KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2023
- Dosya no
- 2023/1173
- Karar no
- 2023/1471
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 9/3/2023
- Numarası
- 2018/258 (E) - 2023/159 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.039 kelime·5 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ... Sigorta AŞ'ye (eski ünvanı ...
Sigorta AŞ) Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı dava dışı sürücü ... yönetimindeki ... plakalı otomobilin yönetimindeki ... plakalı motosikletle seyir halinde olan müvekkili davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde tedavi gideri ve sakatlık/ölüm teminatı kapsamında 60.000 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davaya konu taleplerin davanın açıldığı tarih itibarıyla zamanaşımına uğradığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne, 60.000 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle, davaya konu taleplerin tümünün davanın açıldığı tarih itibarıyla zamanaşımına uğradığını; tazminatın asla kabul edildiği anlamına gelmemesi koşuluyla her durumda hesaplanan tazminat tutarında birlikte kusur (müterafik) nedeniyle indirim yapılması gerektiğini; aktüerya hesabı yapılırken TRH 210 Yaşam Tablosu ve progressive rant hesaplama yönteminin kullanılmasının kabul edilemeyeceğine; bakıcı, tedavi ve geçici iş göremezlik giderlerine ilişkin taleplerin ZMSS poliçesi ile teminat altına alınmadığını;
kusur yönünden dosyanın Adli Tıp Kurumu (ATK) Trafik İhtisas Dairesine sevki gerektiğini, sigorta şirketine karşı olay tarihinden itibaren faiz işletilmesi olanağının bulunmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili tarafından sunulan belgelerin incelenmesinde, davalı ...
AŞ'ye ZMSS poliçesiyle sigortalı ... plakalı otomobille 29/3/2008 günü seyir halinde olan dava dışı sürücü ...'ın ... plakalı motosiklet ile seyir halinde olan davacıya çarparak yaralanmasına neden olduğu, eldeki davanın ise 23/3/2018 günü açıldığı anlaşılmıştır.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109'uncu maddesinin 1'inci fıkrası uyarınca, motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar.
Aynı maddenin 2'nci fıkrası gereğince, dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.
Davaya konu olay nedeniyle kolluk tarafından düzenlenen ve Kınık İlçe Emniyet Müdürlüğünün 15/4/2008 tarihli fezlekesi ekinde Kınık Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen soruşturma belgeleri içerisinde davalı sigorta şirketi tarafından düzenlenen ZMSS poliçesine yer verilmiş.
Kınık Devlet Hastanesinde düzenlenen raporda, sol ayak ve diz kapağında laselasyon ve ağrı tanısıyla sol ayakta kırık kuşkusu bulunduğundan Bergama Devlet Hastanesine sevkinin uygun olduğu belirtilen davacının yaralanmasına ilişkin Adli Tıp Kurumu 2'nci İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 6/11/2020 gün ve 14460 sayılı raporda ise davaya konu kaza nedeniyle meydana gelen sol ayak bileği (medial malleol) kırığı yaralanmasından söz edilerek,
davacının yaralanmasının Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü Hükümlerinden yararlanılarak E Cetveline göre %4.2 oranında meslekten kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı belirtilmiş, gelişen yeni bir durumdan söz edilmediği anlaşılmıştır.
Yukarıda da açıklandığı gibi davaya konu trafik kazası 28/3/2008 günü saat 23.35 sularında meydana gelmiş; davaya konu kaza ile nedensellik bağı içinde davacının zararı ortaya çıkmış; zarar gören davacı zararı ve tazminat yükümlüsünü de öğrenmiştir.Dava dilekçesi 27/4/2018 günü tebliğ edilen davalı ...
Sigorta AŞ, vekili vasıtasıyla HMK'nin 127'nci maddesinde ön görülen iki haftalık cevap süresi içinde 10/5/2018 günü sunduğu dilekçe ile cevap süresinin uzatılması talebinde bulunulmuş; ilk derece mahkemesinin 15/5/2018 gün ve 2018/258 (E) sayılı kararıyla davalı vekilinin cevap verme süresinin yasal sürenin bitiminden itibaren iki hafta uzatılmasına karar verilmiş; davalı ...
Sigorta AŞ vekili de süre uzatım kararının 18/5/2018 günü tebliğ edilmesinin ardından, iki haftalık cevap süresi içinde 25/5/2018 günü sunduğu dilekçeyle, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Somut uyuşmazlık yukarıda yapılan açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde.
KTK'nin 109'uncu maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca somut olaya uygulanması gereken taksirle yaralama suçuna ilişkin TCK'nin 89'uncu maddesinin 1'inci fıkrasında öngörülen cezanın üst sınırına göre aynı Kanunun 66'ncı maddesinin 1'inci fıkrasının (e) bendi uyarınca 8 yıllık zamanaşımına tabi olan eldeki davanın, davaya konu trafik kazasının meydana geldiği 29/3/2008 gününden, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 153'üncü maddesinde öngörülen zamanaşımını durduran ve aynı Kanun'un 154'üncü maddesinde belirtilen zamanaşımını kesen neden olmaksızın 8 yıllık zamanaşımı geçtikten sonra 23/3/2018 günü açıldığının anlaşılması karşısında,
zamanaşımına uğrayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi isabetsizdir. Kararın kaldırılma gerekçesine göre davalı ... AŞ vekilinin ileri sürdüğü diğer istinaf nedenleri bu aşamada inceleme dışı bırakılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2023/1173, K. 2023/1471, 7 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama