KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Nisan 2024
- Dosya no
- 2021/786
- Karar no
- 2024/545
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 05/11/2020
- Numarası
- 2017/236 Esas - 2020/597 Karar
- Davanın konusu
- Maddi tazminat
Karar Metni
628 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... plakalı kamyonet ile davacı idaresindeki ... plakalı araç ile çarpışması sonucunda çift taraflı, yaralanmalı, maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, şimdilik 200 TL maddi tazminatın temerrüt tarihinden itibaren faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davacı vekili ıslah dilekçesi ile, 57.319,44 TL'nin (Geçici iş gücü kaybı sebebiyle 626,54 TL, sürekli iş gücü kaybı sebebiyle 56.692,90 TL) fazlaya ilişin hakları saklı kalmak kaydı ile dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile tahsilini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince;
davanın kabulü ile 626,54 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 56.692,90 TL sürekli iş göremezlik tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı ...
Sigorta AŞ vekili, davaya konu olan kazanın 08/03/2008 tarihinde gerçekleştiğini, davacının müvekkili şirkete ise 09/02/2017 tarihinde başvurduğunu, söz konusu kaza yaralamalı kaza olduğundan zamanaşımı konusunda ceza zamanaşımı süresi geçerli olacak olup bu sürenin 8 yıl olacağını, maluliyet oranının tespitinin teknik bir konu olup, tahkim komisyonu hakemlerince takdirinin mümkün olmadığını, hükme esas hesaplamaya konu olan kusur oranı fahiş olduğunu, müterafik kusur indirimi yapılması gerekeceğini,
tahkim yargılaması nezdinde herhangi bir kusur raporu alınmaksızın hazırlanan hesap raporunun kabulü mümkün olmayıp kusur raporu alınması gerektiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Davacı vekili 03/05/2021 tarihli dilekçe ile sulh olduklarını bildirmiş ve yapılan sulh anlaşması ile vekalet yargılama gideri talebi bulunmadığını, sulh doğrultusunda karar verilmesini talep etmiştir. HMK'nin "Sulhun zamanı" başlıklı 314. maddesinin (2). fıkrası.
"Sulh, hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosya kanun yolu incelemesine gönderilmez ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verilir." şeklindedir.Yukarıda sulhe ilişkin anılan dilekçeye göre, davalı ... Sigorta Şirketi ile davacı taraf arasında mahkeme dışı sulh yapıldığı anlaşılmaktadır.
Mahkemece, mahkeme dışı bu sulhe göre karar verilebilmesi için HMK'nin 154/3-ç maddesine göre mahkemeye verilen sulh sözleşmesinin duruşmada tarafların önünde okunması, okunduğunun da duruşma tutanağına yazılması ve ondan sonra tutanağın taraflara (veya sulh için yetkili vekillerine) imza ettirilmesi gerekir. Böylece mahkeme dışı sulh mahkeme içi sulhe dönüşür ve buna göre karar verilir.
Bu şekilde işlem yapılması gerekliliği, yargılaması devam eden davalara münhasır olmayıp HMK'nin 314/2 maddesi uyarınca verilecek kararlar için de geçerlidir.
Bu durumda Mahkemece duruşma açılarak, mahkemeye verilen yazılı sulh sözleşmesinin duruşmada tarafların önünde okunması, okunduğunun da duruşma tutanağına yazılması, tarafların sulh ve feragate ilişkin iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi, taraflardan mahkeme dışı sulh sözleşmesini mahkeme içi sulh sözleşmesi haline getirmek isteyip istemedikleri sorularak istemleri halinde HMK'nin 154/3-ç maddesi gereğinin yapılarak ve yargılama giderleri için de bir anlaşma olup olmadığı belirlenmesi ve ondan sonra tutanağın taraflara/vekillerine imza ettirilmesi gerekir.
Böylece, mahkeme dışı sulh, mahkeme içi sulhe dönüşecektir. Anlaşmaya varılmaması halinde ise sulh protokolundeki kısmi kabul ve feragata göre karar verilmelidir. Hal böyle olunca davalı Sigorta Şirketi vekilinin, istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığın ve mahkemesine iadesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/786, K. 2024/545, 2 Nisan 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama