KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 2 Aralık 2025
- Dosya no
- 2022/1606
- Karar no
- 2025/1783
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 17/02/2022
- Numarası
- 2015/17 Esas - 2022/138 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
- Karar yazım tarihi
- 04/12/2025
Karar Metni
1.547 kelime·8 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının sürücüsü olduğu ... plakalı aracın karşı şeride geçerek... plakalı araca çarpması sonucunda bu araçta yolcu olan müvekkilinin yaralandığını belirterek 20.000 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan, sigorta şirketinden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla ve faizin dava tarihinden itibaren olmak üzere müştereken ve müteselsilen işleyecek yasal faizi ile 20.000 TL manevi tazminatın davalılardan ...'ten kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince; maddi tazminat talebi yönünden, davanın kısmen kabulü ile. 34.090 TL tedavi gideri, 1.000 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 2.000 TL kalıcı iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 37.090 TL’nin davalı ... yönünden kaza tarihi olan 04/05/2007 tarihinden itibaren, diğer davalı ...
AŞ yönünden ise dava tarihi olan 07/08/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, 7.000 TL eğitim masrafı talebinin reddine, manevi tazminat talebi yönünden, davanın kısmen kabulü ile.
10.000 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/05/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...’ten tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili, müvekkilinin 17 yaşında genç bir kız olarak yüzünde ve vücudunun çeşitli yerlerinde yara izleri kaldığını, ömür boyu yüzünde taşıyacağı bu izin müvekkilinin hayatını olumsuz etkilediğini, bu sebeple verilen manevi tazminat miktarının çok düşük kaldığını, hesaplamalar yapılarak ömür boyu asgari ücret alacakmış gibi hesaplama yapılmasının ve eğitim masrafı talebinin reddinin hatalı olduğunu belirtmiştir.
Davalı ... Anonim Şirketi vekili, tedavi giderlerinden 6111 sayılı Yasa ve "Danıştayın İptal Kararı" uyarınca müvekkil şirketin sorumluluğu bulunmadığını, anılan yasal düzenleme gereği tedavi giderlerinin tamamından SUT sınırlaması olmaksızın SGK'nın sorumlu olduğunu belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Davalı ... vekili, bilirkişi raporunda düzenlenen geçmişteki sağlık gideri olarak bahsedilen giderin müvekkili tarafından karşılandığını, mahkemece bu husus gözeltilmeden ve mahsup edilmeden hüküm kurulduğunu, bahsi geçen zarar kalemlerinin faturalı ve ispat edilebilir alacaklar olması gerektiğini, davacı anılan harcamaları ispata elverişli hiçbir bir delil de sunmadığını, hükmolunan manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, davacıya, davalı ... AŞ tarafından yapılan ödemenin karar tarihindeki güncel tutarının mahkemece hesaplanmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkemece alınan aktüerya bilirkişi raporunda, davacı ...’ın geçici iş göremezlik zararının 1.285,39 TL, sürekli iş görmezlik zararının ise 37.541,35 TL olduğu, davalı Sigorta Şirketi tarafından 25/01/2014 tarihinde yapılan 12.293 TL tazminat ödemesinin güncellenen değerinin mahsup edilmesi sonucunda kalan bakiye 19.477,22 TL iş görmezlik maddi zararı kaldığı tespit edilmiştir.
Bu durumda İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporlarının davacı için belirlenen kalıcı maluliyet oranı geçici maluliyet süresi, kaza tarihindeki yaşı ve asgari ücret üzerinden geliri esas alınarak düzenlendiği, yapılan ödemenin mahsup edildiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle usule, yasaya ve Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren iş görmezlik zararına ilişkin aktüerya raporunun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Yine tedavi giderlerine ilişkin Plastik ve Rekonstrüktif Cerrahi uzmanının da bulunduğu uzmanlar tarafından düzenlenen kök ve ek raporlarda ise; dava dosyası içerisinde mevcut olan belgelere göre davacının geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının geçmişteki sağlık kurumlarındaki tedavi giderlerinin 4.090 TL, gelecekteki hekim ve sağlık kurumlarındaki tedavi giderleri 30.000 TL olmak üzere toplam 34.090 TL olacağı, serbest piyasa koşullarında hekim ve sağlık kurumlarının kendi ücretlerini kendilerinin belirlebileceğinin tespit edildiğine ve raporun, HMK'nın 279. maddesinde aranılan koşullara ve dosya kapsamına uygun,
denetim ve hüküm kurmaya elverişli olduğu ancak davalı ...'ün (... Hastanesi) sağlık kurumlarındaki tedavi giderleri olan 4.090 TL fatura bedelini ödediği, bu ödemeye ilişkin kredi kartı ekstresi sunduğu göz ardı edilerek verilen karar doğru olmamıştır. Bu husustaki davalı ... vekilinin istinaf itirazı yerindedir.
25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun SGK'ye geçmesine karşın belgeye dayanmayan tedavi giderlerinden (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi yol gideri vb.) zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle davalı sigorta şirketi vekilinin tedavi giderlerinden sorumlu olmadıklarına ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir. Dosya içeriğinde, davacı tarafından eğitim giderine ilişkin ispata elverişli delil sunulamadığı görülmüştür. Bu durumda, davacının eğitim gideri zararına ilişkin somut olayın özellikleri nazara alınarak ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmesi yerindedir.
TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır.
Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak,
meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, davacıdaki yaralanmanın niteliği ve maluliyet oranı ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi'nce hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uymadığı kanısına varıldığından, davacının talebi gibi manevi tazminata hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/1606, K. 2025/1783, 2 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama