KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Şubat 2024
- Dosya no
- 2021/675
- Karar no
- 2024/223
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 23/11/2020
- Numarası
- 2017/14 Esas - 2020/587 Karar
- Davanın konusu
- Maddi tazminat
Karar Metni
547 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davalı sigorta şirketine sigortalı bulunan araç ile davacının idaresindeki aracın yaptığı kaza sonucunda, davacının yaralandığını fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50 TL kalıcı maluliyet tazminatı, 50 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 150 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili 24/07/2020 tarihli bedel arttırım dilekçesinde özetle; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında; bilirkişi raporunda 2.873,27 TL geçici işgöremezlik tazminatı ve 474,53 TL bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 3.347,80 TL tazminat miktarı olarak belirlendiğini, bu sebeple dava dilekçesindeki 50.00 TL geçici işgöremezlik tazminatı taleplerini 2.823,27 TL artırarak 2.873,27 TL, 50 TL bakıcı gideri taleplerini 424,53 TL artırarak 474,53 TL olarak talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, davacının yaşanan trafik kazası sebebiyle yaralanarak sakat kaldığını, bu kaza sebebiyle alınan Gaziosmanpaşa Taksim Eğitim ve Araştırma Hastanesi ile Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nden alınmış sağlık kurulu raporlarında maluliyet oranının %20 ve %21 olarak tespit edildiğini, bu kazadan sonra davacının herhangi bir iş ya da trafik kazası geçirmediğini, davalı tarafın dava açılmadan önce davacıya yaptığı ödemenin sadece kalıcı sakatlığa ilişkin olduğunu, nitekim cevap dilekçesinde de bu hususun doğrulandığını, davacıya yapılan ödemede sadece %20 oranındaki heyet raporunun dikkate alındığını,
buradan da herhangi bir geçici işgöremezlik ya da bakıcı gideri tazminatının hesabının yapılmadığını anlaşıldığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: ATK 3. İhtisas Genel Kurulundan 27/09/2018 tarihinde kesin ve sürekli maluliyet oranını gösterir Çalışma gücü...
Yönetmelik hükümlerine uygun sağlık kurulu raporu alınmış ve davacının sinir hasarı ile kaza arasında illiyet bağı kurulamamış, sürekli maluliyeti olmadığı, geçici maluliyetinin ise 3 hafta olduğu belirlenmiş olup, İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun davacının maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile uygun bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir.
Somut uyuşmazlıkta, davacının ZMSS poliçesi kapsamında talep edebileceği maddi zararının poliçe teminat limitiyle kişi başı 268.000 TL ile sınırlı olduğu, davacının sadece 3 haftalık geçici maluliyetinin tespit edildiği ancak davalı şirket tarafından 22/12/2016 tarihinde davacıya 103.268 TL ödendiği karşısında geçici ve bakıcı giderlerine ilişkin de Mahkemece davanın reddine karar verilmiş olması dayandığı gerekçeye, usul ve yasaya uygundur.
Davacı vekilinin istinaf itirazı yerinde değildir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/675, K. 2024/223, 13 Şubat 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama