KÜNYE
T.C. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 14 Mayıs 2024
- Dosya no
- 2021/220
- Karar no
- 2024/1034
- İncelenen kararın mahkemesi
- İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 08/10/2020
- Numarası
- 2019/1090 Esas 2020/398 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
- Bam karar tarihi
- 14/05/2024
- Karar yazım tarihi
- 14/05/2024
Karar Metni
1.065 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında ticaret ilişkisi olduğu, müvekkil şirketin borçlu davalıya rulman temin ettiği, takibe konu faturalarla ilgili olarak da defalarca aranarak bilgilendirildiği fakat buna rağmen ödeme yapmadığı, davalı borçlu aleyhine İzmir 12.İcra Dairesi'nin 2019/13236 E. Sayılı dosyası ile davalının borçlu olduğu 4 adet faturaya istinaden 7 örnek icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin borçluya 12/10/2019 günü tebliğ edildiği, 14/10/2019 tarihinde borçlunun takibe, faize, avukatlık ücretine ve ferilerine itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, davalının asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın dava dilekçesine kül halinde itiraz ettiklerini, İzmir 12.İcra Müdürlüğü'nün 2019/13236 E. Sayılı dosyasına sundukları itirazlarını aynen tekrar ettiklerini, taraflar arsında arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, ancak arabuluculukta davacının icra inkar tazminatı talebini uyuşmazlık konusu olarak bildirmediğini, bu nedenle icra inkar tazminatının usulden reddi gerektiğini, dava konusu uyuşmazlığın ancak mahkeme işin esasına girilerek çözülebileceği, davanın yanın takibine konu alacağın likit bir alacak olmadığı, bu nedenle de icra inkar tazminatı talep edilmesinin mümkün olmadığı, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
MAHKEMECE
"...Uyuşmazlığın, taraflar arasında ticari alım satıma dayalı olarak ödenmeyen 4 adet fatura bedellerinin tahsili için İzmir 12.İcra Müdürlüğünün 2019/13236 Takip sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatı koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında davaya konu İzmir 12. İcra Müdürlüğü'nün 2019/13236 Esas sayılı takip dosyası UYAP üzerinden getirtilmiş olup, incelenmesinde; Alacaklısının ... Şti., borçlusunun ... A.Ş. Olduğu, 8.936,95-TL asıl alacak üzerinden 09/10/2019 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, gönderilen ödeme emri üzerine borçlu vekilinin icra takip dosyasına sunulan 14/10/2019 tarihli dilekçesi ile süresi içerisinde takibe, borca, faize, avukatlık ücretine ve ferilerine itirazla takibin durduğu anlaşılmıştır.
Dava, İİK 67. madde gereğince açılan itirazın iptali davası olup, 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılmış olduğu anlaşılmıştır.
Tarafların iddia ve savunmaları nazara alınarak tüm dosya kapsamı üzerinden dosya ve taraflara ait ticari defter ve dayanakları üzerinde uyuşmazlık konularında bilirkişi incelemesi yaptırılmış, SMMM bilirkişisinden rapor alınmış, bilirkişinin mahkememize verdiği 10/08/2020 tarihli raporunda özetle; davalı ... A.Ş.
Vekili tarafından mahkemeye sunulan 17/07/2020 havale tarihli beyan yazısında müvekkil şirketleri tarafından ilgili kayıtların taraflarına verilmemesi sebebiyle bilirkişi incelemesinde hazır bulunamayacaklarını ve defter kayıtlarını mahkemeye sunamayacaklarını beyan etmiş olmaları sebebiyle resmi defter ve belge incelemelerinin davacı firmanın defter ve belgeleri ile dosya içerisindeki belgeler ile sınırlı kaldığı, davacı firmanın 2019-2020 yılı yasal defterlerinin lehine teşkil edebilecek vaziyette olduğu,
davacının icra takip tarihine kadar temerrüt faizi talep edemeyeceği, davacı tarafından icra takibinin konusuna esas teşkil eden 4 adet e-faturanın maliye bakanlığının internet sitesi kullanılarak davalı tarafa iletilmiş olduğu ve ilgili fatura ile ilgili olarak davalı tarafından e-fatura ortamında iade faturası gönderildiğine dair dava dosyasına delil niteliğine haiz belge sunulmaması sebebi ile ilgili 4 adet faturanın davalı tarafından kabul edilmiş olduğu, yapılan tespitlere göre 5.254,84-TL tutarlı ve 1.715,38-TL tutarlı 2 adet faturanın davacı tarafından davalı tarafa teslim edilmiş olduğu görüşünde olduğu,
davacı tarafından davalı firma adına kesmiş olduğu 4 adet e-faturanın davacı tarafından davalı tarafa teslim edilmiş olduğu görüşünde olduğu, 09/10/2019 tarihli icra takip başlangıç tarihinden sonra davalı tarafından davacı tarafa yapılmış olan ödeme bulunmadığı, davacı ... Şti. Firmasının davalı .... A.Ş. Firmasından 09/10/2019 icra takip tarihi itibariyle 8.936,95-TL tutarında alacaklı olduğunu belirtmiştir.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporu esas alınarak; Davanın kabulü ile; İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2019/13236 Esas sayılı takip dosyada vaki itirazın iptali ile takibin 8.936,95-TL asıl alacak üzerinden devamına, Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. '' gerekçesi ile;
HÜKÜM
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere 1-Davanın KABULÜ ile; İzmir 12. İcra Müdürlüğünün 2019/13236 Esas sayılı takip dosyada vaki itirazın iptali ile takibin 8.936,95-TL asıl alacak üzerinden devamına, Asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine," şeklinde karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporuna karşı itirazlarının yerel mahkemece dikkate alınmadığını, yerel mahkeme kararının, davalı müvekkil şirket aleyhine hükmedilen icra inkar tazminatı yönünden de açıkça usul ve yasaya aykırı olduğunu ve ortadan kaldırılması gerektiğini, icra inkar tazminatı yönünden arabuluculuğa başvurulmadığını, bu doğrultuda davacının icra inkâr tazminatının usulden reddinin gerekmesine rağmen, davalı müvekkil aleyhine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek,
gerek emsal BAM kararı gerekse de icra inkar tazminatına ilişkin diğer itiraz ve beyanlarının, yerel mahkemece dikkate alınmadığını ve davalı müvekkil şirket aleyhine kurulan hükmün kaldırılması gerektiğini istinaf başvuru sebebi olarak ileri sürmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava: itirazın iptali istemine ilişkindir. HMK'nun 355. Maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlarda res'en gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; denetime elverişli ve açık bilirkişi raporuna göre davacının davalıdan 8.936,95TL alacaklı olmasına, alacağın belirlenebilir olmasına,
arabuluculuk tutanağında da taraflar arasındaki uyuşmazlığın davaya konu icra dosyasına yapılan itiraz nedeniyle açılacak davalara ilişkin olarak belirlenmiş olmasına göre davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/220, K. 2024/1034, 14 Mayıs 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama