KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/216
- Karar no
- 2024/735
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 7/10/2020
- Numarası
- 2018/1373 (E) - 2020/435 (K
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
1.604 kelime·8 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesiyle sigortalı, davalı ... AŞ'ye ait davalı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı aracın, karşı yönden gelen müvekkiline ait, dava dışı sürücü ...'in yönetimindeki "..." plakalı araca çarparak maddi hasar görmesine neden olduğunu, davalı ...
Sigorta AŞ'nin maddi hasara karşılık 274 Euro'ya karşılık gelen 2.069,13 TL ödediğini belirterek, 8.163,05 Euro tutarındaki zararın araç hasarına denk gelen 7.054,92 Euro tutarındaki bölümünün bakiyesine karşılık 6.780,92 Euro maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 1.108,13 Euro bilirkişi ücretinin yargılama gideri kapsamında avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar ... Lojistik Hizmetleri AŞ ve ... Sigorta AŞ vekilleri cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince, davanın kısmen kabulüne, 1.830,60 Euro maddi tazminatın döviz cinsinden bir yıllık mevduata kamu bankalarının uyguladığı en yüksek faiz ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; davaya konu kazanın sigortalı ...plakalı araç sürücüsünün tam kusuruyla meydana geldiğini; kaza tespit tutanağının aksini ileri sürme ve kanıtlama olanağının bulunmadığını; hasar raporunda varılan sonucun hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, dava dosyasında mevcut fotoğraflardan da açıkça anlaşılacağı üzere araçta çizilme olmayıp hasarın ezilme biçiminde gerçekleştiğini;
somut kanıtlarla sabit olan ekspertiz ücretinin tamamının hüküm altına alınması gerektiğini, çünkü davacının Almanya'da yaptırdığı ekspertiz incelemesi nedeniyle ödediği tutarın faturayla sabit olduğunu; ilk derece mahkemesi tarafından hükmolunan tazminata avans faizi uygulanması gerektiğini; faiz başlangıcının haksız eylem niteliğindeki davaya konu kazanın meydana geldiği tarih olarak kabul edilmesi gerektiğini; yargılama giderinin hatalı hesaplandığını, yerel mahkemece yargılama giderlerinin eksik, davalılar lehine hükmolunan vekâlet ücretinin de fazla belirlendiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalı ...
Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; tazminat tutarının hakkaniyete aykırı biçimde yabancı para üzerinden hesaplandığını, avans faizi talep edilmesine karşın taleple bağlılık ilkesine aykırı biçimde kamu bankalarının bir yılda döviz cinsinden mevduata uyguladığı en yüksek faizin dikkate alınarak karar verildiğini, davacının zararı için 2.069,13 TL onarım bedeli ödeyen müvekkilinin sorumluluğunda olan tüm hasarı karşıladığını, talebe konu ekspertiz ücretinin poliçe teminatı kapsamında yer almadığını, kabul anlamına gelmemesi koşuluyla yasal faize göre uygulama yapılması gerektiğini belirterek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan hasar tazminatı istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesi kararına karşı, yasal süre içerisinde istinaf kanun yoluna başvuran ve dayanak vekâletnamesinde istinaf kanun yolu başvurusuna göne daha geniş yetkiyi içeren temyizden feragat yetkisi bulunması nedeniyle istinaf kanun yolu başvurusundan feragat etme yetkisi bulunduğu kabul edilen ve elektronik imzalı yetki belgesine göre de vekâletnamede belirtilen bütün yetkileri taşıdığı anlaşılan davalı ...
Sigorta AŞ'nin yetki belgeli vekilinin, Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) vasıtasıyla 1/12/2020 günü sunduğu dilekçesiyle istinaf kanun yolu başvurusundan feragat ettiğini bildirmesi, böylece kanun yolu incelemesi için gereken istek koşulu oluşmadığının anlaşılması karşısında, davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 349'uncu maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca feragat nedeniyle reddine karar verilmesi gerekmiştir.
Davacı vekilinin istinaf kanun yolu başvuru üzerine yapılan incelemede: Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen raporda; yönetimindeki kamyon ile olay yeri kavşaktan dönüşünü, mümkün olan dar açıdan, kendi istikamet şeridi içinde kalabilecek biçimde yapması, dar açı ile dönemiyor ise sağ tarafındaki sokaktan gelen dava dışı sürücü ...'in yönetimindeki davacıya ait aracın geçişini beklemesi gerekirken bu hususlara uymayıp geniş açıyla dönüş yaparak dava dışı sürücü ...'in yönetimindeki arazi aracının istikamet şeridini kapatan davalı sürücü ...'ın %85 oranında asli;
yönetimindeki araçla mahal şartlarının ve olay yeri kavşağı dikkate alarak müteyakkız seyretmesi gerekirken, bu hususlara uymayıp seyir yönüne göre yolun sol tarafındaki sokak üzerinden çıkış yaparak geniş açıyla dönüşünü yapıp istikamet şeridini kapatan davalı sürücünün yönetimindeki kamyona karşı zamanında etkili önlem almayan dava dışı sürücü ...'in ise %15 oranında tali kusurlu olduğu bildirilmiş; böylece davalı sürücü ...'ın yönetimindeki kamyon ile davacıya ait aracın kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek,
olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığı;
davacıya ait araçta meydana gelen hasarın onarım bedeli ile ekspertiz ücretinin, dosyaya eklenen hasar dosyası içinde yer alan maddi hasarlı trafik kazası tespit tutanağı ile hasar gören aracın fotoğraflarından yararlanılarak belirlenen hasarın düzeyine göre, Almanya Federal Cumhuriyeti'ndeki yedek parça ve onarım bedeli ile dava konusu olaya benzer olgular için talep edilen bilirkişi ücretleri de dikkate alınarak belirlendiğinin anlaşılması karşısında, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporu ile HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan,
yeterli gerekçeyi de taşıyan hasara ilişkin bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiş; davacı lehine Euro cinsinden hükmolunan tazminata 3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanun'un 4/a maddesi uyarınca Devlet Bankalarının o yabancı para ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranının uygulanmasına karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamış;
hasar dosyası içeriğine davacı vekilinin hasarın giderilmesine ilişkin talebinden 8/2/2018 günü ulaşan dilekçeyle haberdar olduğu anlaşılan davalı sigorta şirketinin, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99'uncu maddesinin, 1'inci fıkrası ile davaya konu trafik kazasının meydana geldiği tarihte yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının, tazminatın ve giderlerin ödenmesine ilişkin B.2'nci maddesi uyarınca,
rizikonun ihbar edildiği günden başlayan 8 iş gününü kapsayan ödeme süresinin sona erdiği 21/2/2018 tarihi itibarıyla işleyecek faizden sorumlu tutulması gerekirken davalı sigorta şirketinin aleyhine sonuç doğuracak biçimde 17/2/2018 tarihinden itibaren işleyecek faizden sorumlu tutulduğu;
davacı tarafından sarf edilen ve davalılardan tahsiline karar verilen yargılama giderinin, davanın kabul ve ret oranı dikkate alındığında ilk derece mahkemesince fazla hesaplanarak hüküm kurulduğu anlaşılmış ise de, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine aleyhine sonuç doğuracak biçimde karar verilemeyeceği gibi, davalılar tarafından da bu konulara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulmadığından kararın kaldırılma nedeni yapılmamıştır.Ancak, maddi tazminat istemli davanın kısmen reddi durumunda,
ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13'üncü maddesinin 3'üncü fıkrası uyarınca karşı taraf vekili yararına bu Tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücretin, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği dikkate alınmadan yazılı biçimde uygulama yapılmasında isabet görülmemiştir.
14/5/2024
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/216, K. 2024/735, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama