KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 26 Mart 2024
- Dosya no
- 2021/818
- Karar no
- 2024/508
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 17/7/2020
- Numarası
- 2018/1045 (E) - 2020/432 (K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.171 kelime·6 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı davalı ...
AŞ'ye ait ... plakalı aracın 9/7/2017 günü seyir halinde iken park etmiş durumdaki... plakalı araca çarparak hasar görmesine neden olmasının ardından, davalıya ait otomobil sürücüsünün olay yerini terk ettiğini, ... plakalı araçta oluşan hasar nedeniyle müvekkili şirket tarafından ödenen toplam 8.835,86 TL hasar tazminatının tahsili için başlatılan icra takibine itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, somut olayda Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının (KMAZMSSGŞ) B.4.f maddesinin uygulanma olanığının bulunmadığı, sigortalı araç sürücüsünün trafik kazasından sonra olay yerini terk etmesinin sigortacıya, sözleşmenin tarafı olan sigortalıya rücu hakkı vermediği,
sigorta şirketinin tazminatın teminat dışında kaldığının ispatlaması gerektiğini, bu davada davacı sigorta şirketi tarafından davalının kayden maliki olduğu sigortalı araç sürücüsünün trafik kazasından sonra olay yerini terk ettiği iddiası dışında zararın teminat dışında kaldığının ve rücu koşullarının varlığının yöntemince kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; nedensiz olarak olay yerini terk etmenin KMAZMSSGŞ'nin B.4/f maddesi uyarınca rücu sebebi olarak kabul edilmesine karşın mahkemece anılan genel şartların yanlış yorumlandığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, ZMSS poliçesinin düzenleyen davacının, dava dışı üçüncü kişiye ödediği tazminatı, sözleşmeye aykırı davrandığını ileri sürdüğü sigortalı davalıdan tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) vasıtasıyla dosyaya eklenen Beykoz İcra Dairesinin ... (E) sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı ... Sigorta AŞ (eski unvanı ... Sigorta AŞ) tarafından davalı ... Turizm Ticaret AŞ ile dava dışı ... aleyhine 8.835,88 TL asıl alacak,365,84 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 9.201,72 TL alacağın tahsili amacıyla 19/2/2018 günü icra takibine başlandığı, ödeme emri 22/2/2018 günü tebliğ edilen davalı ...
Turizm Ticaret AŞ'nin, vekili vasıtasıyla 28/2/2018 tarihinde verdiği dilekçe ile borca itiraz etmesi üzerine, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 66'ncı maddesi uyarınca takibin durdurulmasına karar verildiği, eldeki davanın ise aynı Kanunun 67'nci maddesinde öngörülen 1 yıllık süre içinde 29/12/2018 günü açıldığı anlaşılmıştır. Davalı ... Turizm Ticaret AŞ ile davacı ...
Sigorta AŞ arasında ... plakalı otomobile ilişkin, 5/1/2017 başlangıç, 5/1/2018 bitiş tarihli ZMSS poliçesinin 5/1/2017 günü akdedildiği, kolluk tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı içeriğine göre plakası ve sürücüsü saptanamayan davacıya sigortalı otomobilin 9/7/2017 günü karıştığı kazada hasar gören ... plakalı aracın sahibi dava dışı ...'e 3.050 TL, aracın onarımını gerçekleştiren ...
Sanayi ve Ticaret Limited Şirketine ise 5.785, 88 TL olmak üzere toplam 8.835, 88 TL ödendiği anlaşılmış; davalı ... Turizm Ticaret AŞ adına kayıtlı ... plakalı aracın ZMSS poliçesini düzenleyen davacı sigorta şirketi, sigortalı aracın dava dışı sürücüsünün olay yerini terk ettiğini ileri sürerek, poliçe kapsamında ödediği tazminatı sigortalıdan rücuen tazmini talebinde bulunmuştur.
Somut olayda tartışılması gereken hukuki sorun, KMAZMSSGŞ'de öngörülen sigortalıya rücu koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir. ZMSS'de sigortacının rücu hakkı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 95'inci maddesinin 2'nci fıkrası ile KMAZMSSGŞ'de düzenlemeye tabi tutulmuştur.
Bu tür davalarda sigortacı KTK'nin 95'inci maddesinin 2'nci fıkrası gereğince tazminat yükümlülüğünün azaltılması veya kaldırılmasına ilişkin halleri üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre kendi sigorta ettirenine rücu edebilir.
Poliçenin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan KMAZMSSGŞ'nin, "Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması ve Sigortacının İşletene Rücu Hakkı" başlıklı B.4'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasının "f" bendi uyarınca; ödemede bulunan sigortacı bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,
kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir. Düzenlemeye konu rücu nedeni sırf bedensel yaralanmayla sonuçlanan trafik kazalarıyla sınırlı olmayıp maddi hasarla sonuçlanan trafik kazalarını da kapsamaktadır.
Poliçenin tanzim tarihinde ve olayın meydana geldiği günde yürürlükte bulunan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun (TTK) 1409'uncu maddesi uyarınca sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu gibi aynı maddenin 2'nci fıkrası hükmüne göre, kural olarak rizikonun teminat dışında kaldığına ilişkin iddianın sigortacı tarafından kanıtlanmalıdır.
Olayın sigortalının ihbar ettiği şekilde değil de sigortacının iddia ettiği şekilde gerçekleşmesi halinde ise, bu oluş şeklinin KMAZMSSGŞ'nin, A.6'ncı maddesinde sayılan teminat dışında kalan haller ile B.4'üncü maddesinde sayılan zarar görenlerin haklarının saklı tutulması ve sigortacının sigortalıya rücu hakkı kapsamında olması gerekmektedir.
İlkeler yukarıda anlatılan şekilde olmakla birlikte sigortalı, KMAZMSSGŞ'nin, A.6'ncı ve B.4'üncü maddeleri ve TTK'nin 1446'ncı maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca rizikonun gerçekleştiğine dair doğru ihbar yükümlülüğünü kasten yerine getirmez veya iyiniyet kurallarına açıkça aykırı şekilde sigorta teminatı dışında kalan bir hususu sanki bu oluşan riziko teminat içindeymiş gibi ihbar ederse ispat yükü yer değiştirir.
Bu durumda oluşan rizikonun teminat içinde kaldığını ispat yükü sigortalıya geçer. Olay nedeniyle kolluk tarafından düzenlenen Maddi Hasarlı Trafik Kazası Tespit Tutanağı ile zarar gören içeriğinden ... plakalı otomobilin zilyedi ...'in beyanından, davalıya ait ... plakalı otomobil sürücüsünün kazaya neden olmasına karşın, olay yerinden kaçtığı belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; dosyaya toplanan kanıtlardan, kimliği saptanamayan davacıya sigortalı ... plakalı araç sürücüsünün açıklanan biçimde tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği gibi neden olmaksızın olay yerini terk etmiş, ispat yükü de doğru ihbar yükümlülüğünü yerine getirmeyen sigortalı davalıya geçmiştir.
Bu itibarla davacıya ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı aracın maliki davalının, maddi hasarla sonuçlanan trafik kazasında olay yerini terk eden aracın sürücüsünün, olay yerini KMAZMSSGŞ'nin B.4'üncü maddesinde öngörülen tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme ya da can güvenliği biçimindeki nedenlerle terk ettiğini kanıtlanmadığı, böylece KMAZMSSGŞ'nin B.4'üncü maddesinin 3'üncü fıkrasının "f" bendinde öngörülen rücu koşulunun oluştuğunun anlaşılması karşısında, davaya konu trafik kazasında ... plakalı otomobilin gördüğü maddi hasarın bedeli hesaplanarak,
oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/818, K. 2024/508, 26 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama