İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINAİSTİNAF KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2021/1611 K.2024/1640

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,

Esas2021/1611Karar2024/1640Tarih11 Aralık 2024Okuma13 dk · 2.659 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
11 Aralık 2024
Dosya no
2021/1611
Karar no
2024/1640
İncelenen kararın mahkemesi
İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Esas no
2019/725
Karar no
2021/301
Tarihi
13/04/2021
Dava
Alacak
Dava tarihi
19/09/2014
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.659 kelime·13 dk okuma·6 bölüm

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların murisi ...'ın 30.06.2008 tarihinde davalı banka ...

Şubesinden aldığı kredi ile ev satın aldığını, murisin kredi borcu bitmeden 30/08/2012 tarihinde vefat ettiğini, vefatı izleyen ay kredi aksayınca şubenin borcun ödenmesini talep ettiğini, bunun üzerine borcun poliçeden ödenmesinin istenildiğini, şubece önce sigorta olmadığı sonra ise sigortaların primlerinin ödenmemesi nedeniyle iptal edildiğini belirterek talepleri reddettiğini, banka merkezine müracaat edilmiş ve krediden kesilen 3.387,50 TL içinde poliçe primi olup olmadığının sorulduğu, verilen cevapta 5 defa hayat poliçesi tanzim edildiği,

ancak tahsilat yapılamadığından iptal edildikleri ve iptal durumunun cep telefonuna SMS ile bildirildiği, davalı bankanın kredi verirken imzalattığı sözleşmede kredi taksitlerinin masraf ve alacak kalemlerinin tamamının ayrıca kredi müşterisinin imzası gerekmeksizin vadesiz hesabından tahsil edileceğinin yazılı olduğu, nitekim davalı bankanın muris hesaplarından taksit tutarları yanında poliçe primleri, gecikme ücretleri KKDF ve BSMV, eksi hesap faizi, ekstre masrafı ve hesap işletim ücreti gibi kesintiler yaptığı, muris sigorta priminin kredi kullanımı sırasında kesilen 3.387,50 TL'nin içinde alındığı,

bir an için davalının tahsilat yapılamadığı iddiası kabul edilse dahi davalıların poliçeyi iptal işleminin usule uygun olmadığı, murisin vefatına kadar hayat sigortasının iptal edildiğinden habersiz olduğu, davalıların poliçeleri usule aykırı olarak iptal edip davacıların zararına neden olduklarını, muris ...’ın adına tanzim edilen ve halen geçerli olan vefat teminatlı bir hayat sigorta poliçesinin varlığının tespiti halinde teminat bedelinin davalılardan ...

A.Ş. şirketinden vefat tarihinden itibaren faiziyle birlikte davacılara ödenmesine, muris ... adına tanzim edilerek halen geçerli bir vefat teminatı olan bir hayat poliçesi yoksa, poliçenin usule aykırı iptali nedeniyle oluşan 54.500,00 TL zararın vefat tarihi olan 30.08.2012 tarihinden itibaren faiziyle birlikte davalılarca müştereken ve müteselsilen davacılara ödenmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde: ... - ... ve ... numaralı sigorta sözleşmeleriyle yapılan sigortalara ait 2 yıllık zamanaşımı süresi geçmiş olduğundan taleplerin zamanaşımına uğradığı, talep konusu miktar taraflar arasında tartışmasız ve belirli ise HMK 109 gereğince kısmi dava açılamayacağı, ...bank ...

Şubesince müteveffa ...'a kullandırılan kredilere istinaden bankanın sigorta ettiren sıfatıyla sigortalanması için talepte bulunduğu ve talebin kabulü ile de dain mürtehin sıfatıyla ...bank A.Ş. adına katılım sertifikalarının düzenlendiği,

bunlardan ... nolu 69.750,00 TL'lik poliçenin 19.02.2010, ... nolu 9.550,00 TL'lik poliçenin 01.11.2010 tarihinde, ... nolu 57.600,00 TL'lik poliçenin 09.03.2011 tarihinde, ... nolu 54.500,00 TL'lik poliçenin ise 20.12.2011 tarihlerinde murisin vefatından önce sigorta ettiren bankanın talep ve onayıyla iptal edildikleri, sadece ... nolu 8.600,00 TL'lik poliçenin vefat tarihinde geçerli olduğu ve tutarının da 05.10.2012 tarihinde bankaya ödendiği, poliçelerin prim ödemeleri yapılmadığından iptallerinin istendiği, hayat sigortası yaptırılmasının zorunlu olmadığı,

müşterinin sigorta primlerinin ödenebilmesi için hesabını müsait hale getirmediği ve yapılan bildirimlere rağmen vefatına kadar müvekkili sigorta şirketi ile temas kurmadığı, prim borçlarından haberi olmadığı savının geçerli olmadığı müteveffa adına kayıtlı cep telefonuna primlerin ödenmediği bilgisinin SMS yolu ile bildirildiği, bir kısım poliçelerin ödendiği, ancak kendisine tanına süre içinde taksit ödemelerinin yapılmadığı bu durumdan bankanın haberdar edildiği ve bankanın bilgi ve onayıyla da iptallerinin yapıldığı,

TTK 1434 eski 1297'ye göre bir ilişki bulunmadığını, zira sigorta ettirenin banka olduğunu, 04.10.2012 tarihli ve ... nolu poliçenin vefat tarihinde geçerli olduğunun anlaşılması üzerine vefat tazminat tutarı olan 8,600,00 TL'nin ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ...bank A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; gerek kanunen ve gerekse sözleşmesel olarak müvekkili bankanın kredi kullanan müşterilerine hayat sigortası yaptırma veya yenileme zorunluluğu bulunmadığını, tüketici ile müvekkili banka arasında düzenlenen konut destek kredisi sözleşmesi ile tüketiciyle diğer davalı arasında imzalanan hayat sigortası sözleşmesinin birbirinden tamamen ayrı sözleşmeler olup hayat sigortasının olmamasının veya yenilenmemesinln tüketici kredisini geçersiz kılmasının söz konusu olamayacağını,

davacının sigorta prim borcunun kredinin kullandırımı sırasında tahsil edilen 3.387,50 TL'den tahsil edildiği iddiasının mesnetsiz ve gerçek dışı olduğunu, zira masraf komisyon listesinin dosya ücreti başlıklı 16.maddesinin a fıkrasında belirtilen dosya ücretinin alındığını, ayrıca ipotek ücretinin de bunun içinde bulunduğunu, sigorta primi ve ekspertiz ücretlerinin dekontlarda aynen belirtildiğini, taraflar arasında genel kredi sözleşmesi bulunduğu ve kredi ile ilgili yükümlülüklerin kabul edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, hayat sigortası poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin davada, sigorta poliçe tarih ve süreleri, poliçe iptal tarihleri, sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödeme tarihi (05.10.2012), dava tarihi (19/09/2014), eski Ticaret Kanunu madde 1268 yeni TTK madde 1420 ve 1482 maddeleri bir bütün olarak değerlendirildiğinde zaman aşımı süresinin dolmadığı anlaşıldığından bu savunmaya itibar edilmediği, davacıların murisi ... davalı bankadan 15/07/2008 tarihinde 63.750,00 TL konut kredisi kullandığı,

bu kredi 30/07/2008 tarihinden başlayak 120 ayda aylık 1.133,95 TL eşit taksitlerle geri ödenmesi şeklinde tanzim edildiği, sözleşmenin muris ... ve kefili ... tarafından da imzalandığı, 69.750,00 TL teminat limitli kredi grup hayat sigorta poliçesinin ilk taksidi 316,98 TL prim de 22/08/2008 tarihinde sigortalının hesabından tahsil edildiği,

sigortalının 30/08/2012 tarihindeki ölüm tarihine kadar kalan poliçe taksitlerinde herhangi biri ödenmediği ve bunun üzerine banka ... nolu sertifika poliçe için 25/08/2009 tarihinde sigortalının telefonuna bir kez konut kredisi için düzenlenen 21/08 tarihli ödemesi gerçekleştiğini, sigorta ettiren davalı bankanın (beyanına göre) salt SMS ile sigortalıya ödenmemiş pirim borcuna ilişkin bilgilendirmiş olması ile talep ve onayı sonucu,

sigortacı tarafından sigortalının bilgisi dışında yapılan poliçe iptal işleminin usule uygun olmadığı ve bu nedenle davacı sigortacının poliçede belirtilen vefat teminat limitini sigortalının mirasçılarına ödemekle yükümlü olduğu, ancak, sigortalı da, ödediği ilk prim sonrası vefat tarihine kadar olan poliçe prim tahsilatlarını ödememiş ve hesabından kontrol etmemiş olması nedeninden, olayda müterafik kusurlu olduğu,

temerrütün, davalı sigorta şirketi tarafından yapılan kısmi ödeme tarihi 05.10.2012 tarihinde oluştuğunu, alınan bilirkişi kurul raporu da dikkate alındığında davacı sigortacının sigortalısı ... adına düzenlemiş bulunan kredi grup hayat sigortası katılım poliçesinde belirlenen vefat tazminat limitinden ödenmemiş poliçe pirim taksitleri tenzili sonrası vefat tazminatı zarar miktarının 66.897,18 TL olduğu gerekçesiyle davalı ...bank hakkında açılan davanın reddine, davalı ...

A.Ş. hakkında açılan davanın kısmen kabulü ile davacı ve davalı tarafın olaydaki kusur durumları dikkate alınarak; davacının uğramış olduğu zarar miktarının 66.897,18 tl olduğu ve temerrüt tarihi 05/10/2012 tarihinden itibaren faiz miktarı 4.999,087 tl olduğunun tespiti ile dava edilen miktar dava dilekçesinde 54.500,00 TL olarak talep edildiği hususu da dikkate alınarak TBK'nun 52. maddesi de göz önünde bulundurularak takdiren 33.448,59 tl tazminatın davalı cigna finans emeklilik hayat aş' den alınarak davacılara (davacı gamze delibaş 3/8, ufuk delibaş 3/8, gülferen delibaş 2/8 şeklindeki veraset ilamındaki hisseler) oranında ödenmesine,

temerrüt tarihi 05/10/2012 tarihinden dava tarihine kadar işlemiş faiz miktarı olan takdiren 2.499,43 TL' nin davalı cigna finans emeklilik hayat aş' den alınarak davacılara veraset ilamındaki hisseleri oranında ödenmesine, dava tarihinden itibaren hüküm altına alınan 33.448,59 TL'ye yasal faiz yürütülmesine, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine dair karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ...

A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; zamanaşımı itirazlarının dinlenmediğini, ihtilafa konu sigortalardan, ... numaralı olanı 19.02.2010 tarihinde, ... numaralı olanı 01.11.2010 tarihinde, ... numaralı olanı 09.03.2011 tarihinde iptal edildiğini, söz konusu poliçelerin/sertifikaların iptal tarihlerinden itibaren iki yıl zarfında müteveffa ve/veya mirasçıları tarafından herhangi bir talepte bulunulmaması nedeniyle zamanaşımına uğradığını, davaya konu poliçe yasaya uygun şekilde sigorta ettiren bankanın onayı ile iptal edildiğini, davacıların murisince yıllarca prim ödemesinin yapılmadığını,

mevzuatta sigortacının sigortalıya prim ödemelerinin yapılmaması nedeniyle ihtar çekeceği hususunda herhangi bir hüküm olmadığını, banka ve sigorta şirketi ortak kusurlu sayılmasına rağmen, davanın tamamından sorumlu tutulmalarının da usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE

İstinaf kanun yolu başvurusuna konu edilen karar hakkında inceleme.

6100 sayılı Kanunun 341 nci maddesi uyarınca istinaf kanun yolu açık olan davadaki yasal şartları taşıyan istinaf incelemesi, 6100 sayılı Kanunun 355 nci maddesi uyarınca resen gözetilen kamu düzenine aykırılık halleri dışında, taraflarca yargılama aşamasında ileri sürülen iddia ve savunma kapsamında kalan ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmıştır.Dava, hayat sigorta poliçesinden kaynaklanan vefat tazminatının ödenmesi istemine ilişkindir.Davalı ...

A.Ş.'nin istinafına göre uyuşmazlık; davalının ileri sürdüğü zamanaşımı defisinin yerinde olup olmadığı, davacıların murisi ile davalı sigorta şirketi arasındaki hayat sigortası poliçesinin iptal edilip edilmediği, davalı sigorta şirketinin sorumlu tutulmasına ilişkin mahkeme kararının usul ve yasaya uygun olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.Davacıların murisi ...'ın onayı ile davaya konu 5 adet ..., ..., ...,... ve...nolu hayat sigortası katılım sertifikalarının yapıldığı, mahkemece yalnızca ... nolu hayat sigortası katılım sertifikasının yürürlükte olduğu kabul edilerek,

bu poliçeye ilişkin vefat teminatı miktarı yönünden hüküm tesis edildiği ve yalnızca davalı tarafın istinafı nedeniyle bu poliçe yönünden yapılan incelemede; ...bank A.Ş. ... Sözleşmesi ... nolu ...

Sertifikası'nın 21.08.2008 tarihinde düzenlendiği, 21.08.2008-21.08.2018 dönemine ilişkin 10 yıl süreli, 69.750,00 ölüm teminat limitli olup 10 yıllık prim bedeli :3.169,17 TL'dir.... sertifikasının ”Sigorta primlerinin Ödenmesi, Sigortacının sorumluluğunun Başlaması ve Sigorta ettirenin Temerrüdü “ başlıklı bölümü:”primin taksitle ödenmesi kararlaştırıldığı takdirde, taksitlerden herhangi birinin vade bitimine kadar ödenmemesi halinde sigortacı, sigorta ettirenin adresine taahhütlü mektupla veya nater kanalı ile ücret veya taksidin 1 ay içinde ödenmesini, aksi takdirde sigortanın feshedilmiş olacağını ihtar eder.

Bu süre sonunda ücret veya taksit yatırılmadığı takdirde sözleşme feshedilmiş olur.” şeklindedir. Sigorta uzmanı ..., ... ve ... Banka Müdürü ...'ten oluşan bilirkişi heyetinin 26/06/2014 tarihli bilirkişi heyeti raporlarında:"Vefat Teminatı 69.750.- TL - 2.852.82 TL Kalan (8 Taksit ) Prim - 66.897.18 TL Tazminat, Hayat Sigortaları Genel Şartları 8. mad. Hükmüne göre.

Hak sahipleri poliçeden doğan haklarını talep edebilmek için, ölüm nedenini açıklayan Dr. Raporu, veraset ilamı, nüfus kayıt örneği gibi belgeleri sigortacıya vermekle, sigortacı da; ödemesi gereken kesinleşmiş tazminatı on gün içinde hak sahiplerine ödemekle yükümlüdür. Ancak, dosyada mevcut belgeler arasında davacıların sigortacıya belgeleri hangi tarihte tevdi ettiği bilinmemekte, buna karşın. Müteveffa sigortalının diğer bir ( ...

Sertifika No.lu ) poliçesine istinaden sigortacının 05.10.2012 Tarihinde davacılara ( 8.600.- TL. ) tazminat tediyesinde bulunmuş olması, sigortacının vefata ilişkin gerekli belgeleri varislerden teslim aldığı, dolayısıyla; işbu tazminat tediyesine ilişkin temerüdün de 05.10.2012 Tarihinde başlayabileceği düşünülmektedir.Davalı Sigortacının, Sigortalısı Müteveffa ...

Adına Düzenlenmiş Bulunan Kredi Grup Hayat Sigortası Katılım Sertifikası / Poliçesinde Belirlenen Vefat Teminat Limitinden, Ödenmemiş Poliçe Prim Taksitleri Tenzili Sonrası, 66.897.18 TL.

Vefat Tazminatının, Mahkemece Belirlenecek Müterafik Kusuru Oranında, Davacılara Ödenmesi Gerekeceği, Geçmiş Gün Faiz Toplamı 4.999.87 TL. olarak tespit edildiği, temerrüdün 05.10.2012 tarihinden başlayabileceği düşünüldüğü, dava dosya kapsamında mevcut belgelere göre; teminata konu poliçenin priminin ödenmemesinde / iptalinde davalı bankanın kusuru bulunmadığı,

ancak, müşterisi ...'a ait 22.08.2009 / 22.09.2009 dönemi hesap hareketlerini gösterir belgenin dava dosyasına sunulması tetkiki sonrası sorumluluğu değişebileceği," bildirilmiş olup aynı bilirkişi heyetinden alınan 23.02.2015 tarihli ek raporda ise:"Kök Raporumuzda Talep edilen Dava Dosyasına Sunulmuş Olan Müteveffanın 22.08.2009-22.09.2009| Dönemi Hesap Ekstresinde Herhangi bir Maddi Hareket Bulunmadığı Görüldüğü ve Tarafların İtikazlarının Kök Rapor Görüş Değişikliğine Gidilmesini Gerektirmediği," belirtilmiştir.6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 2. maddesinde “Bu Kanunda aksi öngörülmemiş

veya farklı bir şekilde düzenlenmemişse; a) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce meydana gelen olayların hukukî sonuçlarına, bu olaylar hangi kanun yürürlükte iken gerçekleşmişlerse, o kanun hükümleri uygulanır. b) Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten önce gerçekleşmiş hukukî fiiller, bağlayıcılıkları ve hukukî sonuçları itibarıyla, bu tarihten sonra dahi, gerçekleştikleri tarihte yürürlükte bulunan kanuna tâbidir...” hükmü,

aynı kanunun 6/1. maddesinde de “Türk Ticaret Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan zamanaşımı süreleri ile hak düşürücü süreler eski hukuka tâbidir.” hükmü düzenlenmiştir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun yürürlük tarihi 01/07/2012 olup, somut olayda uygulanması gereken 6762 sayılı TTK’nun 1268. maddesine göre “Sebepsiz yere ödenmiş bulunan primin veya sigorta bedelinin geri alınması alacakları dahil sigorta mukavelesinden doğan bütün mutalebeler, iki yılda müruruzamana uğrar.” Aynı kanunun 1332. maddesinin son fıkrasına göre, "Sigortalı veya sigortadan faydalanan kimse,

rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren beş gün içinde durumu sigortacıya bildirmeye mecburdur. Sigorta bedeli, bu beş günlük müddetin geçtiği tarihte muaccel olur."Somut olayda; davacıların murisinin 30/08/2012 tarihinde vefat ettiği, davanın ise 11/04/2014 tarihinde açıldığı dikkate alındığında 6102 Sayılı TTK'nın 1420.

Maddesi uyarınca alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren 2 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığı anlaşılmakla davalı tarafın ileri sürdüğü zamanaşımı defisine itibar edilmemiştir.Kredi sözleşmesinin 21/08/2008 tarihinde düzenlendiği, murisin 30/08/2012 tarihinde vefat ettiği anlaşılmakla, somut olay yönünden 6762 sayılı TTK hükümlerinin incelemesi gerekmektedir.

6762 sayılı TTK'nın 1282.maddesinde "Aksi kararlaştırılmış olmadıkça sigortacı, primin ödendiği tarihten itibaren gerçekleşen rizikolardan mesuldür.

Sigortanın devam müddeti mukavelede yazılı değilse tarafların müşterek maksadiyle mahalli teamül ve sair haller göz önünde tutularak mahkemece tayin olunur." (6102 sayılı TTK 1421) 6762 sayılı TTK'nın 1294.maddesinde "Sigorta ettiren kimse, primlerin en yüksek haddinin tayinine ait hususi hükümler mahfuz kalmak üzere, mukavele ile kararlaştırılmış olan primi ödemekle mükelleftir.

Sigorta primi mukavelede gösterilmemişse ilgili vekaletçe tasdik edilmiş olan tarifeler gereğince tayin olunur. Sigorta primi para olarak ödenir. Ödeme için senet verilmesi halinde senet bedelinin tahsil edildiği tarihte ödeme yapılmış sayılır.Primin aylık veya yıllık olarak taksitle ödenmesi kararlaştırılabilir.

Böyle bir mukavele yoksa sigorta priminin toptan ödenmesi lazımdır.", 1295.maddesinde "Sigorta priminin tamamının, taksitle ödenmesi kararlaştırılmışsa ilk taksitin, akit yapılır yapılmaz ve poliçenin teslimi karşılığında ödenmesi gerekir.

Sigortacının sorumluluğu primin veya ilk taksitin ödendiği tarihten başlar.", (6102 sayılı TTK'nın 1430, 1431. maddesi) 6762 sayılı TTK'nın 1297.maddesinde "Bir yıldan uzun süreli can sigortalarında,sigorta ettiren kimse, sigorta primini 1295 inci madde gereğince vermemiş veya prim tecil edilmiş yahut taksitlere bağlanmış olduğu halde işbu primi veya herhangi bir taksidi vadenin bitiminde ödememiş ise, sigortacı,

kendisinin veya akid sıfatıyle hareket eden vekilinin yazı ile sigortacıya bildirilmiş son ikametgah veya meskenine resmi bir ihtarname veya taahhütlü mektup göndererek bir ay içinde söz konusu ücret veya taksidi ödemez ise sigortanın feshedilmiş olacağını ihtar eder.

Bu sürenin bitiminde borç ödenmemiş ise sözleşme feshedilmiş olur.", 1325.maddesinde "Sigorta priminin ödenmemesi halinde 1297 nci maddenin 1 inci fıkrası hükmü cari olup sigortacının bu sebepten dava açmıya hakkı yoktur." (6102 sayılı TTK'nın 1434. maddesi) 6762 sayılı TTK'nın 1331.maddesinde "Bir kimsenin hayatı, ya o kimse yahut onun bilgi ve muvafakati mevcut olmasa bile üçüncü bir şahıs tarafından sigorta ettirilebilir; şu kadar ki;

üçüncü şahsın o kimsenin hayatının devamında maddi veya manevi menfaati bulunması sigortanın muteberliği için şarttır.", 1332.maddesinde "Sigortacı, bir kimsenin ya muayyen bir müddet içinde veyahut mukavelede muayyen olan şart ve haller içinde ölümü veya o kimsenin mukavele ile muayyen bir müddetten fazla yaşaması ihtimallerini sigorta edebilir." (6102 sayılı TTK'nın 1487. maddesi) Hayat Sigortaları Genel Şartları'nın "Sigorta Priminin Ödenmesi ve Sigortacının Sorumluluğunun Başlaması" başlıklı C.1. maddesinin 5. bendinde.

"Bir yıldan uzun süreli hayat sigortalarında sigorta ücretinin veya taksitlere bağlanmış olduğu takdirde herhangi bir taksitinin vadesinde ödenmemesi halinde sigortacı, sigorta ettirenin kendisine bildirmiş olduğu son ikametgah adresine taahhütlü mektupla veya noter kanalıyla ücret veya taksitin bir ay içinde ödenmesini, aksi takdirde sigortanın feshedilmiş olacağını ihtar eder.

Bu sürenin sonunda söz konusu ücret veya taksit ödenmemiş ise sözleşme feshedilmiş olur."Hayat Sigortaları Genel Şartları'nın "Tebliğ ve İhbarlar" başlıklı C.10 maddesinde. "Sigortalı ve sigorta ettirenin bildirimleri, sigorta şirketinin merkezine noter eliyle veya taahhütlü mektupla yapılır. Sigortacının bildirimleri de sigorta ettirenin ve sigortalının poliçede gösterilen adresine aynı surette yapılır.

Bu adreslerin değişmiş olması halinde ise, sigorta ettiren bunu sigorta şirketine bildirmek zorundadır.

Aksi takdirde sigortacı tarafından yapılacak tebligatın sigorta ettirene ulaştırılmamış olmasından doğacak kanuni sonuçlar doğrudan doğruya sigorta ettirene ait olur.Taraflara imza karşılığında, elden verilen mektup veya telgraf ile yapılan bildirimler de taahhütlü mektup hükmündedir."Somut olayda sigortalıya sms ile bilgilendirme yapıldığı belirtilmişse de, yukarıda ifade edilen TTK hükümleri,

Hayat Sigortaları Genel Şartları ve Bireysel Kredilerle Bağlantılı Sigortalar Uygulama Esasları Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında davacıların murisinden hayat sigortası priminin ilk taksiti olan 316,98 TL'nin tahsil edildiği de dikkate alındığında poliçenin iptalin dair bildirimin sms yoluyla değil, sigortalının adresine gönderilecek ihtar ile yapılması gerektiği açıktır.

Bu durumda sigorta şirketinin usulüne uygun olarak bildirim yapmadığı sabit olup ... nolu hayat sigortası katılım sertifikasının yürürlükte olduğu kabul edilmelidir.Mahkemece sigorta poliçesinin yürürlükte olduğunun kabulünün ardından kalan 9 taksite ilişkin 2.852,82 TL prim bedeli 69.750,00 teminat limitinden düşüldükten sonra TBK 52. maddesi uyarınca indirim yapılmak suretiyle davalı sigorta şirketi aleyhine 3.448,59 TL tazminata hükmedilmiştir.Yalnızca davalı ...

A.Ş.'nin istinafına göre hükmedilen miktara yönelik sorumluluklarının bulunmadığına dair istinaf sebebine itibar edilmemiştir.Açıklanan gerekçelerle; incelenen mahkeme kararının istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı yapılan inceleme itibariyle usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından, davalı ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b.1 gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davalı ... A.Ş.'nin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... A.Ş.' tarafından yatırılan 162,10 TL istinaf başvuru harcının Hazineye irat kaydına, 3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, davalı ... A.Ş. tarafından yatırılan 613,90 TL'nin mahsubu ile bakiye 186,30 TL harcın karar kesinleştiğinde davalı ...

A.Ş.'ye iadesine, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalı ... A.Ş. üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalı...

SONUÇ / HÜKÜM

A.Ş.'ye ilk derece mahkemesince iadesine,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.11/12/2024

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi, E. 2021/1611, K. 2024/1640, 11 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Gereği Düşünüldü
  4. Cevap
  5. İlk Derece Mahkemesi Kararı
  6. İstinaf Sebepleri
  7. Delillerin Değerlendirmesi Ve Gerekçe
  8. Hükü M
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/1611
Karar No
2024/1640
Tarih
11 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1611 K.2024/1175
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1613 K.2024/1181
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1615 K.2024/1178
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2021/1619 K.2024/1179
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2021/1635 K.2024/1826
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2021/1646 K.2024/2046

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.