KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 5 Kasım 2024
- Dosya no
- 2021/854
- Karar no
- 2024/1557
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 4/11/2020
- Numarası
- 2017/753 (E) - 2020/694 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.198 kelime·6 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; kimliği saptanamayan kişinin yönetimindeki motosikletin 25/5/2017 günü Eyüpsultan Belediyesi önünden yolun karşısına geçmeye çalışan müvekkili davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde 250 TL geçici sakatlık tazminatı ile 500 TL sürekli sakatlık tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
5/10/2020 günü sunduğu bedel artırım dilekçesiyle talep ettiği sürekli sakatlık tazminatını 26.897,96 TL'ye, geçici iş göremezlik tazminatını 2.541,50 TL'ye, buna göre talep edilen toplam tazminatı 29.439,46 TL'ye yükseltmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 2.541,50 TL geçici iş göremezlik, 26.867,96 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 29.439,46 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; davacının maluliyetinin Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununda (KTK) yapılan değişiklik uyarınca dava açılmadan önce müvekkili kuruma başvuru yapılması koşulu getirildiği gözetilmeden, davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu; müvekkili kurum aleyhine dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini; kazanın belirtilen biçimde gerçekleştiğinin kanıtlanması gerektiğini.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.6.k maddesi uyarınca geçici iş göremezlik ve bakıcı tazminatı taleplerinin teminat dışında olduğunu; kaza tarihinde 66 yaşında olduğu belirlenen ve emeklilik yaşını tamamlamış olup gelir getirici bir işte çalıştığı kanıtlanmayan davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmolunmasının yerinde olmadığını; davacıya Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması, ödenecek peşin sermaye değerinin saptanarak hesaplanacak tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir.
Davaya konu olay nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/120805 sayılı soruşturması kapsamında kolluk tarafından düzenlenen 11/8/2017 tarihli CD inceleme tutanağında CD içerisindeki görüntülerde saat 17.53'te müştekinin koşar adım belediye kaldırımından karşıya geçmeye çalıştığı esnada, Eyüpsultan ilçe merkezinden Demirkapı istikametine seyir halinde olan motosikletin önünden geçtiğini belirtilmesi; kollukta alınan anlatımda kendisine marka, model ve plakasını görmediği motosikletin çarptığını beyan eden müştekinin olayın ardından 25/5/2017 günü O Hastanesi saat 17.19'da tedavi için götürüldüğünün anlaşılması,
böylece davaya konu kazanın oluşunun ispatlanması karşısında, davacı vekilinin dilekçesinde ileri sürdüğü kazanın ispatına ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş; davacı lehine bakıcı gideri tazminatı hükmolunmadığından davalı ... Hebası vekilinin bu konuya yönelen istinaf nedeni inceleme dışı bırakılmış; davacı vekilinin, eldeki davayı açmadan önce davalı ...
Hesabına 27/7/2017 gününden önce PTT tarafından teslim edilen dilekçeyle zararın giderilmesi için başvurduğunun anlaşılması karşısında, 2918 sayıl Karayolları Trafik Kanunu'nun 97'nci maddesinde öngörülen dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunulmasına ilişkin dava şartının yerine getirildiği anlaşılmış.
Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi üzerinden yapılan incelemede, son prim bildirgesi 2002 yılı Ocak ayı itibarıyla verilen, 29/1/2002 günü işten çıktığı belirtilen ve 1/2/2002 günü itibarıyla aylık bağlanan davacıya, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 14'üncü maddesi uyarınca meslek hastalığından, 21'inci maddesi kapsamında iş kazasından ve 39'uncu maddesi gereğince kasıtlı eylemden kaynaklanan nedenle aylık bağlandığına ilişkin kayıt bulunmadığı gibi,
SGK Sultangazi Sosyal Güvenlik Merkezi Müdürlüğünün 4/11/2024 tarihli yazısında davacıya herhangi bir geçici iş göremezlik ödemesi yapılmadığı ve rücûya tabi gelir kaydına rastlanmadığının bildirilmesi, karşısında, davalı vekilinin bu konuya yönelen istinaf nedeni yerinde görülmemiş;
davacı ...'nun 25/5/2017 günü meydana gelen trafik kazasında yaralanmasından kaynaklanan sürekli iş göremezlik oranı ile iyileşme süresinin, Adli Tıp Kurumu 2'nci İhtisas Kurulunun 6/11/2019 gün ve 23160 sayılı raporuyla, amaç ve kapsam olarak tazminat hukuku ilkeleri bağlamında hükümler içeren ve haksız fiile maruz kalan kişideki travmatik lezyonlar ile birlikte meslek veya iş türü, meslek grup numaraları,
iş kolları ve kişilerin yaşlarına yönelik ayrı ayrı cetveller içerdiğinden tıbbi kıyas/takdir metoduna elverişli olması nedeniyle bilirkişi/adli tıp uzmanının yorumuna olanak veren Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre belirlenmesi karşısında davalı ... vekilinin bu konulara yönelen istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak, 6111 sayılı Kanun'la değişik KTK'nin 98'inci maddesi uyarınca, belgeye dayanmayan tedavi gideri niteliğindeki bakıcı gideri tazminatı ve geçici iş göremezlik tazminatından Sosyal Güvenlik Kurumu'nun sorumluluğu bulunmamakla birlikte, aktüerya hesap uzmanı bilirkişi tarafından davacının sürekli sakatlıktan kaynaklanan zararının, TRH 2010 Yaşam Tablosu dikkate alınarak aktif çalışma döneminin 60 yaşında sona ereceği kabul edilerek hesaplanan, nüfus kaydı içeriğine göre de 1/1/1955 doğumlu olup kazanın meydana geldiği 25/5/2017 tarih itibarıyla 62 yaşını,
bilirkişi raporunun düzenlendiği tarih itibarıyla 65 yaşını tamamladığı anlaşılan ve kaza tarihinde gelir getirici bir işte çalıştığı kanıtlanmayan davacı lehine geçici iş göremezlik tazminatına hükmolunamayacağı gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/854, K. 2024/1557, 5 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama