KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/1745
- Karar no
- 2024/1591
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 01/10/2019
- Numarası
- 2015/849 (E) - 2019/1007 (K
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
1.056 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... şirketine ZMSS poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın 28/08/2014 tarihinde meydana gelen kazada davacıya çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere meslekten kazanma gücü ve efor kaybı için 600 TL, bakıcı gideri için 200 TL, SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri için 200 TL, olmak üzere toplam 1.000 TL maddi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt-avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine,
50.000 TL manevi tazminatın olay tarihi itibariyle işleyecek ticari temerrüt-avans faiziyle birlikte davalı araç maliki ve sürücüden tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...
Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı ...'ün meydana gelen trafik kazası neticesinde uğramış olduğu zararın tazmini amacıyla Nizip 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/973 Esas sayılı dosyası ile müvekkili şirket aleyhine dava ikame ettiğini, bu nedenle açılan davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davacı vekili 21/04/2016 tarihli dilekçesiyle maddi tazminat yönünden davalı ... şirketi ile sulh olduklarını, maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini bildirmiş, 20/11/2018 tarihli duruşmada da maddi tazminat taleplerinden feragat ettiklerini, davaya manevi tazminat talepleri yönünden devam ettiklerini beyan etmiştir. İlk derece mahkemesince.
"Maddi tazminat yönünden davanın feragat nedeniyle reddine, manevi tazminat yönünden davanın kısmen kabulü ile 11.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 28/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılar ... ve ... San. ve Dış Tic. Ltd. Şti.'nden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya dair talebin reddine" karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; manevi tazminat yönünden kurulan hükümlerin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama neticesinde kurulan hükmün yerleşik Yargıtay ve BAM içtihatlarına uymadığını, zira davalının kusuru ve müvekkilinin maluliyeti bir arada değerlendirildiğinde belirlenen manevi tazminatın taleplerinin çok altında kaldığını, dosyada müvekkilinin %18,2 oranında sürekli sakatlık ve 9 ay geçici işgöremezlik maluliyet raporun kabul edilmesine karşın takdir edilen manevi tazminat miktarının hak ve nesafete uygun olmadığının anlaşıldığını,
anılan hükme bağlı olarak lehlerine hükmedilmesi gereken yargılama giderleri ve her türlü harç ile vekalet ücretinin de düşük hesaplandığını, aleyhlerine hüküm kurulmaması gerekirken hüküm tesis edildiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, manevi tazminat talebine ilişkindir.
Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır.
TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir." TBK'nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, davacıdaki yaralanmanın niteliği ve maluliyet oranı ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi'nce hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uymadığı kanısına varıldığından, davacı vekilinin, manevi tazminat miktarının az olduğu yönündeki istinaf itirazı yerindedir.
Bu çerçevede, dosya kapsamı, olay tarihi, davacının maluliyet oranı, kusur ve tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları değerlendirilerek, manevi tazminat müessesinin amacı ve hakkaniyet ilkesi de dikkate alınarak, takdiren davacı lehine 50.000 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanısına varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1745, K. 2024/1591, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama