KÜNYE
T.C. İstanbul Bam İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2024
- Dosya no
- 2022/586
- Karar no
- 2024/1155
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 23/12/2021
- Numarası
- 2019/63 (E) - 2021/998 (K
- Davanın konusu
- Maddi ve Manevi Tazminat
Karar Metni
1.340 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; destek ...'ün 21/5/2018 tarihinde davalı ... e ait, davalı ...'in idaresindeki, davalı ... Sigorta AŞ'nin sigortalısı ... plakalı aracın çarpması sonucu vefat ettiğini, fazlaya dair talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla ... için 500 TL, davacı ...için 500 TL maddi tazminatın davalılar ... ve ...'den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, davalı ...
Sigorta AŞ'den ise 2018 yılı teminat limitleri ile sınırlı olmak üzere başvuru tarihinden 8 iş günü sonrasına denk gelen temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, cenaze ve defin gideri için 500 TL tazminatın davalılar ... ve ...'den olay tarihinden, davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, anne ... için 40.000 TL, baba ... için 40.000 TL,
kardeş ... için 20.000 TL manevi tazminatın ... ve ...'den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş. 12/10/2021 tarihli değer artırım dilekçesiyle ...için maddi tazminat talebini 114.280,44 TL'ye, ... için maddi tazminat talebini 151.155,40 TL'ye, cenaze ve defin gideri ücretini de 770 TL'ye artırmıştır.
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana gelişinde müteveffanın kusuru bulunması nedeniyle davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalısı araç sürücünün kusuru oranında müvekkil şirketin sorumluluğunun söz konusu olacağını, cenaze ve defin gideri tazminatının hesaplanmasının hatalı olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ...e dava dilekçesi tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermemiştir. İlk derece mahkemesince. "Davanın kısmen kabulüne, maddi tazminat talebi açısından; davacı baba ... yönünden taleple bağlı kalınarak 114.280,44 TL destekten yoksun kalma tazminatının, davacı anne ... yönünden 151.155,40 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...
Sigorta AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 15/06/2018 tarihinden, davalılar ...ve ... yönünden kaza tarihi olan 21/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine, manevi tazminat talebi açısından; davacı baba ...için 20.000 TL, davacı anne ... yönünden 20.000 TL, davacı kardeş ... için 9.000 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 21/05/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine,
bakiye talebin reddine, davacı ...yönünden 770 TL defin/cenaze masrafının davalı .. Sigorta AŞ yönünden temerrüt tarihi olan 15/6/2018 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan 21/5/2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte her üç davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsili ile adı geçen davacılara verilmesine" karar verilmiştir. Karara karşı davalı ...
Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemek kaydıyla, dava şartı yokluğu nedeniyle başvurunun usulden reddi gerekirken hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, dava konusu olaya ilişkin müvekkili sigorta şirketine dava açılabilmesi için Karayolları Trafik Kanunu'nun 97'nci maddesi gereğince dava açmadan önce başvuru yapması ve yasada belirtilen 15 günlük sürenin geçmiş olması gerektiğini, davacının şartları yerine getirmediğinden davanın usul yönünden reddi gerektiğini, zarar hesabı için seçilecek bilirkişinin aktüerler siciline kayıtlı kişilerden olması gerektiğini,
bilirkişi tarafından hazırlanan raporda PMF esas alınarak hesaplama yapıldığını, oysa ki TRH moralite tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkil kurumdan temerrüt tarihinden itibaren ticari faiz talebinde bulunulmasının hatalı olduğunu, müvekkil kurumun yalnızca başvuru tarihinden itibaren faizden sorumlu olabileceğini, dava konusu olaya uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu, davacının talep ettiği ve hükmedilen cenaze giderlerinin poliçe teminatı dışında olduğunu, davanın bu talepler açısından reddi gerekirken hüküm kurulmasının doğru olmadığını belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur.
HMK'nin 355'inci maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: İlk derece mahkemesinin hükme esas aldığı aktüer bilirkişi raporunda desteğin kaza tarihindeki yaşına göre muhtemel yaşam süresinin, davacıların kaza tarihinde yaşlarına göre destek süreleri belirlenerek desteğin geliri asgari ücret üzerinden kabul edilerek PMF 1931 yaşam tablosu ve progressif rant yöntemine göre tazminat hesaplaması yapılmıştır.
Maddi tazminat hesaplama yönteminin davalı tarafın lehine olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Ayrıca, Anayasa Mahkemesi'nin 17/7/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı olmadığından, bu hususa değinen istinaf talebi yerinde değildir.
Bununla beraber, mahkemece hükmedilen cenaze ve defin giderinin günün ekonomik koşullarına göre hakkaniyete uygun olduğu, belediyelerce karşılanan cenaze giderleri dışında kalan olağan masrafların bilirkişi tarafından isabetli bir şekilde ele alınıp hesaplandığından, maddi tazminatın bir parçası olan cenaze ve defin giderinden davalının sorumlu olmadıklarına ilişkin itirazının isabetsiz olduğu değerlendirilmiştir.
Kaza tarihinde ve poliçenin düzenleme tarihinde yürürlükte bulunan 2918 Sayılı KTK'nin "Doğrudan Doğruya Talep ve Dava Hakkı" başlıklı 97'nci maddesinde (Değişik: 14/4/2016-6704/5 md.) "Zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir.
Sigorta kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde, zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurabilir." düzenlemesi yer almaktadır. Somut olayda, davacıların başvurusunun davalı ...
Sigorta AŞ'ye 11/6/2018 tarihinde ulaştığı, başvuru koşulunun yerine getirildiği ve davalı sigorta şirketinin (8) iş günü sonrası olan 25/6/2018 tarihinde temerrüde düşmüş sayıldığı, göz önüne alındığında davalı vekilinin bu husustaki istinaf itirazının kısmen kabulüne ve hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/586, K. 2024/1155, 17 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama