KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 21 Ocak 2026
- Dosya no
- 2022/336
- Karar no
- 2026/64
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 12/11/2021
- Numarası
- 2017/986 Esas - 2021/803 Karar
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
1.140 kelime·6 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
14/06/2017 tarihinde davalı ... şirketine ... poliçesi ile sigortalı ... plakalı aracın yaptığı trafik kazasında araçta yolcu olarak bulunan davacıların yaralandıklarını, maddi zararının tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda artırılmak üzere ... için 2.500 TL, ... için 2.500 TL olmak üzere toplamda 5.000 TL iş göremezlik tazminatının davalı ... şirketinin kaza tarihi itibarıyla poliçe limitleri ile sınırlı olmak üzere temerrüt tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş, 21/09/2021 tarihli ıslah dilekçesiyle davacı ... için 138.111,97 TL,
davacı ... için 115.304,79 TL iş göremezlik tazminatı talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince; asıl ve ıslah ile açılan davanın kabulü ile ... için geçici iş göremezlik maddi zararın 1.579,56 TL, sürekli iş göremezlik maddi zararı 136.532,41 TL, Kandıra Taşdelen için geçici iş göremezlik 8.911,31 TL sürekli iş göremezlik maddi zararı 106.393,48 TL olmak üzere toplam 253.416,76 TL'nin 02/10/2017 tarihinde itibaren işleyecek yasal faiz işletilmek suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili;
çelişkili maluliyet raporlarına istinaden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, TRH Yaşam Tablosu üzerinden %1,8 teknik faiz uygulanarak rapor alınması gerekirtiğini, davacıların sadece sürekli iş göremezlik tazminatı talep edilmiş olmasına rağmen geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş olmasının taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğunu, davacının zararının kaza tarihi itibarıyla yürürlükte olan mevzuat hükümlerine göre belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik tazminat taleplerinin sağlık giderleri kapsamında kabul edilerek teminat kapsamı dışında bırakıldığını,
sağlık gideri ve tedavi giderlerinin müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu kalmayıp tüm sorumluluğun ...'da olacağını, faizin hatalı hükmedildiğini, müvekkili şirketin temerrüde düştüğünü belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan yaralanma nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir.Davacılar vekili fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, her iki davacı için iş görmezlik tazminatı talep etmiş,
geçici ve kalıcı maluliyet ayırımı yapmamıştır. Bu durumda davacıların sadece kalıcı maluliyet tazminatı talep ettiklerini kabul etmek olanağı bulunmayıp geçici maluliyet isteğinin de bulunduğu kabul edilmelidir. Bu itibarla, davalı vekilinin bu yöndeki itirazı yerinde görülmemiştir.Yine, KTK'nın 97.madddesi gereğince davacıların davalı ... şirketine başvurusu sonrasında verilen olumsuz yanıt üzerine açtıkları bu davada başvuru ön koşulunun yerine getirildiği,
davalı ... şirketi yönünden 19/09/2017 tarihinden sonraki 8 iş gününden itibaren faize hükmedilmesinde usul ve yasaya bir aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.Adli Tıp 2. İhtisas Dairesi'nin 01/10/2020 tarihli davacıların maluliyetine ilişkin sağlık kurulu raporunda davacıların kaza sonrası tedavilerine ilişkin kayıtların ve raporların irdelenerek kaza ile maluliyet arasında uygun nedensellik bağının kurulmasına, raporun kaza tarihine göre uygun yönetmelik hükümlerine göre ve yetkili heyetçe ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlenmiş olmasına göre;
bu konulardaki davalı vekilinin istinaf itirazları da isabetli değildir.Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "..." formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K., 2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K.,
2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları).Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı değildir.İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun davacılar için belirlenen kalıcı maluliyet oranı, geçici maluliyet süresi, kaza tarihindeki yaşı, geliri esas alınarak, TRH 2010 yaşam tablosu ve progresif rant formülüne göre düzenlendiği ve tazminatın belirlendiği anlaşılmıştır.
Bu nedenle usul, yasa ve Yargıtay içtihatları ile belirlenmiş hesaplama yöntemine göre tazminat hesabı içeren aktüerya raporunun hükme esas alınmasında ve davalı ... şirketinin poliçe limitiyle sorumluluğunun belirtilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından bu hususa değinen istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.
Ayrıca, 25/02/2011 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6111 sayılı Kanun ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 98. maddesinde belirtilen tedavi giderleri yönünden sorumluluğun ...'ye geçmesine karşın belgeye dayanmayan tedavi giderlerinden (geçici iş göremezlik, bakıcı gideri, tedavi yol gideri vb.) zorunlu mali sorumluluk sigortası poliçesini düzenleyen sigorta şirketi ile araç işleteni ve sürücüsünün sorumluluğunun devam ettiği anlaşılmaktadır.
Bu nedenle davalı ... şirketi vekilinin geçici iş görmezlik tazminatından sorumlu olmadıklarına ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.Ancak ilk derece mahkemesince hüküm verildikten sonra, istinaf yargılaması aşamasında davacılar ... ve ...'in ve sonrasında da davacıların ortak mirasçısı ...'in ölümü nedeniyle davacıların taraf ehliyeti ve vekilleriyle vekalet ilişkisi sona ermiş olduğundan, taraf ehliyeti dava şartının sağlanması bakımından yargılamaya devam olunmuş, davacılar mirasçılarına tebligat çıkarılarak taraf teşkili sağlanarak, davalı tarafın istinaf başvurusu kamu düzeni sebebiyle kabul edilip aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/336, K. 2026/64, 21 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama