KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/1886
- Karar no
- 2024/1669
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 15/06/2021
- Numarası
- 2019/880 (E) - 2021/491 (K
- Davanın konusu
- Tazminat
- Dava tarihi
- 11/10/2019
Karar Metni
2.043 kelime·10 dk okuma·3 bölüm
Birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/259 (E) sayılı davasında: DAVANIN KONUSU:Tazminat
DAVA TARİHİ:06/04/2021
KARAR TARİHİ:26/11/2024
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Asıl dava dosyasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı, davalı ...
Şirketine ait ve davalı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken meydana gelen tek taraflı trafik kazasında otobüs içinde yolcu konumunda bulunan davacıların annesi ...’nın vefat ettiğini, poliçe kapsamındaki zararlarının kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek faizleriyle birlikte müvekkillerinin poliçe kapsamı dahilindeki haklarının ...
AŞ'den, poliçe kapsamı dışında kalan maddi zararlarının diğer davalılardan tahsilini talep ve dava etmiş. 29/04/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle 10.000 TL ... Sigortası teminatı bakımından davacı ... için 1.667,67 TL, davacı ... için 1.667,67 TL, davacı ... için 1.667,67 TL, davacı ... için 1.667,67 TL, davacı ... için 1.667,67 TL, davacı ... için 1.667,67 TL.
4.000 TL cenaze giderleri bakımından davacı ... için 666,67 TL, davacı ... için 666,67 TL, davacı... için 666,67 TL, davacı ... için 666,67 TL, davacı ... için 666,67 TL, davacı ... için 666,67 TL olmak üzere toplam 14.000 TL ve her bir davacı için 20.000 TL olmak üzere toplam 120.000 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.Birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/259 (E) sayılı davasında davacılar vekili dava dilekçesinde özetle;
... plakalı aracın karıştığı trafik kazası nedeniyle davacıların uğramış olduğu manevi zararların tespiti yapılarak kazanın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek faizleriyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ile davalılar ... Şirketi ile Ümraniye Belediye Başkanlığı vekilleri cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır.İlk derece mahkemesince, asıl dava yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı ...
Şirketi yönünden açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacıların destekten yoksun kalma tazminatı taleplerinin koşulları oluşmadığından ayrı ayrı reddine, ferdi kaza sigortası tazminatının davacı ... için 1.666,67 TL, davacı ... için 1.666,67 TL, davacı ... için 1.666,67 TL, davacı ... için 1.666,67 TL, davacı ... için 1.666,67 TL, davacı ...için 1.666,67 TL'nin temerrüt tarihi olan 12/02/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...
AŞ'den tahsili ile davacılara ödenmesine, diğer davalılar yönünden reddine, cenaze ve defin gideri yönünden davacı ... için 666,67 TL, davacı ... için 666,67 TL, davacı ... için 666,67 TL, davacı ... için 666,67 TL, davacı ... için 666,67 TL, davacı ... için 666,67 TL'nin kaza tarihi olan 22/11/2018 tarihinden itibaren (davalı ... AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 12/02/2019 tarihinden itibaren) işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar Ümraniye Belediyesi, ... ve ...
AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine;Birleşen İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/259 (E) sayılı davası yönünden manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile davacı ... için 20.000 TL, davacı ... için 20.000 TL, davacı ... için 20.000 TL, davacı .. için 20.000 TL, davacı ... için 20.000 TL, davacı ... için 20.000 TL'nin kaza tarihi olan 22/11/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar Ümraniye Belediyesi ve ...'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara ödenmesine, davalı ...
Şirketi yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davalı... AŞ yönünden poliçe kapsamında olmaması nedeniyle reddine karar verilmiştir.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) uyarınca araç sahibi olan ... Şirketinin işleten sıfatını haiz olup diğer davalılar ile müştereken ve müteselsilen sorumlu tutulması gerektiğini, davalı Ümraniye Belediye Başkanlığı ile ...
Şirketi arasında akdedilen sözleşmenin muhteviyatı incelenmeksizin eksik inceleme neticesi kurulan hükmün hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı Ümraniye Belediye Başkanlığı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; işbu davada müvekkili idareye husumet yönlendirilmesinin hukuka aykırı olup bir an için aksi düşünülse dahi adli yargıda değil idari yargıda dava açılması gerektiğini, müvekkili idare ile davacının maruz kaldığı olaylar arasında illiyet bağı bulunmadığını, müvekkili açısından davanın husumet yokluğu ve yargı yolu açısından reddi gerektiğini, işbu davadaki tazminat sorumluluğunun davalı...
AŞ'ye ait olduğunu, davanın kısmen reddine karar verilmiş olmasına rağmen redde ilişkin kısım yönünden müvekkili lehine vekalet ücreti takdir edilmemiş olduğundan ilk derece mahkemesi kararının hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, asıl davada maddi ve birleşen davada manevi tazminatın,
zarar sorumlularından tahsiline ilişkindir.Davacıların ve davalı Ümraniye Belediye Başkanlığının istinaf itirazının manevi tazminat (birleşen davada) yönünden incelenmesinde;Anayasa’nın 158. maddesi uyarınca adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili kılınan Uyuşmazlık Mahkemesinin birçok kararında da vurguladığı üzere, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 19/01/2011 tarihinde yürürlüğe giren 110. maddesi ile Anayasa Mahkemesinin konuya ilişkin kararları gözetildiğinde, bahsi geçen Kanun maddesinin karayollarında,
can ve mal güvenliği yönünden trafik düzeninin sağlanarak trafik güvenliğini ilgilendiren tüm konularda alınacak önlemleri kapsadığı ve Kanun'un, trafikle ilgili kuralları, şartları, hak ve yükümlülükleri, bunların uygulanmasını ve denetlenmesini, ilgili kuruluşları ve bunların görev, yetki ve sorumlulukları ile çalışma usullerini kapsadığı, dolayısıyla oluşan trafik kazası nedeniyle açılacak sorumluluk davalarının görüm ve çözümünde adli yargının görevli olduğu;
meydana gelen zararın tazmini istemiyle açılan bu davanın da adli yargı yerinde çözümlenmesi gerektiğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir.Somut olayda, davalı ...
Şti.'nin ... plakalı aracın maliki olduğu, ancak ilgili aracı Hizmet Sözleşmesi kapsamında davalı Ümraniye Belediyesince kullanıldığı ve 01/01/2018 ila 30/09/2019 tarihlerini kapsayan hizmet sözleşmesi olduğu, kazaya karışan otobüsün ise hizmet sözleşmesi kapsamında faaliyet gösterirken kazanın meydana geldiği anlaşılmıştır.
KTK'nin 3. maddesinde işleten, "Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir.
Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır." biçiminde tanımlanmış, aynı Kanunun 85. maddesinin 1. fıkrasında ise bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibinin,
doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olacağı belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler, dosya kapsamıyla birlikte değerlendirildiğinde.
KTK'nin 3 ve 85. maddesinin 1. fıkrası uyarınca trafik kazasından dolayı meydana gelen zarardan davalı ... ile davalı Ümraniye Belediyesinin işleten konumunda oldukları, davalılar arasındaki sözleşmenin kira sözleşmesi olmayıp hizmet alım sözleşmesi niteliğinde, davalı yüklenici şirketten davalı iş sahibi belediyeye araç ve personel temin edilerek yapılan iş kapsamında üçüncü kişilerin doğan zararlarına ilişkin tazmin yükümlülüğünün ancak aralarındaki rücu ilişkisinde birbirlerine karşı ileri sürülebileceği, bu savunmanın sözleşmenin tarafı olmayan ve zarar gören üçüncü kişilere karşı ileri sürülemeyeceği,
anılan sözleşmenin de iş sahibi (uzun süreli kiralayan olduğu ileri sürülen) belediyenin, yüklenici (kiraya veren olduğu iddia edilen) ... şirketi üzerinde denetim ve gözetime ilişkin hükümleri itibarıyla kira sözleşmesinin niteliğine uygun olmadığı, buna göre davalı belediye ile ... şirketinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun (TBK) 61. maddesi ile KTK'nin 85. maddesinin 1. fıkrası uyarınca aracın işletilmesinden doğan maddi ve manevi zararın tamamından müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları anlaşılmakla, davalı....
Şti. yönünden davanın husumetten reddi doğru olmamıştır.Davacının ve davalının maddi tazminat yönünden (asıl davada) istinaf itirazının incelenmesinde;HMK'nin 341/2. maddesine göre miktar veya değeri üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir.
Aynı kanunun 341/4. maddesinde de "alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü üçbin Türk Lirasını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz." düzenlemesi mevcuttur.
Ayrıca HMK'nın ek 1. maddesinin 1. fıkrasında: "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298. maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır.
Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında: "HMK'nin 341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır.Yeniden değerleme oranındaki artış sonucu somut olayda yerel mahkeme hükmünün verildiği 2021 yılı için HMK'nin 341/2. maddesindeki kesinlik sınırı 5.080 TL olacaktır.Maddi tazminat istemine ilişkin davada her bir davacı yönünden hükmedilen tazminat miktarı toplam 2.333 TL'dir.
Bu halde, kabul (ıslah dilekçesinde belirlenen maddi tazminat tutarı) ve reddedilen miktarlar kararın verildiği tarih itibarıyla 2021 yılı için öngörülen kesinlik sınırının altında kaldığından, davcılar vekilinin ve davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesince verilen maddi tazminat kararı için istinaf hakkı yoktur. Bu nedenle taraf vekillerinin istinaf dilekçelerinin HMK'nin 352/1-b maddeleri gereğince reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/1886, K. 2024/1669, 26 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama