020 gün ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararıyla.
19/6/2021 gün ve 31516 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7327 sayılı Kanun'un 18'inci maddesi ile KTK'nin 90'ıncı maddesinin 1'inci fıkrasına eklenen tümce ve fıkranın ise Anayasa Mahkemesi’nin 29/12/2022 gün ve 2021/82 (E) - 2022/167 (K) sayılı kararıyla Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmesi nedeniyle iş gücü kaybı tazminat hesaplamasının %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılmasına ilişkin Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması ve iş gücü kaybı tazminatının %2’yi geçmemek üzere belirlenen iskonto oranıyla hesaplanması olanağı
bulunmadığının anlaşılması karşısında, aktüerya hesap bilirkişisi tarafından, davacının sürekli sakatlıktan kaynaklanan zararının, işleyecek (bilinmeyen) devre bakımından her yıl için gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayanan progressive rant yöntemi kullanılarak hesaplanmasının yerinde olduğu;
aktüerya hesap bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararının olası yaşam süresi yönünden PMF 1931 Yaşam Tablosu dikkate alınarak hesaplanması böylece, sürekli iş göremezlikten kaynaklanan tazminatın PMF 1931 yaşam tablosunda öngörülen yaşam süresinden uzun olan TRH 2010 yaşam tablosuna göre hesaplanmasının istinaf başvurusunda bulunan davalı ... aleyhine sonuç doğuracağı anlaşıldığından, adı geçen davalı vekilinin bu nedene dayalı olarak istinaf kanun yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Ancak, 25/2/2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 13/2/2011 gün ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 59'uncu maddesiyle değiştirilen 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98'inci maddesi karşısında, belgesiz tedavi giderleri (bakıcı, tedavi yol gideri, sonraki protez giderleri vs.) ile geçici iş göremezlik tazminatından Sosyal Güvenlik Kurumu'nun (SGK) sorumluluğu olmadığının anlaşılması karşısında,
davalı ...nın bakıcı gideri tazminatından sorumlu tutulmasının doğru olduğu anlaşılmakla birlikte, davacı ...'ın 9/9/2017 günü geçirdiği trafik kazasında yaralanması nedeniyle bakıcıya gereksinim duyup duymadığı konusunda ortopedi ve travmatoloji uzmanı bilirkişiden veya Adli Tıp Kurumundan (ATK) rapor alınarak, oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu konuda inceleme yapılmadan karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Diğer yandan, davacının 9/9/2017 günü meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle sürekli biçimde maluliyetinin oluşup oluşmadığının, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümlere yer verilen ve haksız eylemin etkisine uğrayan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları, iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içermesi nedeniyle tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak veren Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre belirlenmesi gerekirken,
davacının sürekli sakatlık oranını Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre belirleyen ATK 2'nci İhtisas Kurulunun 28/2/2022 gün ve 3604 sayılı raporu esas alınarak karar verilmesinin yerinde olmadığı anlaşılmış; davacıya 9/9/2017 günü meydana gelen trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle ... tarafından rücuya tabi para ödenip ödenmediği araştırılıp rücuya tabi para ödenmiş ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 55'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca hükmolunacak tazminattan mahsup edilmesi gerekirken, bu konuda herhangi bir araştırma yapılmadan karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
Kabule ve uygulamaya göre yapılan incelemede ise, davacı ...'ın, ATK Bursa Adli Tıp Grup Başkanlığı, Bursa Morg İhtisas Dairesinin 20/11/2017 tarihli raporuna göre 0,92 promil oranında alkollü olduğu anlaşılan sürücü ...'in yönetimindeki motosiklette yolculuk yaptığı sırada meydana gelen trafik kazasında yaralandığının anlaşılması karşısında, adı geçen davacının kazanın oluşumuna etkisi olmayan, ancak kaza nedeniyle oluşan zararın ağırlaşması nedeniyle birlikte (müterafik) kusur olarak nitelendirilen davranışından dolayı, davacı ...lehine hükmolunan maddi tazminatlardan,
birlikte kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiği gözetilmeden karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna ulaşılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1539, K. 2024/1855, 23 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama