KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2025
- Dosya no
- 2022/430
- Karar no
- 2025/876
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 16/11/2021
- Numarası
- 2021/54 (E) - 2021/1076 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.225 kelime·6 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...
Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı, davalı ...'ın yönetimindeki ... plakalı otomobilin 4/12/2020 günü Eyüp İlçesinde seyir halinde iken şerit ihlali yaparak, karşı yönden gelen müvekkili davacıya ait, dava dışı sürücü ...'in yönetimindeki ... plakalı otomobile çarparak hasar görmesine neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde, hasar ve araç yoksunluğundan kaynaklanan 5.000 TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş.
6/6/2021 günü sunduğu dava değeri belirleme dilekçesiyle, araç yoksunluğundan kaynaklanan maddi tazminatın 1.580 TL, hasar tazminatın ise 21.682,03 TL olduğunu bildirmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 21.682,03 TL araç hasar bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine.
1.680 TL araç yoksunluk tazminatının davalı ...'dan tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran ...
AŞ vekili dilekçesinde özetle; sunulan bilimsel ve teknik değerlendirme raporuyla saptanan uyumsuzlukların tamamının yanıtlanmadığını; müvekkili şirkete davadan önce yapılan başvuru kapsamında hasar tespitine yarar bilgi ve belge sunulmadığını, bu nedenle davacı tarafın 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) uyarınca yükümlülüğü olan başvuru şartını eksiksiz yerine getirmeden açtığı davanın usulden reddine hükmolunması gerektiğini; belirlenen hasar bedeli ile rayiç ve sovtaj değerlerinin gerçek bedellere uygun olmadığını, zararın pek aşırı belirlendiğini.
Trafik Sigortası Genel Şartlarının B.2.1'inci bendi gereğince 3 yaşını geçen araçlarda müvekkili şirketin eş değer parça bedelinden, B.2.2'nci bendi gereğince de yüksek tedarik ve işçilik bedelleri nedeniyle sorumlu olmadığını; sigortalı araç sürücüsüne yüklenen kusurun kabul edilemeyeceğini; ekspertiz incelemesinde sol far dışında değişimi gereken parça saptanmadığını, hükme esas alınan raporda ise hasara uğramadığı dışarıdan bakınca görülen lastik dahil değişim öngörüldüğünü;
asıl alacak yönünden 21.682,03 TL'nin müştereken ve müteselsilen, 1.680 TL'nin ise yalnızca ... tarafından ödenmesine karar verilmesine karşın, feriler yönünden söz konusu ayrımın yapılmadığı; kazanç kaybından sorumluluğu bulunmayan müvekkili şirket bakımından bu talebin açıkça ret ya da kabulüne dair karar oluşturulmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekilinin davaya konu trafik kazası nedeniyle otomobilde oluşan hasarın tazmin edilmesi amacıyla 6/1/2021 tarihli dilekçeyle başvurduğu, böylece KTK'nin 97'nci maddesinde öngörülen, dava açılmadan önce sigorta kuruluşuna başvuru koşulunun yerine getirildiğinin anlaşılması karşısında, davalı vekilinin dilekçesinde ileri sürüdüğü bu konuya ilişkin istinaf nedenleri benimsenmemiş;
makine mühendisi bilirkişinin raporunda, yönetimindeki otomobille seyir halinde iken şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemeyen, trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak biçimde gelen araçların hızı ile mesafelerini dikkate almadan, kendisinin solundaki karşı şeride kontrolsüz girerek şeridinde nizami seyreden araca çarpmasına neden olan davalı ...
Sigorta AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı araç sürücüsü ...'ın %100 oranında kusurlu, alabileceği önlem bulunmayan ... plakalı otomobil sürücüsü ...'e atfı kabil kusur bulunmadığı belirtilmiş; böylece, kazaya karışan araçların konumları ve sürücülerinin davranışları irdelenerek, olayın meydana gelmesine neden olan kusur oranlarının yasal dayanaklarıyla birlikte, eylemler ile sonuç arasında bulunan nedensellik bağını ortaya koyacak biçimde, dosya kapsamından anlaşılan oluşa, bilimsel ölçütlere, usul ve kanuna uygun olarak saptanması; saptanan hasarın kazayla uyumlu olduğu kanısına varıldığı bildirilerek,
davalıya ait otomobilin kaput, ön tampon, sol çamurluk, sol far ve iç aksanları ile aracın kaldırımla sıkışması nedeniyle sağ teker ve jantı ile sağ farının hasar gördüğü belirtilip, davacıya ait otomobilde oluşan hasarın onarım bedelinin işçilik ve KDV dahil toplam tutarının Kanuna ve Yargıtay'ın süreklilik gösterilen kararlarına uygun biçimde saptanması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan bilirkişi kurulu raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı kabul edilmiştir.
Diğer yandan davacı vekilinin talep sonucu hakkında açıklamalarına yer verdiği 1/3/2021 günü sunduğu dilekçeyle, talebin 4.900 TL tutarındaki kısmının araçta oluşan hasarın tazminine, 100 TL'lik kısımının araç yoksunluk tazminatına ilişkin olduğunun belirtilmesi, dava değerini belirleme dilekçesinde ise araç yoksunluğuna ilişkin 1.680 TL tazminatın yalnızca davalı ...'dan tahsiline karar verilmesini talep etmesi, böylece davacı vekilinin, davalı sigorta şirketine karşı araç yoksunluk tazminatı talebinde bulunulmadığının anlaşılması karşısında, bu talep yönünden davalı ...
Sigorta AŞ yönünden davanın reddine karar verilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir. Ancak, araç yoksunluk tazminatından sorumlu olmayan davalı ... Sigorta AŞ'nin hükmolunan maddi tazminatların toplam miktarına göre hesaplanan bakiye karar ve ilam harcı ile yargılama giderinin tümünden sorumlu tutulmasında isabet görülmemiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/430, K. 2025/876, 16 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama