KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 25 Haziran 2025
- Dosya no
- 2022/969
- Karar no
- 2025/985
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 08/02/2022
- Numarası
- 2019/531 Esas- 2022/92 Karar
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
1.414 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket nezdinde zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... aracın, 24/06/2017 tarihinde davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ve dava dışı ... plakalı aracın karıştığı trafik kazasında davacının dava dışı zarar görene ödediği tazminatı, kusur oranında sorumlu olan davalıdan işlemiş faizi ile birlikte tahsili için başlattığı icra takibine itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince;
davanın kısmen kabulü ile davalının ... sayılı icra dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 72.266,96 TL asıl alacak, 7.608,82 TL işlemiş faiz üzerinden kaldığı yerden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Müvekkili şirketin ve davalı şirketin, kazaya neden olan araçların zorunlu mali mesuliyet sigortacısı olduklarını,
dolayısıyla zorunlu mali mesuliyet sigortacısından kaynaklanan sorumluluk kapsamında müvekkili şirketçe zarar görene ödenen tazminatın kusuru oranında davalıdan tahsiline ilişkin görülen davanın mutlak ticari dava olduğunu belirterek, ticari faize hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili ise: Rücu koşullarının oluşmadığını, müvekkili şirketin tahkim başvurusunun tarafı olmadığını, söz konusu başvuruda ...
AŞ'nin tek davalı konumunda olup tahkim başvurusunun taraflarına ihbar edilmeden hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin savunma hakkının kısıtladığını ve haberdar olmadığından yargılama sonucu verilen hükme göre müvekkili şirketten ödeme yapılmasının beklenemeyeceğini, dava konusu kazaya sebebiyet veren tarafın ve kazaya neden olan diğer hususların belirlenmesine yönelik incelemenin Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi tarafından yapılması gerektiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda sigortalı araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, sigortalı sürücünün yalnızca kazayı engellemek için etkili tedbir almaya çalıştığını,
ancak davacı şirket sigortalısı sürücünün kusuru nedeniyle kazayı engelleyemeyerek çarpışmanın gerçekleştiğini, Karayolları Genel Müdürlüğünün kazada bir kusurunun olup olmadığı ve kazaya karışan araçlarda kazaya sebebiyet verecek teknik bir arıza olup olmadığının araştırılması gerektiğini, alacak likit olmadığından müvekkili aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmeyeceğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:Dava;
davacı sigortacının ZMSS kapsamında zarar görenlere ödediği tazminatın davalıya ZMSS poliçesi ile sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.Dosya kapsamından, 24/06/2017 tarihinde davacının zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... aracın, davalı sigorta şirketine zorunlu mali mesuliyet sigortası ile sigortalı ... plakalı araç ve dava dışı ... plakalı araç arasında trafik kazası meydana geldiği,
meydana gelen bu kaza sonucunda dava dışı ... plakalı araç sürücüsünün ölümü nedeniyle destekten yoksun kalan eşinin müteselsil sorumluluk ilkesine göre başvurusu üzerine Sigorta Tahkim Komisyonunca 2017/49460 E. 2018/24 K. sayılı karar ile tazminat talebinin kabul edildiği, davacı sigortacı aleyhine yapılan icra takibi ile 23/01/2018 tarihinde 144.533,91 TL'nin icra dosyasına ödendiği,
zararın meydana gelmesinde davalının sigortalısının kusur oranına isabet eden 72.266,96 TL'nin işlemiş faizi ile birlikte tahsili için davalı aleyhine davacı tarafından ... sayılı dosya ile takip başlatıldığı ve davacının itirazının iptalini ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
2918 sayılı KTK’nin 88. maddesine göre “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.”Müteselsil sorumluluk dış ilişkide TBK'nin 61. maddesinde “Dış ilişkide, birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.”İç ilişkide ise 62. madde “Tazminatın aynı zarardan sorumlu müteselsil borçlular arasında paylaştırılmasında, bütün durum ve koşullar,
özellikle onlardan her birine yüklenebilecek kusurun ağırlığı ve yarattıkları tehlikenin yoğunluğu göz önünde tutulur.Tazminatın kendi payına düşeninden fazlasını ödeyen kişi, bu fazla ödemesi için, diğer müteselsil sorumlulara karşı rücu hakkına sahip ve zarar görenin haklarına halef olur.” şeklinde düzenlenmiştir.Bu yasal düzenlemeler kapsamında somut uyuşmazlıkta; davacı sigorta şirketine sigortalı aracın sürücüsünün çift taraflı kazada vefatı nedeniyle davacı tarafça Sigorta Tahkim Komisyonunca 2017/49460 E. 02/01/2018 tarih ve 2018/24 sayılı karar ile sayılı kararı ile hak sahiplerine ödeme yapılmasına,
belirtilen dava dosyasında kazaya karışan karşı araç sürücüsünün kazanın oluşumunda kusuru bulunduğunun tespit edilmesine, zarardan müteselsilen sorumlu olan ve ödeme yapan davacı sigortacının TBK'nin 62. maddesi gereğince diğer müteselsil sorumlu davalıya karşı rücu hakkının bulunmasına göre davalı vekilinin bu yöndeki istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Mahkemece alınan 17/02/2020 tarihli kusura ilişkin bilirkişi raporunda; dava konusu olayda davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsünün %50 oranında asli kusurlu olduğu,
davacı şirkete sigortalı ... plakalı aracın sürücüsünün olayda %50 oranında eşit derecede asli kusurlu olduğu, dava dışı sürücü ...'in kusursuz olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılamasındaki kusur raporlarının örtüştüğü, kaza tespit tutanağına ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Yargıtay 17. (kapatılan) ve 4. Hukuk Dairelerinin Anayasa Mahkemesi'nin 17/07/2020 tarih ve 2019/40 (E) - 2020/40 (K) sayılı kararı sonrasında vermiş olduğu güncel kararları gereğince tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "..." formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/6135 E. ve 2022/10604 K.,
2021/16078 E. ve 2022/10550 K., 2021/13398 E. ve 2022/10498 K.,Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2020/2598 E. ve 2021/34 K., 2019/3713 E. ve 2020/2420 K. sayılı kararları).Bu nedenle, Anayasa Mahkemesi iptal kararı gereğince genel şartlarda belirtilen 1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplama yapılması olanaklı değildir.İlk Derece Mahkemesinin hükme esas aldığı 27/10/2021 tarihli aktüerya bilirkişi raporunda desteğin kaza tarihindeki yaşına göre muhtemel yaşam süresinin, destekten yoksun kalan eşinin kaza tarihinde yaşlarına göre destek süreleri belirlenerek desteğin geliri asgari ücret üzerinden kabul edilerek,
sağ kalan eşin evlenme ihtimali de değerlendirilerek yerleşik Yargıtay içtihatlarında benimsenen yöntem ve ilkelere göre tazminat hesaplaması yapılmış olmasında ve İlk Derece Mahkemesince de bu rapora göre karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Somut olayda, davacı ...
AŞ'nin davalı ...AŞ'ye açtığı iş bu rücu davasının dayanağı olan Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2017/49460 E., 2018/24 K. sayılı dosyasında ... AŞ aleyhine yasal faize hükmedildiğinden, bu davaya konu takip talebinde de işleyecek faiz cinsinin yasal faiz olarak belirlenmesinde isabetsizlik yoktur.
İtirazın iptaline konu alacağın likit olmadığı (eldeki dosyada tarafların iç ilişkideki sorumluluklarının bilirkişi raporu ile belirlenmesinin gerekmesi nedeniyle) gözetilerek mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2022/969, K. 2025/985, 25 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama