KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 23 Ocak 2024
- Dosya no
- 2022/1788
- Karar no
- 2024/69
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 30/5/2022
- Numarası
- 2019/145 (E) - 2022/438 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.719 kelime·9 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... AŞ'ye (eski unvanı ... AŞ) Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası (ZKTMSS) poliçesi ile, davalı ... AŞ (eski unvanı ...
AŞ)'ye ise Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile sigortalı dava dışı ...'ın yönetimindeki otobüste yolculuk yapan davacı ...'in meydana gelen tek taraflı trafik kazasında sağ kolunun kesildiğini belirterek davacı için hayat boyu protez bedeli kapsamında 6.000 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş. 6/8/2021 günü sunduğu dilekçeyle davalı ... AŞ'den talep ettiği maddi tazminat tutarını 200.000 TL'ye, davalı ...
AŞ'den talep ettiği maddi tazminat tutarını 200.000 TL'ye yükseltmiş, talep edilen maddi tazminatlara 24/9/2012 gününden itibaren faiz uygulanmasına karar verilmesini istemiştir. Davalılar ... AŞ ve ... AŞ vekilleri cevap dilekçelerinde davanın reddini savunmuşlardır. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 400.000 TL protez bedelinin 200.000 TL'sinin ZKTMSS poliçesi kapsamında davalı ... AŞ'den, 200.000 TL'sinin ise ZMSS poliçesinin düzenleyen davalı ...
AŞ'den tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... AŞ vekili dilekçesinde özetle; tedavi teminatı kapsamında olan protez bedelinin Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğunu, tedavi gideri tazminatının poliçe teminatı kapsamında olmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davacı vekili katılma yoluyla verdiği istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Yargıtay İçtihatlarına göre faiz başlangıç tarihinin tespitinde kazanın sigorta şirketi tarafından öğrenildiği tarihin esas alınması gerektiğini, eldeki davaya konu kazanın Adana 2'nci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2016/1609 (E) sayılı davasıyla ihbar edildiği kabul edilerek, bu davanın açıldığı 24/9/2012 tarihinden itibaren faiz uygulanması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.Davacı ..., davalı ... AŞ'ye 1/6/2011 - 1/6/2012 tarihleri arasında geçerli ZKTMSS poliçesiyle, davalı ...
AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı dava dışı ...'ın idaresindeki ... plakalı otobüsle seyir halinde bulunduğu sırada 29/8/2011 günü meydana gelen trafik kazası sonucu yaralandığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Sözü edilen ZKTMSS poliçesinin akdedildiği tarihte yürürlükte bulunan 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 17'nci maddesi ile Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının A.1'inci maddesine göre, bu sigorta türü ile sigortacı; poliçede belirtilen motorlu taşıtta seyahat eden yolcuların, duraklamalar da dahil olmak üzere, kalkış noktasından varış noktasına kadar geçecek süre içinde meydana gelebilecek bir kaza sonucu bedeni zarara uğraması halinde, sigortalının 10/07/2003 tarih ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunundan doğan sorumluluğunu poliçede yazılı limitlere kadar sigorta örtüsüne almaktadır.
Aynı Kanunun 18'inci maddesi uyarınca da; taşımacılar, yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Yasanın 17'nci maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Anılan Kanunun 19'uncu maddesinin son fıkrası ile Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8 nci maddeleri hükümlerine göre meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır.
Ancak, bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için; sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir.
Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise, bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. Ancak, limit aşımında sırasıyla zorunlu ve ihtiyari mali mesuliyet sigortacılarının sorumluluğu söz konusu olacaktır.
Hemen belirtmek gerekir ki, 26 Nisan 2016 gün ve 29695 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanunun 17'nci maddesiyle; yukarıda açıklanan 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 3 üncü maddesinde söz edilen “Sorumluluk sigortası” tanımı değiştirilerek,
aynı Kanunun 17 ila 25'inci maddeleri yürürlükten kaldırılmış ise de, ZKTMSS poliçesinin akdedildiği tarihte yürürlükte olan 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanununun 3'üncü maddesi ile 17 ila 25'inci maddeleri uygulama alanı bulacaktır.Eldeki davaya konu trafik kazasında davacının hayat boyu kullanması gereken protez bedelinin aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından 1.460.585,52 TL olduğu belirtilmiştir. Davacının hesaplanan zararının karşılanması için davalı ...
AŞ tarafından düzenlenen ZKTMSS poliçesinin tedavi gideri teminatına ilişkin limit yetmediğinden, yukarıda açıklanan yasal düzenlemeler uyarınca davalı ... AŞ'nin ZMSS poliçesinde öngörülen tedavi giderleri teminatı limitiyle sorumlu tutulmasında isabetsizlik görülmemiştir.
25/2/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 13/2/2011 gün ve 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 59'uncu maddesiyle değiştirilen KTK 98'inci maddesinde trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer resmi ve özel sağlık kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın SGK tarafından karşılanacağı öngörülmüştür.
Motorlu aracın işletilmesinden kaynaklanan kaza nedeniyle zarar görenlerin tedavisi için ödenen giderleri zorunlu olarak teminat altına alan zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketleri ile işleten ve sürücünün yasadan ve sözleşmeden doğan bu yükümlülükleri 6111 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme ile sona erdirilmiş bulunmaktadır.
Diğer bir anlatımla KTK'nin 98'inci maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluk davalı SGK'ye geçmiştir.
Davacı, yaralanması nedeniyle tümüyle iyileşip eski sağlığına kavuşuncaya kadar yaptığı ve ileride yapmak zorunda kalacağı tüm giderleri, yapılması zorunlu tedaviler ve ameliyat masrafları, yaşam boyu kullanılacak ilâçlar, protez ve benzeri aygıtlar için yapılacak masrafları isteyebilir.Somut uyuşmazlıkta, davacı ..., davaya konu kaza nedeniyle dirsek altından kesilen sağ kolu için hayat boyu kullanmak zorunda olduğu protez giderleri isteminde bulunmuştur.Tedavi giderlerinden olan ileride yapılacak protez giderleri KTK'nin 98'inci maddesinde belirtilen tedavi giderlerinden değildir.
Bu nedenle ileride kullanılacak protez giderlerinden SGK sorumlu olmayıp ZKTMSS ve ZMSS poliçelerini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğu devam etmektedir. Diğer yandan dava dosyasında davacı ...'in protez giderlerinin ödenmesi için davalı sigorta şirketlerine başvurduğuna ilişkin herhangi bir belgeye rastlanmamıştır.
Bu itibarla davacı lehine hükmolunan tazminata davanın açıldığı tarihten itibaren faiz uygulanmasında da isabetsizlik görülmemiştir. Ancak dava dosyası istinaf kanun yolu incelemesi için Dairemizde bulunduğu sırada, davacılar vekili Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) vasıtasıyla 28/6/2022 tarihinde gönderdiği dilekçeyle, davalı ... Sigorta AŞ'ye karşı açtıkları davadan feragat ettiklerini bildirmiştir.
Davadan feragat, HMK'nin 307'nci maddesi uyarınca davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Aynı Kanunun 309'uncu ve 310'uncu maddelerine göre dava hakkında verilen kararın kesinleşmesine kadar her zaman davadan feragat edilebilir. Davayı sonuçlandıran tek taraflı hukuki işlemlerden olan ve karşı tarafın kabulüne de bağlı olmayan davadan feragat, HMK’nin 311'inci maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur.
Bu nedenlerle, dosyanın istinaf incelemesi için Dairemizde bulunduğu sırada vekâletnamesinde davadan feragat yetkisi bulunan davacılar vekili tarafından, davalı ... AŞ'ye karşı açılan davadan feragat dilekçesi verildiğinden, ilk derece mahkemesi kararının HMK'nin 353/1-b-2'inci maddesi uyarınca kaldırılmasına, davalı ... AŞ'ye karşı açılan davanın, aynı Kanunun 307 vd. maddeleri uyarınca feragat nedeniyle reddine, davacılar vekilinin davalı ...
AŞ'ye karşı istinaf konusuz kaldığından, ... AŞ'ye karşı açılan davada verilen hükme yönelik istinaf başvurusu hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/1788, K. 2024/69, 23 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama