KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/1529
- Karar no
- 2024/1894
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 03/03/2021
- Numarası
- 2016/637 (E) - 2021/92 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.142 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; plakası tespit edilemeyen aracın ... plakalı motosikleti sıkıştırması neticesinde motosikletin yolda kusurlu olarak duraklama yapan dava dışı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası sonucu motosiklette yolcu olarak bulunan müvekkilinin yaralanarak malul kaldığını, kazaya karışan araçların birinin yabancı plakalı, diğerinin plakasının tespit edilememesi sebebiyle davalıların oluşan zararı karşılamakla yükümlü olduklarını belirterek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50 TL kalıcı maluliyet tazminatı, 50 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 150 TL maddi tazminatın sigorta şirketi açısından temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş.
20/02/2020 tarihli ıslah dilekçesiyle 150 TL olan maddi tazminat talebini davalı Güvence Hesabı açısından 8.605,69 TL geçici iş göremezlik ve 1.874,83 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 10.480,52 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. Davalı Türkiye Motorlu Taşıtlar Bürosu vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
Davalı Güvence Hesabı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili kuruma dava açılmadan önce başvuru yapılması şartı getirildiğini, bu şart yerine getirilmeden ikame edilen işbu davanın usulden reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davalı Motorlu Taşıtlar Bürosu yönünden davanın husumet nedeniyle, davalı Güvence Hesabı yönünden davanın esastan reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Trafik Kazası Tespit Tutanağındaki ... isimli görgü tanığının beyanına göre münakaşa edildiği esnada kazanın meydana geldiği ve münakaşa olsa dahi yolcu konumundaki müvekkilinin bulunduğu motosikletin sıkıştırıldığı hususunun sabit olduğunu, soruşturma dosyasının incelenmesi sonucunda düzenlenen Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi raporunun iki seçenekli olarak düzenlenmiş olduğunu, aktüer raporu düzenlendikten ve ıslah işlemi yapıldıktan sonra davanın reddedilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporda; iki seçenekli inceleme yapılmış, 1. olayda ... plaka sayılı motosiklet sürücüsünün başka bir sürücüyle münakaşa ettiği sırada motosikletin yolun sağ tarafında duraklayan otomobile çarpması durumunda meydana gelmiş ise; ... plaka sayılı motosiklet sürücüsünün %100 oranında kusurlu, sürücü ...'ın kusursuz, olduğu, 2. olayda ... plaka sayılı motosikletin plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın etkisiyle seyir durumunun bozulmasıyla yolun sağ tarafında duraklayan otomobile çarpması durumunda meydana gelmiş ise;
... plaka sayılı motosiklet sürücüsü meskun mahalde yolun sağ tarafında durmakta olan araca emniyetli mesafede seyretmesi, seyir durumuna etki eden araç nedeniyle etkili fren ve direksiyon tedbiri alması gerekirken yönetimindeki motosikletin yolun sağında duraklayan otomobile çarptığı olayda %70 oranında kusurlu, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın ...plaka sayılı motosikletin seyir durumunu bozması,
motosikletin yolun sağında bulunan otomobile çarptığı olayda %30 oranında etken, sürücü ...'ın yolun sağ tarafında durakladığı sırada sevk ve idaresindeki otomobile aynı istikamette gerisinden gelen motosikletin çarptığı olayda kusursuz olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.
Mahkemece çelişkinin giderilmesi için İTÜ trafik kürsüsünde görevli üçlü bilirkişi heyetinden rapor alınmasına karar verilmiş, 23/09/2019 tarihli kusura ilişkin heyet raporunda; motosikleti güvenli bir şekilde sevk ve idare etmekte yükümlü bulunan şahsın, kimliği bilinmeyen sürücünün motosikleti sıkıştırması üzerine, derhal fren ve gidon manevrası tedbirlerine başvurması gerekirdi.
Motosiklet sürücüsünün bu hususlara riayet etmediği, kimliği meçhul sürücü ile tartışırken yola gereken dikkati vermediği, bu nedenle kazayı önlemek için gerekli tedbirlere başvurmadığı ve önünde duraklamış olan otomobilin arkasına çarptığı, tedbirsiz, dikkatsiz, özen yükümlülüğüne ve trafik düzeni ve güvenliği ile ilgili zorunluluklara aykırı hareket ettiği, bu hatalı sevk ve idaresinin olayda birinci derecede ve %70 oranında etkili olduğu, plaka numarası bilinmeyen, ... marka olduğu söylenen aracın kimliği bilinmeyen sürücüsünün, davacı tarafa ait motosikleti sıkıştırarak motosikletin seyir güvenliğini bozduğu,
tedbirsiz, dikkatsiz, özen yükümlülüğüne ve şerit ilerleme kurallarına aykırı şekilde seyrettiği, bu hatalı sevk ve idaresinin dava konusu olayda ikinci derecede ve %30 oranında etkili olduğu, ... plakalı otomobilin dava dışı sürücüsünün etkili kural ihlali bulunmadığı yönünde görüş bildirilmiş, ATK'dan alınan kusur raporunda olayda motosiklet sürücüsünün asli ve %70 oranında kusurlu olduğu, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın, motosikletin seyir durumunu bozmasının %30 oranında etken olduğu, sürücü ...'ın kusursuz olduğu yönündeki görüşün heyetin kanaati ile örtüştüğü belirtilmiştir.
Bu durumda 23/09/2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda davacının yolcu konumunda olduğu motosiklet sürücüsünün %70 kusurlu olduğu, plakası tespit edilemeyen aracın %30 kusurlu olduğu tespitinin, davacının zararına neden olan olayın oluşumuna daha uygun düştüğü, ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan raporun seçenekli hazırlandığı, bu nedenle mevcut raporlar arasında çelişki de olmadığı,
İlk Derece Mahkemesince Güvence Hesabı yönünden plakası tespit edilemeyen aracın kusursuz olduğu gerekçesiyle reddine karar verilmesinin dosya içeriğine uygun olmadığı sonucuna varılmış, davacının yolcu konumunda olduğu motosikletin sürücüsünün %70, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün %30 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek, bu doğrultuda hazırlanan aktüerya raporundaki tazminat miktarından davacının ıslah ettiği bedele hükmedilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1529, K. 2024/1894, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama