KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2026
- Dosya no
- 2022/212
- Karar no
- 2026/142
- İncelenen kararın mahkemesi
- Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 01/10/2021
- Numarası
- 2016/1036 (E) - 2021/919 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
1.070 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... ve iş arkadaşı ...'in çalıştıkları iş yerine gitmek için her gün kullandıkları yoldan karşıya geçmek istedikleri sırada davalı ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın müvekkiline çarpması sonucu meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin hayati tehlikeye maruz kalacak şekilde yaralandığını, Büyükçekmece 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/220 (E) sayılı dosyasında hazırlanan bilirkişi raporunda davalı sürücünün tam kusurlu olduğunun belirtildiğini, ... plakalı aracın devrinin önlenmesi amacıyla trafik kaydı üzerine ihtiyati tedbir konularak,
1.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş. 07/04/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle talep ettiği tutarı 162.792,88 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklı zararı nedeniyle 162.792,88 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden dava; diğer davalılar yönünden ise haksız fiil tarihi olan 11/04/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle müştereken ve müteselsilen tüm davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin faiz isteminin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000 TL manevi tazminatın davalılar ... .... Ltd. Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat talebinin reddine, davalı ... AŞ aleyhine açılan manevi tazminat davasının reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için dosyanın bilirkişiye gönderilmesi gerektiğini, müvekkilin maluliyet oranı ve kusuru durumu dikkate alındığında 20.000 TL manevi tazminat tutarının hukuka aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak uygun yönetmelik hükümlerine göre düzenlenmiş olduğundan hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nda (KTK) manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda (TBK) manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nin "manevi tazminat" başlıklı 56/1. maddesine göre, "Hâkim, bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar verebilir."
TBK’nin 56/1. maddesi gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır.
Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalara göre, kazanın oluş şekli, davacıdaki yaralanmanın niteliği ve maluliyet oranı ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları birlikte değerlendirildiğinde, İlk Derece Mahkemesi'nce hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, manevi tazminat müessesinin amacına ve hakkaniyete uymadığı kanısına varıldığından, davacının talebi gibi manevi tazminata hükmedilmesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/212, K. 2026/142, 12 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama