KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1543
- Karar no
- 2024/1228
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL ANADOLU 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 09/02/2021
- Numarası
- 2018/1403 Esas, 2021/155 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan
Karar Metni
960 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yan tarafından başlatılan icra takibine davalı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili;
davacı yüklenicinin tabela üretim işiyle uğraştığını, davalı şirkete hizmet verdiğini ve edimini yerine getirdiğini, bu hizmetin karşılığı cari hesap şeklinde çalışıldığını ve hizmet karşılığı davalı şirkete fatura tanzim edildiğini, hakkediş alacağına istinaden 17/08/2018 tarihli 14.278,00 TL bedelli, 28/08/2018 tarihli 14.877,44 TL, 01/09/2018 tarihli 15.789,58 TL bedelli,06/09/2018 tarihli 4.014,95 TL bedeli faturaları tanzim ederek davalı şirkete gönderildiğini, bakiye fatura bedelinin ödenmemesi üzerine,
cari hesap alacağına istinaden, davalı aleyhine ... sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının haksız itirazı üzerine takibin durdurulduğunu beyanla, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, davacı ile yapılan anlaşma kapsamında, istenilen özelliklerde baskı yapılması için anlaşma yapıldığını, akabinde davacının anlaşmaya aykırı olarak işin bir kısmını ayıplı olarak teslim ettiğini, söz konusu ayıplı ürünler nedeniyle iade faturası kesildiğini ve davacıya tebliğ edildiğini,
davalının davacıya hiçbir borcunun olmadığını, teslim edilen baskılarda verilen ölçülere aykırı ebatlarda baskı yapıldığını, baskı kalitesinin düşük olduğunu, baskıların makine ile değil sanki el ile kesilmiş gibi yamuk ve yırtılmaya müsait bir şekilde teslim edildiğini, bu durumun davacıya whatsup üzerinden ve telefonla bildirildiğini, davacı tarafından bu hataların kabul edildiğini ve giderileceğinin söylendiğini, eksikliklerin davacı tarafından giderilmemesi üzerine davalının baskıları başka bir firmaya yaptırmak zorunda kaldığını belirterek,
davanın reddine, alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece 09/02/2021 tarihli karar ile, taraflar arasında yazılı olmayan eser sözleşmesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, bu ilişki kapsamında davacının yüklenici, davalının ise iş sahibi olduğu, sözleşmeye konu işin davalının fuar alanlarına stant kurma işinde stantlara uygulanacak logo ve görsel baskı işine ilişkin olduğu, tarafların 2018 yılı defter ve kayıtlarının sahipleri lehine delil vasfını haiz olduğu,
bilirkişi raporu ile davacının ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi itibari ile davalıdan 11.000,00 TL alacaklı olduğu, davalının ise davacıya 2.500,00 TL borçlu olduğunun bildirildiği, ticari defter ve kayıtları arasındaki farkın davalı tarafından düzenlenen 11.000,00 TL fiyat farkı faturasının davacı defter ve kayıtlarında yer almaması ve davacı kayıtlarında olup davalı kayıtlarında yer almayan 12/03/2018 tarihli ...
Bankası 2.500,00 TL tutarlı banka dekontuna ilişkin olduğu, watsapp yazışmalarında 09/09/2018 tarihinde davacıya ayıp bildiriminin yapıldığı, davalının ayıplı olduğunu belirttiği eseri Almanya'da fuarda çöpe atıldığının beyan edildiği, HMK 194 maddesi uyarınca davalının dayandığı ayıp iddiasını ispat edecek, somutlaştıracak başkaca bir delil sunmadığı,
dolayısı ile ödemezlik definin gerekçesi olarak ileri sürülen eserin ayıplı imal edildiğini ispatlanamadığından gerekçesi ile davanın kabulü ile ... sayılı dosyasına davalı yanca yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, alacak likit ve itiraz haksız bulunduğundan alacağın % 20 si oranında hesaplanan 2.200,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile, davacıya teslim edilen baskıların ayıplı olduğu ve ürünlerin eksik teslim edildiğinin davacı yana whatsup ve telefonla bildirildiğini, davacının hataları kabul ettiğini ve sorunun giderileceğinin söylendiği,
Almanya'da fuarda açılan afişlerin baskıları sorunlu olduğundan kullanılamadan çöpe atıldığını, yeniden afiş yaptırmak zorunda kaldıklarını, davacının salt fatura kesmesinin alacağa karine olmadığı, davalı şirketin de davacıya iade faturası kestiği, ek rapor alınması taleplerinin reddedildiğini, makul süre içinde bildirim yükümlülüğünün yerine getirildiğini, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Uyuşmazlık,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında davalının Almanya da katılacağı fuarda kullanılmak üzere stand logosu ve baskı işine dair yazılı olmayan eser sözleşmesi akdedilmiştir.
Davacı yan eser sözleşmesinden kaynaklanan bakiye alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalı yanın yaptığı itirazın iptalini talep etmiş, davalı yan ise ürünün eksik ve ayıplı ifa edildiğini bu nedenle de işi başkasına yaptırdığını belirterek davanın reddini istemiş, mahkemece davalı yanın ürünlerin eksik ve ayıplı olduğunu iddia edememiş olması ve defter incelemesi sonucu davacının davalıdan alacaklı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.Somut olay değerlendirildiğinde; taraflar arasında yazılı eser sözleşmesi bulunmamaktadır.
Davalı tarafça davacı yan tarafından üretilen ürünlerin ayıplı ve eksik oldukları iddia edilmiş, ancak bu ürünleri çöpe attıklarını belirtmiştir. Ürünlerin ayıplı ve eksik olduklarını ispatlamakla yükümlü olan davalı, HMK'nın 200/1. maddesi uyarınca ürünlerin ayıplı ve eksik olduğunu yazılı belge ile kanıtlamak zorundadır.
Davalı tarafça dosyaya bu iddiayı ispatlayacak yazılı bir belge ya da tanık dinlenmesini mümkün kılacak yazılı delil başlangıcı niteliğinde bir evrak ibraz edilmemiştir.
Bu nedenle de mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmuştur.Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/1543, K. 2024/1228, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama