KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Ocak 2022
- Dosya no
- 2021/2049
- Karar no
- 2022/126
- İncelenen kararın mahkemesi
- İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 30/03/2021
- Numarası
- 2018/633 (E) - 2021/267 (K
- Davanın konusu
- Rücuen tazminat
Karar Metni
865 kelime·4 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirkete sigortalı dava dışı ... ve ...'in, yolcu olarak bulundukları sürücüsü dava dışı ...'ın yönetimindeki ... plakalı araç ile dava dışı ...'ın idaresindeki ... plakalı aracın 5/10/2008 günü çarpışmaları sonucu ağır biçimde yaralandıklarını belirterek, müvekkili sigorta şirketinin, sigortalı kişilerin tedavileri nedeniyle ödediği 10.370,20 İngiliz sterlini ile 110 euronun, ... plakalı aracın sigortacısı davalı ...
Sigorta AŞ'den tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin kanunen öngörülen tarifede belirtilen ücretleri aşacak biçimde düzenlenen fatura tutarını ödemekle yükümlü olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davaya dahil edilen Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) vekili cevap dilekçesinde özetle; yasal dayanaktan yoksun davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı SGK vekili dilekçesinde özetle; davalı sıfatıyla yargılamaya dahil edilen müvekkilinin sıfatının karar başlığına yanlış yazıldığını, davaya dahil edilme konusunda yüklenecek kusuru bulunmayan müvekkili kurumun kurum lehine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olması nedeni ile mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi kapsamında ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı yapılan inceleme sonunda: Davacı ... Ltd tarafından davalı ...
Sigorta AŞ'ye karşı açılan rücuen tazminat davasında verilen İstanbul 48'inci Asliye Ticaret Mahkemesinin 4/2/2014 gün ve 2013/108 (E) - 2014/15 (K) sayılı kararının Yargıtay 17'nci Hukuk Dairesinin 5/7/2017 gün ve 2014/22311 (E) - 20217/7214 (K) sayılı kararıyla onanmasına karar verilmesinin ardından davalı vekillerinin karar düzeltme başvurusu üzerine anılan dairenin 24/4/2018 gün ve 2017/4856 (E) - 2018/4438 (K) sayılı kararıyla; yargılama sırasında 25/2/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanunun 59'uncu maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98'inci maddesinin değiştirilerek,
trafik kazası nedeni ile üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanacağı, anılan Kanunun geçici 1'inci maddesi ile de bu Kanunun yayımlandığı tarihten önce meydana gelen trafik kazaları ile sunulan sağlık hizmet bedellerinin SGK tarafından karşılanacağı,
söz konusu sağlık hizmet bedelleri için bu Kanunun 59'uncu maddesi ile belirlenen tutarın %20'sinden fazla olmamak üzere belirlenecek tutarın 3 yıl süre ile ayrıca aktarılması ile anılan dönem için ilgili sigorta şirketleri ve ...'nın yükümlülüklerinin sona ereceğinin öngörüldüğü, buna göre tedavi giderleri yönünden sorumluluğun SGK'ye geçtiği, eldeki davada da yasal hasmın SGK olması gerektiği gerekçesiyle onama kararının kaldırılarak, ilk derece mahkemesinin hükmünün bozulmasına karar verilmiştir.
Görüldüğü üzere davalı SGK kanun değişikliği uyarınca Yargıtay 17'nci Hukuk Dairesinin yukarıda açıklanan kararına dayanılarak, davalı sıfatıyla davaya dahil edilmiştir. Öte yandan gerek SGK vekili, gerekse davalı ... Sigorta AŞ vekili 18/11/2020 tarihli duruşmada davayı takip etmeyeceklerini bildirmişler, ilk derece mahkemesince de 18/11/2020 tarihli ara kararıyla dosyanın HMK'nin 150'nci maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına.
30/3/2021 tarihli nihai kararla da davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği anlaşılmıştır. Başka bir anlatımla davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinin gerekçesi davalı ... Sigorta AŞ ile davalı SGK yönünden aynıdır.
Bu itibarla, davacının talep ettiği alacağın tek olduğu gözetilerek, ilk derece mahkemesinin karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 7'nci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca her iki davalı lehine maktu vekâlet ücretine hükmolunması gerektiğinin gözetilmemesi yerinde olmamıştır.
Gerekçeli karar başlığına yanlış yazılan dahili davalı SGK'nin taraf sıfatının, karar yerinde düzeltilmesi olanaklı yazım hatası olarak kabul edildiğinden kararın kaldırılması nedeni yapılmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/2049, K. 2022/126, 25 Ocak 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama