KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1559
- Karar no
- 2024/1236
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 19/01/2021
- Numarası
- 2019/1131 Esas, 2021/73 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan
Karar Metni
1.259 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı davalı vekilince istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ
Dava; taraflar arasındaki eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili için davacı yan tarafından başlatılan icra takibine davalı yan tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili;
bilgisayar yazılımları üreten davacı şirketin, davalı şirkete proje satış ve bakım sözleşmeleri kapsamında hizmet verdiğini, davalı şirketin ... kurumsal e-mail adresi üzerinden mevcut borcuyla ilgili mutabakat mektubunu kaşeli ve imzalı olarak davacı şirkete gönderdiğini, davacı şirketin yaptığı işi bitirdiğini ve teslim ettiğini, cari hesap dökümüne göre 9.927,71 TL bakiye alacağı kaldığını, bakiye borcunu ödemeyen davalı şirket aleyhine ... dosyasından ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı şirketin bu icra takibine haksız yere itiraz ettiğini belirterek,
icra takibine yapılan itirazın iptali ile alacağın %20'sinden az olmamak üzere inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, cari hesap mutabakatının geçersiz olduğunu, davalının cari hesap mutabakatını kabul ettiğine ilişkin somut bir delil olmadığını, davacının 30/04/2014 tarihli proje satış sözleşmesine uygun hareket etmediğini, davacının sözleşme sonrası analiz dosyasında yer alan bazı bölümlerin davalı şirkete kurulan sisteme ait programda bulunmadığını, analiz dosyasının 25, 26 sayfalarında anlatılan içeriklerin mevcut olmadığını,
iade süreçleri (koli bazlı veya koli içi ürün bazlı iade) süreçleri henüz hiç işletilmediği için iade süreçlerinin çalışıp çalışmadığı da test edilemediğini, teknik bilgi ve inceleme ile ileride ortaya konulabilecek pek çok verinin düzgün çalışmadığını veya hiç çalıştırılamadığını, davalının uzun süredir sözleşmede ve analiz dosyasında taahhüt edilen sistemi kullanamadığını ve kullanamadığı sistem için de 2014 -2018 yılları arası toplam 88.198 TL ödeme yapmak zorunda kaldığını, davacı tarafın ayıplı / eksik hizmet verdiğini belirterek davanın reddini,
%20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece 19/01/2021 tarihli karar ile, taraflar arasında 30/10/2014 tarihli proje satış sözleşmesinin bulunduğu, taraflar arasında 2014 yılından beri ticari ilişkinin mevcut olduğu, davalı tarafın sözleşmeye istinaden 88.198,00 TL ödeme yaptığı, davacı tarafın 9.927,71 TL cari hesap alacağının ödenmemesi nedeniyle icra takibi başlattığı, davacı tarafın dosyaya sunduğu ticari defterlerine göre davalı taraftan 9.927,71 TL alacaklı olduğu sabit olduğu, davalı taraf her ne kadar iade faturası kesmişse de iade faturasının davacı tarafa tebliğine ilişkin evrak bulunmadığı ve iade faturasının davacı defter ve kayıtlarına işlenmediği,
davalı tarafça sözleşme gereği hizmetin verilmediğine yönelik bir itiraz bulunmayıp, davacının hizmeti kusursuz ve eksiksiz olarak gerçekleştirmediğine yönelik itirazının mevcut olduğu bu haliyle ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğu, davacı ve davalı bilgisayar kayıtları üzerinden bilgisayar mühendisi tarafından yapılan incelemede ve dosyaya sunulan mail yazışmalarında, davacı şirketin faaliyetteki uygulamayı bakım ve destek hizmetleri kapsamında geliştirmeye devam ettiğinin görüldüğü,
mevcut uygulama halihazırda kullanılmadığından ve canlı ortamda test edilmesine imkan bulunmadığından davalı tarafın itirazları doğrultusunda analiz dosyasında geçen bazı işlevsel özelliklerin uygulamada yer alıp almadığı hususunda bir inceleme yapılamadığı, bu bağlamda sözleşme konusu işin genel hatlarıyla tamamlanıp faaliyete alındığı, ancak analiz dosyasında geçen tüm unsurların birebir yerine getirilip getirilmediği noktasında bir tespitin anılan nedenlerden dolayı mümkün olmadığı şeklinde tespitin yapıldığı,
davacı kayıtlarının incelemesinde hizmetin verildiği sabit olup davalı kayıtlarına göre analiz dosyasında iddia edilen eksiklerin bulunduğunun ispatlanamadığı, gerekçesi ile davanın kabulü ile davacı tarafın başlattığı ... sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden devamına, asıl alacağın (9.927,71 TL) %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesi ile,
mahkemenin eksik ve yanlış bilirkişi raporuna göre hüküm kurduğunu, davacının 30/04/2014 tarihli Proje Satış Sözleşmesi’ne uygun hareket etmediğini, davacının sözleşme sonrası analiz dosyasında yer alan bazı bölümlerin davalı şirkete kurmuş olduğu sisteme ait programda bulunmadığını, analiz dosyasının 25,26 sayfalarında anlatılan bazı içeriklerin mevcut olmadığını, koli bazlı veya koli içi ürün bazlı iade süreçlerinin henüz hiç işletilmediği için iade süreçlerinin çalışıp çalışmadığı da test edilemediğini, davalının uzun süredir sözleşmede ve analiz dosyasında taahhüt edilen sistemi kullanamadığını,
kullanamadığı sistem için 88.198,00-TL ödeme yapmak zorunda kaldıklarını, bilirkişi raporunda incelenemeyen dosyaların tamamının davacının davalıya hizmeti eksik/hiç vermediğinin en büyük ispatı olduğunu, bilirkişinin de bu verilerin mevcut olmadığından incelemediğini raporunda beyan ettiğini, sistem hiç bir şekilde kurulmamış ve aktif olarak kullanılamamış iken, salt davacının delilleri ve davacının kendi sistemi üzerindeki verilere göre karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının sözleşmeye uygun edimini ifa etmemesi,
davalıya verilecek hizmeti ayıplı ve eksik ifa etmeleri nedeniyle sözleşmeyi feshettiklerini de karşı tarafa ilettiğini, davalının her aşamada, iyi niyetli olarak eksiklerin tamamlanacağı umudu ile ödemelerini düzenli olarak yaptığını, sözleşme’nin 5. maddesindeki fesih hakkına istinaden haklı olarak sözleşmeyi feshettiğini ancak davalının 1 yıl bedelsiz hizmet verme konusundaki teklifini kabul ettiğini, davalı şirketin davacıya göndermiş olduğu 11/01/2019 tarihli Değerlendirme Formuna cevap olarak davacı yanın, davalıya hizmet vermediğini ikrar ederek,
verilemeyen hizmetin telafisi için 1 yıl bedelsiz hizmet vermeyi kabul ettiklerini, belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur .Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Taraflar arasında 30/04/2014 tarihli proje satış sözleşmesi akdedilmiştir.Davacı yan eser sözleşmesi nedeni ile cari hesaba göre bakiye alacağının tahsili için başlattığı icra takibine davalı yan tarafından yapılan itirazın iptalini talep etmiş, davalı yan ise davacı yan tarafından kurulan sistemde bazı aksaklıkların olduğunu, bazı kısımların ise hiç çalışmadığını iddia ederek davanın reddini istemiş, mahkemece, davacı tarafın dosyaya sunduğu ticari defterlerine göre davalıdan 9.927,71 TL alacaklı olduğunun sabit olduğu,
davalı taraf her ne kadar iade faturası kesmişse de iade faturasının davacı tarafa tebliğine ilişkin evrak bulunmadığı ve iade faturasının davacı defter ve kayıtlarına işlenmediği, davalı tarafça sözleşme gereği hizmetin verilmediğine yönelik bir itiraz bulunmayıp, davacının hizmeti kusurlu ve eksik gerçekleştirildiğine yönelik itirazının mevcut olduğu, bu haliyle ispat yükünün davalı taraf üzerinde olduğu,
davalının bilgisayar kayıtları üzerinden bilgisayar mühendisi bilirkişi tarafından yapılan incelemede ve dosyaya sunulan mail yazışmalarından, davacı şirketin faaliyetteki uygulamayı bakım ve destek hizmetleri kapsamında geliştirmeye devam ettiği, mevcut uygulama halihazırda kullanılmadığından ve canlı ortamda test edilmesine imkan bulunmadığından davalı tarafın itirazları doğrultusunda analiz dosyasında geçen bazı işlevsel özelliklerin uygulamada yer alıp almadığı hususunda bir inceleme yapılamadığı, bu bağlamda sözleşme konusu işin genel hatlarıyla tamamlanıp faaliyete alındığı şeklinde tespitin yapıldığı,
davacı kayıtlarının incelemesinde hizmetin verildiği sabit olduğu, davalı kayıtlarına göre analiz dosyasında iddia edilen eksiklerin bulunduğunun ispatlanamadığı, gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.Dava konusu alacağın varlığının dosya kapsamına ve denetime elverişli bilirkişi raporu tespit edildiği ve davalı yanın 2014-2018 yılları arasında kullanamadığı sistemin bedelini ödemesinin hayatın olağan akışına aykırı olması ve mail adresleri üzerinden mutabakat metni gönderildiğinden; mahkemece yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmuştur.
Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi, E. 2021/1559, K. 2024/1236, 17 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama