KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 31 Aralık 2024
- Dosya no
- 2021/944
- Karar no
- 2024/1968
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 15/3/2021
- Numarası
- 2018/901 (E) - 2021/251 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
669 kelime·3 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, 801 TL kazanç kaybı tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacı vekili dilekçesinde özetle; davaya konu kazada pert olan müvekkili şirkete ait kamyonun bedelinin, sigorta şirkete tarafından 45 gün sonra ödendiğinin dikkate alınmadığını, çalışabilmesi özel kurallara, izinlere ve ruhsatlara bağlı olan kamyonun, yerine yeni bir kamyon alınması durumunda bile hafriyat işlerinde çalışabilmesi için gereken ruhsat için vs. işlemler için geçecek sürelerin gözetilmediğini, kazanın oluşumunda davalı sürücü ...'ün %100 oranında kusurlu olduğunu;
kaza sonucu davacıya ait aracın 140.000 TL olarak saptanan bedelinin 80.200 TL'sinin aracı satın alan firma tarafından 15/10/2017 günü, 33.000 TL'sinin ZMSS poliçesini düzenleyen ... Sigorta AŞ tarafından 22/10/2017 günü, 26.800 TL'sinin ise İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası ve Ferdi Kaza Sigorta Poliçesini düzenleyen ...
Sigorta AŞ tarafından 6/11/2017 günü ödendiğini; her gün ortalama 5 sefer aldığı hafriyatı döküm merkezine götüren ve 5 sefer için toplam 1.600 TL gelirden, 850 TL yakıt bedeli mahsup edildiğinde, 750 TL net kazancı olan kamyonun pert olmasından dolayı müvekkili şirketin 45 günlük süre için toplam 33.750 TL kazanç kaybının oluştuğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Bilirkişiler tarafından 10/6/2019 günü düzenlenen raporda, ... plakalı kamyonun Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 135/a/3'üncü maddesinde öngörülen engel işaretlerini koymaksızın ve aracı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 30'ucnu maddesinde belirtildiği biçimde teknik koşullara uygun biçimde bulundurmada anılan Kanunu'nun 84/k maddesinde asli kusur olarak belirtilen,
araç sürücülerinin trafik kazalarında yerleşim birimleri dışındaki karayolunun taşıt yolu üzerinde, zorunlu haller dışında park etme veya duraklama ve her durumda gerekli tedbirleri almama halinde asli kusurlu sayılacaklarına ilişkin maddeye aykırı davranarak ... plakalı kamyonu Kuzey Marmara Otoyolu üzerinde İstanbul İlinden Ankara İli yönünde, park eden davalı sürücü ...'ün kazanın oluşumunda %75 oranında asli;
yönetimindeki ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı dorse ile seyir halinde iken, KTK'nin 52/b maddesi uyarınca kullandığı aracın hızını yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunu gerektirdiği koşullara uydurmak zorunda olan davacıya ait çekici sürücüsü...n ise anılan maddeye aykırı davranması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu bildirilmiş; böylece davacıya ait ... plakalı çekiciye bağlı ... plakalı dorse ile davalı sürücü ...'ün yönetimindeki ... plakalı kamyonun kaza sırasındaki konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek,
olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptandığının; hükme esas alınan bilirkişiler tarafından düzenlenen 4/1/2021 tarihli raporda ise davaya konu kaza nedeniyle davacının uğradığı kazanç kaybının, aynı tip ve nitelikteki araçların piyasadan edinilebileceği süre dikkate alınarak,
Kanuna ve Yargıtay'ın süreklilik gösterilen kararlarına uygun biçimde belirlendiğinin anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişilerin raporlarının hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2021/944, K. 2024/1968, 31 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama