KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2024
- Dosya no
- 2023/1720
- Karar no
- 2024/1335
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 15. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 6/6/2023
- Numarası
- 2022/100 (E) - 2023/577 (K
- Davanın konusu
- Maddi Tazminat
Karar Metni
1.050 kelime·5 dk okuma
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesinin, davanın kısmen kabulüne, davacı ... için 10.615,80 TL geçici iş göremezlik, 105.559,23 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 116.175,03 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'in açtığı davanın reddine ilişkin 2/7/2019 gün ve 2017/303 (E) - 2019/683 (K) sayılı kararına karşı davalı ... ve davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuş.
Dairemizin 12/1/2022 gün ve 2019/3694 (E) - 2022/7 (K) sayılı kararıyla davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, davalı ... ile davacılar vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353 1-a/4-6'ncı maddesi uyarınca kaldırılmasına karar verilmiş.
Dairemiz kararından sonra sürdürülen yargılamada ise, davacı ... yönünden açılan davanın reddine, davacı ...'in açtığı davanın kabulüne, 10.615,80 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 253.172,48 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 263.788,28 TL maddi tazminatın davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine hükmolunmuştur.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı ... vekili dilekçesinde özetle; başvuru şartı gerçekleşmediğinden davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının İstanbul 15'inci Asile Ticaret Mahkemesinin 2017/303 (E) - 2019683 (K) sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının reddedilmesi nedeniyle davacı yönünden ilk kararın kesinleştiğini bu yönüyle müvekkili kurum lehine kazanmış hak oluştuğunu, hükme esas alınan maluliyet raporunun Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olmadığını,
maluliyet raporunda belirlenen oranın fahiş olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ... lehine hükmedilen tazminata yanlış faiz türünün uygulandığını, ...'in maluliyet oranının hatalı kabul edildiğini, davacı ...'in açtığı davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, adı geçen davacının geçici ve sürekli iş göremez kaldığının sabit olduğunu, geçici iş göremezliğin yalnızca yapılan işten elde edilen gelirle hesaplanamayacağını, davacının efor kaybı, bakımı altında bulunduğu kişilerin de kazadan ne oranda etkilendiği ve dolayısıyla bu süreçte yaşadıkları büyük zorlukların göz önüne alınarak hesaplama yapılması gerektiğini,
... aleyhine hükmolunan vekâlet ücretinin de usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede: Davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesinde: dava dilekçesinde davacı ...'in bedensel kaynaklanan zararından dolayı 2.000 TL maddi tazminata hükmolunmasını talep eden davacılar vekilinin 15/4/2019 günü sunduğu dilekçeyle davacı ... için talep ettiği tazminat toplamı 2.355,92 TL'ye yükseltmesi,
ilk derece mahkemesinin hükmünü verdiği 2023 yılı için HMK'nin 341'inci maddesinin, 2'nci fıkrasında öngörülen istinaf başvuru sınırının, aynı Kanunun ek 1/1-2'nci maddesi uyarınca her takvim yılı başından geçerli olmak üzere yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle hesaplandığında 17.830 TL olması,
böylece davacı ...'in maddi tazminat talebinin reddine ilişkin hükmün HMK'nin 341'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca dava değerine göre kesin olduğunun anlaşılması karşısında, davacı ... vekilinin incelenmesine yasal olanak bulunmayan ilk derece mahkemesinin maddi tazminat davasının reddine ilişkin hükmüne yönelik istinaf dilekçesinin HMK'nin 341'inci maddesinin 2'nci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir.Davacı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvuruları üzerine yapılan incelemede: Dairemizin 12/1/2022 gün ve 2019/3694 (E) - 2022/7 (K) sayılı kararından sonra sürdürülen yargılamada davacılar vekili tarafından
sunulan dilekçe ekinde sunulan belgelerden, davacılar vekilinin davacıların bedensel yaralanmadan kaynaklanan zararlarının giderilmesi için, davalı ...na 19/9/2016 günü ulaşan dilekçeyle başvurduğu, eldeki davanın ise 29/3/2017 günü açıldığı böylece, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 97'nci maddesinde öngörülen dava açılmadan önce sigorta şirketine/...na başvurulmasına ilişkin dava şartının yerine getirildiği anlaşılmış; kazaya karışan ... plakalı aracın dava dışı işleten ...
Limited Şirketine ait olduğu anlaşılmakla birlikte, davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminata yasal faiz uygulanmasına ilişkin ilk derece mahkemesinin 2/7/2019 gün ve 2017/303 (E) - 2019/683 (K) sayılı kararına karşı istinaf kanun yoluna başvuran davacılar vekilinin, istinaf başvuru dilekçesinde davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminata avans faizi uygulanması gerektiğini istinaf nedeni olarak ileri sürmediği,
böylece davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminata yasal faiz uygulanmasına ilişkin kararın davalı ... yönünden usulü kazanılmış hak oluşturduğunun anlaşılması karşısında, davacı ... lehine hükmolunan maddi tazminata yasal faiz uygulanmasında isabetsizlik görülmemiş;
ilk derece mahkemesinin 2/7/2019 gün ve 2017/303 (E) - 2019/683 (K) sayılı hükmüne karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması ve Dairemizin 12/1/2022 gün ve 2019/3694 (E) - 2022/7 (K) sayılı kararında yer verilen gerekçeler karşısında, davalı ... vekilinin müvekkili lehine usulü kazanılmış hak oluştuğuna ve ilk karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekâlet ücreti hesaplanması gerektiğine ilişkin istinaf nedenleri yerinde görülmemiş;
davacıların sürekli sakatlık oranlarının Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmesinin doğru olduğu kabul edilmiştir.
Dairemizin kararından sonra sürdürülen yargılama sırasında düzenlenen Adli Tıp Kurumu (ATK) İstanbul 2'nci Adli Tıp İhtisas Kurulunun 24/10/2022 gün ve 15204 sayılı raporunda, davacı ...'in 6/4/2016 günü geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması nedeniyle Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre engellilik oranının %25 olduğunun bildirilmesi karşısında, adı geçen davacının sürekli iş göremezlikten kaynaklanan zararının,
ATK İstanbul 2'nci Adli Tıp İhtisas Kurulunun raporuna uygun biçimde tüm vücut engellilik oranının %25 olarak kabul edilerek hesaplanmasında isabetsizlik bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2023/1720, K. 2024/1335, 8 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama