KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2023
- Dosya no
- 2021/462
- Karar no
- 2023/1610
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 24/12/2020
- Numarası
- 2016/842 (E) - 2020/797 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.023 kelime·5 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; trafik sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu müvekkilinin yaralandığını, davalı sigorta şirketine dava açılmadan önce başvuru yapılan sigorta şirketi tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle iş bu davanın açıldığını, 1955 doğumlu müvekkilinin Yargıtay'ın yerleşik kararlarına göre çalışmasını sürdürdüğünü, aynı kazancı elde etmiş olsa bile sakatlığı oranında zorlanacak olması nedeniyle "güç kaybı tazminatı" adı altında bir tazminat isteme hakkı bulunduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 500 TL bakıcı ve tedavi giderleri, 500 TL geçici iş göremezlik,
1.000 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının hesaplatılarak temerrüt tarihinden itibaren 2.000 TL maddi tazminatın ve işletilecek ticari faizi ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş. 25/11/2020 tarihli bedel artırım dilekçesiyle 25.900,27 TL tazminatın 15/07/2016 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kaza ile sakatlık arasındaki illiyet bağının tespit edilerek kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Kurumuna sevk edilmesini, maluliyet oranının tespiti bakımından ise Adli Tıp 3. İhtisas Kuruluna sevk edilmesini, müvekkili şirketin söz konusu zararlardan poliçe teminat limitleri dahilinde sorumlu olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirkete herhangi bir başvuru yapılmaması nedeniyle yasal faiz uygulanması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile 2.103,97 TL geçici iş göremezlik, 13.218,51 TL sürekli iş göremezlik ve 7.810,09 TL tedavi giderinin temerrüt tarihi olan 15/07/2016 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye talebin reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre davacı tarafın ATK raporuna göre üç aylık geçici iş göremezlik ve üç aylık bakıcı giderinde bulunma hakkı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ...
Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; geçici iş göremezlik zararı ile tedavi giderinin yeni genel şartlar gereği teminat dışında olmasına rağmen kabul edilmiş olmasının hatalı olduğunu, maluliyet oranı ve hükme esas alınan kusur oranlarının hatalı olduğunu, talebin haksız fiilden kaynaklanması nedeniyle avans faizine hükmedilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Mahkemece hükme esas alınan 25/09/2019 tarihli ATK raporu 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik'e göre düzenlenmiş olup usulüne uygun olarak düzenlenen raporda davacının tüm vücut engelilik oranının %7 olduğu,
davacının iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren üç aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir. Bu durumda belirlenen üç aylık geçici iş göremezlik süresinin aynı zamanda bakıcıya ihtiyaç duyulan süre olarak kabulü mümkün değildir.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 98. maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 02/03/2022 tarih, 2022/312 (E) - 2022/3685 (K) sayılı kararında sigorta şirketinin, işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülüğü, 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunduğunu, KTK’nin 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumuna geçtiğini belirlemiş ancak geçici iş göremezlik ve tedavi gideri yönünden sigorta şirketlerinin sorumluluğu devam ettiğini vurgulamıştır.
Bu nedenle davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatına ve tedavi giderine ilişkin istinaf talepleri de yerinde görülmemiştir.Mahkemece kusura ilişkin 20/04/2018 tarihli ek bilirkişi raporunda, davalı sigorta şirketine ait aracı kullanan dava dışı sürücü ...'ın aracı ile yerleşim alan içi görüş alanı içerisindeki trafik durumunu yeteri derecede kontrolü altından bulundurması,
yol kenarındaki park halindeki şoför kapısı kısmen açık yada tamamen açık olan aracı zamanında fark ederek bu araca karşı ikazda bulunarak seyrini bu aracın yeterince uzağında seyretmesi gerekirken, belirtilen bu hususlara riayet etmeksizin seyrettiği açık olan kapıyı fark etmeyerek, bu kapıya ve davacı sürücüye eline önlemsiz çarparak dikkat ve özen yükümlüğüne aykırı davranmaktan dolayı %60 oranında kusurlu olduğu,
davacının olay mahallinde park halinde bulunan aracın içerisinde aracını çalıştırmak üzere bindiği sırada açık olan ve sol eliyle kontrol ettiği kapıyı trafik ve kendi can güvenliği açısında bu yolda gerisinde gelen araçların seyir durumlarını yeterince gözlemleyip etkin koruma tedbirini alması gerekirken belirtilen bu hususlara riayet etmeksizin olayda dikkat ve özen yükümlüklerine aykırı davranmaktan olayda %40 oranda kusurlu olduğu belirtilmiş ve bu kusur oranları üzerinden tazminat hesabı yapılmıştır.
Hüküm için yeterli, denetlenebilir, belirtilen ilkelere ve olayın oluş şekline uygun bu raporun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmamaktadır.
Davalı vekilinin istinaf incelemesi için ileri sürdüğü hususlar kapsamında tazminat hesabında her ne kadar bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanıp, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progressive rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekmekte ise de; tazminat hesabı TRH-2010 hayat tablosu ve %1,8 teknik faiz ile hesaplanmıştır.
Bu durumda progressive rant formülüne göre hesaplanacak tazminatın fazla olacağının anlaşılması karşısında, davalı vekilinin bu nedene dayalı olarak istinaf kanun yoluna başvurmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Dava dilekçesinde avans faizi talep edilmiştir. Kazaya karışan araç ticari yolcu otobüsü olduğuna göre avans faize hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/462, K. 2023/1610, 28 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama