KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.HUKUK Dairesi
- Mercii
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2024
- Esas no
- 2022/590
- Karar no
- 2024/1505
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 29/12/2021
- Numarası
- 2018/177 Esas - 2021/834 Karar
- Dava
- Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan
Karar Metni
980 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
16/06/2016 tarihinde ...sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araca arkadan çarpması sonucu çift taraflı trafik kazası meydana geldiğini, kazada ... plakalı araçta bulunan, aynı zamanda sürücü ...'ın kızı, yolcu konumundaki ...ın sakat kaldığını, geçici kalıcı iş gücü kaybına uğradığını, trafik kazası tespit tutanağına göre ...'ın kusurlu olduğunu, ... idaresindeki ... plakalı aracın...poliçesinin davalı ...
Kooperatifi tarafından düzenlenmiş olduğunu, davalı sigorta şirketine bedeni zararın tazmini hususunda yazılı başvuru yapıldığını ancak herhangi bir ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla, belirsiz alacak davası kapsamında, müvekkilindeki geçici ve kalıcı işgücü kaybının tespitiyle buna göre ödenmesi gereken tazminatın hesaplanarak şimdilik 200,00 TL'sinin kaza tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ...'ın maliki olduğu ... plakalı araç için müvekkili tarafından ..
Poliçesi düzenlendiğini, davacıların uyuşmazlık konusu kaza sonucu başvuruda bulunduğunu ancak davacının gerekli evrakları ibraz etmediğinin anlaşıldığını ve eksik evrak talebinde bulunulduğunu, ... poliçelerinde sigorta şirketlerinin sorumluluğu poliçe limitiyle sınırlı şekilde ve sigortalıların sorumlu olduğu kusur ile orantılı olarak belirlendiğini, kaza tespit tutanaklarının kesin delil niteliğinde olmadıklarını, davacı kazazedenin emniyet kemeri kullanmaması nedeniyle, ağırlaşan bir maluliyeti varsa bu noktada tazminattan indirimi gerekli kılan bir hal oluştuğunu,
hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini ve davanın Güvence Hesabına ihbar edilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, 119.164,79 TL sürekli iş göremezlik maddi tazminatının 05/09/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, geçici iş göremezlik tazminat talebinin esastan reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı taraflar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Dosya kapsamında yapılan hesaplamalar eksik ve hatalı olup herhangi bir gerekçeyle kaldırma kararı verilmesi durumunda yeniden yapılacak aktüerya hesabında, tazminatın yeni hesap tarihindeki asgari ücret verileri üzerinden hesaplama yapılmasına ilişkin haklarının saklı tutulması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
Davalı şirkete usulüne uygun başvuru yapılmadığını, başvurunun usulden reddi gerektiğini, bilirkişi raporunda progresif rant yöntemi uyarınca yapılan hesaplamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, hesaplamada %1,8 teknik faiz dikkate alınması gerektiğini, KTK’da yapılan düzenleme ile teknik faizin 2’yi geçmemek üzere genel şartlarda düzenlenmesi gerektiği, hesaplamanın poliçe ve kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları uyarınca belirlenen %1,8'lik teknik faiz oranı üzerinden hesaplanması gerektiğini,
güncel mevzuatta ise sürekli sakatlık tazminatının hesaplanmasında esas alınacak iskonto oranının %1,65 olduğu belirtildiğini, bilirkişi raporunda ise progresif rant yöntemine göre hesaplama yapılmış olup hesap yöntemi bakımından açıkça kanuna aykırı olduğunu, 0 faiz uygulanması ancak enflasyonun 0 olduğu ekonomik sistemlerde hakkaniyete uygun olup Türkiye gibi enflasyonun yüksek olduğu ekonomiler yönünden 0 faiz uygulanması bir tarafın sebepsiz zenginleşmesine sebebiyet vereceğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Dava,
yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul,
yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından,16/06/2016 tarihinde davacının annesi olan sürücü ... yönetimindeki davalı sigorta şirketine ...poliçesi ile sigortalı ... plaka sayılı araç ile aynı istikamette önünde seyir halinde olan dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plaka sayılı kamyonetin arka sol kısmına çarpmasını takiben ...plaka sayılı aracın direksiyon hakimiyetini kaybederek sol taraftan yol dışı kalıp uçurumdan aşağı yuvarlanması meydana gelen trafik kazasında ...plaka sayılı otomobilde bulunan yolcu olan davacı ... yaralandığı ve bu yaralanması nedeni maddi ile manevi tazminat talep ettiği
anlaşılmıştır.Dosyaya davalı tarafından sunulan hasar dosyasında, davadan önce davacının başvuruda bulunduğu, hasar dosyasının açıldığı eksik evrak nedeniyle ödeme yapılmamış olmasına göre başvuru şartı gerçekleşmediğine ilişkin istinaf itirazı yerinde değildir.
6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir.
Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır.
HMK'nın 357/1. maddesinde de Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.Dosya kapsamından hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunun istinaf talep eden davalı sigorta vekiline HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde davalı vekilinin süresi içerisinde rapora itiraz etmediği görülmektedir.
Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde aktüerya bilirkişi raporunda ki hesaplama yöntemi bakımından davacı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden hesaplamadaki %1,8 teknik faiz dikkate alınması gerektiğine ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Kaldı ki Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı değildir.Davacı vekilinin istinaf dilekçesinde somut bir istinaf itirazında bulunmadığı, kararın kaldırılması ihtimaline karşı istinaf dilekçesi vermiş olduğu anlaşılmakla istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir.Bu nedenlerle; taraf vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi, E. 2022/590, K. 2024/1505, 19 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama