KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2025
- Dosya no
- 2021/1574
- Karar no
- 2025/281
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 15/1/2021
- Numarası
- 2019/496 (E) - 2021/7 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
644 kelime·3 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, 13.477,27 TL'nin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ...
Sigorta AŞ vekili dilekçesinde özetle; davacının dava dilekçesinde ayrıca ve açıkça eksper marifetiyle inceleme yaptırdığını beyan ettiğini, somut davada belirsiz alacak davası açmanın koşullarının bulunmadığını, gerçek zararın tespiti ve talep edilebilecek tazminat miktarının belirlenme olanağı varken, belirsiz alacak davası açmakta hukuki yarar bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi gerektiğini, aracın uğradığı gerçek değer kaybı olan 6.014 TL ile aracın gerçek onarım bedeli 10.600 TL'nin davadan önce davacıya ödendiğini;
müvekkili şirket ile davacı arasında düzenlenen mutabakatnamede 10.600 TL'nin alındığının kabul edildiğini, bu bağlamda davacı taraf ile müvekkili sigorta şirketi arasında borcun tümünü ortadan kaldıran ibra ve temlik yani bir sulh sözleşmesi imzalandığını, böylece somut olaydan kaynaklanan alacağın tamamen sona erdiğini; hasar bedeli yönünden hesaplamanın iskonto yapılarak uygulanması gerektiğini, bir malın veya hizmetin bedeli olmayan tazminat için KDV hesaplanamayacağını; yedek parça tedarik aşamasında müvekkili sigorta şirketine indirim hakkının kullandırılmaması sebebiyle başvurunun iyiniyetten yoksun olduğunu;
talep edilen tazminat ödendikten sonra talep edilen ekspertiz bedelinin de reddedilmesi gerektiğini, ekspertiz ücretinin poliçe teminatı dışında olduğunu, müvekkili şirketin ekspertiz ücreti ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, sigorta şirketine başvurarak ücretsiz eksper atamasından yararlanması olanağı bulunan davacının kendisine eksper atamasının 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2'nci maddesi kapsamında iyiniyet çerçevesinde yapılan makul gider olarak sayılamayacağını; faz başlangıcının dava tarihi olarak kabul edilebileceğini, faizin türünün de yasal faiz olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Davanın açıldığı tarih itibarıyla değer kaybı tazminatı ile hasar bedeli tazminatının miktarını tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyecek olan davacının eldeki davayı HMK'nin 107'nci maddesi kapsamında belirsiz alacak davası niteliğinde açmasında hukuki yararı bulunduğu kabul edilmiş; davalı tarafından sulh tutanağı veya ibraname sunulmadığından bu konuya yönelen istinaf nedeni yerinde görülmemiş.
5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 22'nci maddesinin 17'nci fıkrası uyarınca maddi hasarla sonuçlanan trafik kazaları için kanıt niteliğini taşıyan sigorta ekspertiz raporu ile kazaya ilişkin fotoğraflar değerlendirilerek düzenlenen ve hükme esas alınan bilirkişi raporunda eksper raporunda belirtilen yedek parça değişimleri ile işçiliğin kazalı araçtaki hasarla uyumlu olduğu, işçilik bedellerinin İstanbul Oto Sanatkarları Esnaf Odasının fiyat tarifesinde belirtilen tutarları aşmadığı,
KDV dahil hasar bedelinin 24.077,27 TL olarak belirlenmesinin yerinde olduğunun bildirilmesi gözetildiğinde, davalı sigorta şirketi tarafından ödenen 10.600 TL'nin mahsup edilmesinin ardından kalan 13.477,27 TL maddi tazminata hükmolunmasında isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış;
davacının maddi zararının giderilmesi için gönderdiği ihtarnamenin 2/7/2019 günü ulaştığı davalı sigorta şirketinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98'inci maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen 8 iş günü ödeme süresinin dolduğu 16/7/2019 günü itibarıyla temerrüde düştüğünün kabul edilmesi gerektiğinin anlaşılması karşısında, davalı vekilinin bu konuya yönelen istinaf nedeni de yerinde görülmemiştir.
20/2/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1574, K. 2025/281, 20 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama