KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 13 Mart 2025
- Dosya no
- 2022/125
- Karar no
- 2025/423
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 09/11/2021
- Numarası
- 2017/606 Esas - 2021/879 Karar
- Davanın konusu
- Maddi tazminat
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ... ün idaresindeki ... plakalı aracın yolun karşısına geçmekte olan yaya ... 'a çarpması sonucu davacının oğlu olan ...'ın vefat ettiğini, davalı sigortaya yaptıkları müracaata istinaden 28/03/2017 tarihinde toplam 13.548 TL kısmi ödeme yapıldığını, fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla, her bir davacı için 50 TL olmak üzere toplam 100 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı sigorta şirketine başvuru (ihbar) tarihini müteakip 8.iş günü bitimi tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince davacının davasının sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir. Davacılar vekili, hükme esas alınan ATK raporunun hükme elverişli olmadığını, ATK raporuna itiraz da bulunulmasına rağmen itirazın reddedildiğini, tehlike sorumluluğunda, sorumluluk kusura dayanmadığı için araç işleten kişinin veya işletme sahibinin kusuru olmasa bile,
kusura değil tehlike sorumluluğuna göre meydana gelen zarardan ve tazminattan sorumlu olacağını, yargılama aşamasında kazaya sebebiyet veren aracın kazaya ilişkin bir sebebiyet verip vermediğine ilişkin bir araştırma yapılmadığını, müteveffaya salt %100 kusur atfedilmesinin mümkün olmadığını, gerçekleşen kazada aracın durma ya da başka bir yöne sapma gibi bir durumun olup olmadığına ilişkin herhangi bir araştırmaya yapılmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda. Dava, destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 23/09/2021 tarihli raporunda; davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü ...ün, idaresindeki araç ile gece vakti aydınlatması mevcut olmayan meskun mahal sınırları dışındaki devlet yolunda yola giriş yapıp yolun karşısına geçmekte olan yayayı mevcut şartlarda zamanında fark edip önlen almasının beklenmeyeceğinden meydana gelen olayda kusursuz olduğu;
davacıların oğlu 2007 yılı doğumlu müteveffa yaya ...'ın, gece vakti aydınlatması mevcut olmayan meskun mahal sınırları dışındaki yolda, yaklaşan aracın hız ve mesafesine dikkat etmeden kontrolsüz kaplamaya giriş yaparak kendi can emniyetini tehlikeye attığı, .. yönetimindeki araca ilk geçiş hakkı bırakmadığını, davranış faktörlerinin olayın oluşu üzerinde %100 oranında etken olduğu tespit edilmiştir.
Aynı zamanda Viranşehir 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/72 (E) ve 2019/515 (K) sayılı kararında sanık sürücünün beraat ettiği ve kararın istinaf incelemesiyle onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Mahkemesinin kusur raporunun hükme esas alınmasında isabetsizlik bulunmadığından dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilerek yasal düzenlemelere uygun ve isabetli karar verilmiş olduğu, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/125, K. 2025/423, 13 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama