İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İstinaf (BAM) Kararları
  3. /İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ

TÜRK MİLLETİ ADINABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi E.2023/416 K.2023/1416

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

Esas2023/416Karar2023/1416Tarih31 Ekim 2023Okuma10 dk · 1.924 kelime

KÜNYE

T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi

Karar tarihi
31 Ekim 2023
Dosya no
2023/416
Karar no
2023/1416
İncelenen kararın mahkemesi
İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
Tarihi
22/09/2022
Numarası
2017/1288 Esas - 2022/749 Karar
Davanın konusu
Maddi tazminat
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.924 kelime·10 dk okuma

Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sigorta şirketine sigortalı olan ... plakalı aracın 16/03/2016 tarihinde, sürücü ...'in idaresindeyken davacı ...'in idaresindeki ... plakalı araca çarpması sonucunda yaralanmalı trafik kazası meydana geldiğini, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL geçici ve sürekli sakatlık tazminatının (davalı sigorta şirketi azami poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydıyla) olay tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

davalı sigorta şirketine herhangi bir başvurunun yapılmadığını, kaza ile sakatlık arasında illiyet bağının var olması gerektiğini, kazada kusur oranlarının tespiti bakımından dosyanın ATK ihtisas dairesine gönderilmesi gerektiğini, maluliyetin tespiti bakımından da rapor alınması gerektiğini, bakıcı giderlerinden müvekkili şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, olayın iş kazası olmadığının tespitinin gerektiğini, aksi takdirde yapılan PSD ödemesinin tenzilinin söz konusu olacağını, faiz türünün avans değil, yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.

İlk Derece Mahkemesince dava şartı yokluğundan davanın reddine dair verilen karara karşı davacı vekili.

26/04/2016 tarihinde yürürlüğe giren 6704 sayılı kanunun 5. maddesi ile Karayolları Trafik Kanununun 97. maddesinin değiştirildiğini, yeni düzenleme ile “zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunma” zorunluluğu getirildiğini, ancak bu yeni düzenlemenin yürürlük tarihinden önce meydana gelen trafik kazalarına uygulanmasının mümkün olmadığını, yürürlüğünden önce meydana gelen olaylara uygulanacağına ilişkin açık bir düzenleme getirilmediğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuş;

istinaf incelemesi yapan İstanbul BAM 16. HD'nce 2017/690 Esas, 2017/3473 karar sayılı karar ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.

Kaldırma kararı sonrasında İlk Derece Mahkemesince; davanın kısmen kabulü ile geçici iş göremezlik tazminatı olarak 5.252,24 TL'nin sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren sekiz iş günü sonu olan 20/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine; sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 83.306,67 TL'nin, -sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından başvuru yapılmadığından- dava tarihi olan 11/07/2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Bu karara karşı davalı vekili; davanın iki yıllık hak düşürücü süre tamamlandıktan sonra ıslah edilmiş olması nedeniyle reddi gerektiğini, hak düşürücü süre dolduktan sonra davanın ıslahının mümkün olmadığını, ibraname uyarınca davacı tarafın ...

Sigorta AŞ'yi her türlü hak, dava ve alacaktan tamamen ibra ettiğini kabul ettiğini, başvuranın feragat dilekçesi sunmayarak davaya devam etmesinin dürüstlük ve iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, hak düşürücü süre dolduktan sonra davanın ıslahının mümkün olmadığını, davacının maluliyet artışı iddiasını destekler nitelikte delil sunmadığını, davacının maluliyet artışı iddiası değerlendirilirken ödeme tarihi olan 29/12/2016 tarihinden sonra bir artış yaşanıp yaşanmadığının ve illiyet bağının tespitinin gerektiğini, karara dayanak alınan bilirkişi raporunda amir mevzuat hükümlerine ve kanuna aykırı değerlendirme yapıldığını,

poliçe tanzim tarihi itibarıyla geçici iş görmezlik tazminatı ve tedavi giderinin poliçe kapsamında olmadığını, ilgili maddenin lafzından da açıkça anlaşılacağı üzere, zarar gören üçüncü kişinin tedavisine başlanmasından sürekli sakatlık raporu alınıncaya kadar ortaya çıkan geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderleri ve tedaviyle ilgili diğer giderler sağlık gideri teminatı kapsamında olduğundan SGK tarafından karşılanması gerektiğini,

sigorta şirketinin ve ...nın bu teminat kapsamında sorumluluğunun sona erdiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarar tazminatı istemine ilişkindir.1-2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun (KTK) 109. maddesinin 1. fıkrası uyarınca;

motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Aynı maddenin 2. fıkrasına göre de dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir.

HMK'nin belirsiz alacak davasını düzenleyen 107. maddesinde; "(1) Davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkânsız olduğu hâllerde, alacaklı, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek suretiyle belirsiz alacak davası açabilir.

(2) Karşı tarafın verdiği bilgi veya tahkikat sonucu alacağın miktarı veya değerinin tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda davacı, iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın davanın başında belirtmiş olduğu talebini artırabilir.” hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay'ın ve Dairemizin yerleşik kararlarında da açıklandığı üzere, davanın açıldığı tarihte alacak miktarının belirlenmesi imkansız ise belirsiz alacak davası açılabilir.

Ayrıca, alacaklı taraftan, alacağın miktar veya değerinin tam olarak belirlenmesinin beklenemediği durumlarda da belirsiz alacak davası açılabilir. Bir başka deyişle, alacağın miktarının belirlenebilmesinin, tahkikat aşamasında yapılacak delillerin incelenmesi, bilirkişi incelemesi veya keşif gibi sair işlemlerin yapılmasına bağlı olduğu durumlarda, belirsiz alacak davası açılabileceği kabul edilmektedir.

Belirsiz alacak davasının zamanaşımına etkisi, alacağın tamamı bakımından dava açılmakla kesilmesi şeklinde cereyan eder.Somut uyuşmazlıkta trafik kazası 16/03/2016 tarihinde gerçekleşmiş, davacı yaralanmıştır. Eylem (TCK'nin 89/1.maddesi) için kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nin 66/1-e maddesinde öngörülen ceza zamanaşımı süresi sekiz yıldır.

Eldeki dava 11/07/2016 tarihinde açıldığına ve ıslah da 26/05/2022 tarihinde yapıldığına göre ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımı süresi dolmadığından davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf başvurusu da yerinde görülmemiştir.2-Müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya karşı borcun tamamından sorumludur (TBK md. 61). Borç tamamen ifa edilinceye kadar alacaklıya karşı bütün borçluların sorumluluğu devam eder (TBK md.163/2).

Alacaklı, borçluların birinden, bir kısmından veya hepsinden alacağını talep etme ve dava açma hakkına sahiptir (TBK md.163/1). Borçlulardan birinin yaptığı ödeme kadar, müteselsil sorumluların alacaklıya karşı sorumlu oldukları toplam miktar eksilmiş olur (TBK 166/1).

Borcun tamamı borçlulardan biri tarafından ödenirse, diğer borçlular da alacaklıya karşı borçtan kurtulur.Alacaklının borçlulardan biriyle yaptığı ibra anlaşması, diğer borçluları da ibra edilen borçlunun borca katılma payı oranında borçtan kurtarır (TBK 166/3). Müteselsil borçlu, alacaklıyı tatmin ettiği oranda diğer müteselsil borçlulara karşı alacaklının halefi olur (TBK 168/1) ve alacaklının hakları ona geçer.

Borçlu yalnızca kendi payına düşen kısmı ödemişse, diğer müteselsil borçluya rücu edemez (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 28/11/2019 tarih, 2019/3589 E. ve 2019/11257 K. sayılı kararı). Ancak müteselsil borçluların borçtan tamamen veya kısmen kurtulabilmeleri, alacaklının bilfiil tatmin edilmiş olması halinde söz konusudur.

Bunun aksinin kabul edilebilmesi için ya alacaklının teselsülden açıkça feragat etmiş olması yahut da böyle bir feragatin durumdan kesin olarak anlaşılması lazımdır. Yine, Türk Borçlar Kanunu'nun 168. maddesi uyarınca ödediği miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı ve alacaklının diğerleri zararına, müteselsil borçlulardan birinin durumunu iyileştirdiği takdirde bu fiilin neticelerini şahsen tahammül edeceği açıktır.

2918 sayılı KTK'nin 91/1, 85/1 ve 85/son madde hükümlerinden de, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Somut uyuşmazlıkta ... plakalı araç ZMS sigortacısı ...

Sigorta AŞ aracın ZMMS poliçesi kapsamında 29/12/2016 tarihinde davacı tarafa ana para olarak 14.100 TL ödemeye bağlı olarak ibraname düzenlendiği, davacının zararının ve kapsamının belirlenmediği aşamada verilen ibranamenin, ibranamedeki bedel nispetinde makbuz hükmünde olduğu, zira davacı hakkında maluliyet raporu henüz alınmadan ve aktüer hesabı yapılmadan -aktüer hesabı ile belirlenen zarara göre- kısmi ödeme yapıldığı, aktüerya hesabında bu ödemenin belirlenen tazminattan mahsup edildiği anlaşılmıştır.

Hal böyle olunca davalı vekilinin ibranameye dair istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.3-İlk Derece Mahkemesince bedensel zarar ve iş görmezlik tazminatının belirlenmesi için ATK 2.İhtisas Kurulu'nun 28/12/2020 tarihli rapor içeriğine göre; ...'in 16/3/2016 tarihinde geçirmiş olduğu kaza nedeniyle, %15 meslekte kazanma gücü kaybının bulunduğu, iyileşme (işgöremezlik) süresinin 6 aya kadar uzayabileceği tespiti içeren raporu, kaza tespit tutanakları, hastane raporları, dikkate alınarak değerlendime yapıldığı,

bu durumda aktüerya bilirkişi tarafından hazırlanan ek ve kök raporunun, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun olduğu, sunulan makbuz hükmündeki ibranamedeki bedelin maddi hesaplanan tazminattan mahsup edildiği anlaşıldığına göre Mahkemece bu bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından davalı vekilinin bilirkişi raporuna, kusura, tazminat hesabına ilişkin istinaf itirazları kabul edilmemiştir.

4-Aktüer bilirkişi raporuna esas alınan davacının maluliyetine ilişkin sağlık kurulu raporunda davacının kaza sonrası tedavilerine ilişkin kayıtların ve raporların irdelenerek kaza ile maluliyet arasında uygun nedensellik bağının kurulmasına, raporun kaza tarihine göre uygun yönetmelik hükümlerine göre ve yetkili heyetçe ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olarak düzenlenmiş olmasına göre; davacıda tespit edilen bu maluliyetin kaza ile illiyet bağı olmadığı iddiası ve yine 29/12/2016 tarihinden sonra illiyetin belirlenmesine dair istinaf itirazlarının reddi gerekmiştir.

5-Türk Ticaret Kanunu’nun 1425. maddesine göre, sigorta poliçesi genel ve varsa özel şartları içerir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Yeni Genel Şartları 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe girmiş olup yeni Genel Şartların C.10. maddesi ile 12/8/2003 tarihli ve 25197 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları yürürlükten kaldırılmıştır.

Yeni Genel Şartların C.11. maddesine göre yeni genel şartlar, genel şartların yürürlük tarihi olan 01.06.2015 tarihinden sonra akdedilmiş sözleşmelere uygulanacaktır. Her ne kadar yeni Genel Şartların A.5.b maddesinde açıklanan sağlık giderleri teminatının Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olduğu düzenlenmiş ise de KTK'nin 98. maddesinde SGK'nin sorumlu olduğu tedavi giderleri açıkça sayılmıştır.

Bu giderler kapsamında geçici iş göremezlik tazminatının bulunmadığı açıktır. Bu doğrultuda poliçenin ve genel şartların tarafı olmayan SGK'yi yasal düzenleme olmaksızın tüm sağlık gideri teminatı kapsamındaki tazminat kalemlerinden sorumlu tutmak mümkün olmayacaktır.

Ayrıca sigorta şirketleri tarafından poliçe bazında KTK 98. maddesindeki sayılanlar kapsamında SGK'ye katkı payı aktarımı yapıldığı nazara alındığında, KTK 98.madde kapsamı dışında sağlık giderleri teminatı içinde kalan tazminat kalemlerine ilişkin sigortalıdan alınan prim ücretleri sigorta şirketlerinin uhdesinde kalmaktadır.

Bu doğrultuda sigorta şirketlerinin KTK 98. madde dışında kalan sağlık gideri teminatı kapsamındaki geçici iş göremezlik tazminatından poliçe limiti ile sorumluluğu devam edecektir.Kaldı ki sağlık giderleri teminatı açıklayan Genel Şartların A.5.b bendinin son cümlesinde "Sağlık giderleri teminatı Sosyal Güvenlik Kurumunun sorumluluğunda olup ilgili teminat dolayısıyla sigorta şirketinin ve ...nın sorumluluğu 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 98. maddesi hükmü gereğince sona ermiştir." ifadesiyle sigorta şirketinin ve ...nın sorumluluğunun sona ermesini KTK'nin 98.maddesine bağlamıştır.

Ancak kanun koyucu tarafından yeni Genel Şartlardaki bu düzenleme doğrultusunda KTK'nin 98.maddesinde değişiklik yapılarak" geçici iş göremezlik tazminatı madde kapsamına alınmadığı, açıkça SGK tarafından karşılanacağı ve Sigorta Şirketleri ve ...nın sorumluluğunun sona erdiği" yönünde değişiklik yapılmadığından Genel Şartların A.5.b bendinin son cümlesi kadük kalmıştır/ yürürlüğe girmemiştir.

Başka bir ifadeyle halen yürürlükte bulunan KTK'nin 98.maddesinde, yeni Genel Şartlardaki sağlık giderleri teminatına ilişkin düzenleme doğrultusunda Sigorta Şirketleri ve ...nın sorumluluğunun sona ereceğine ilişkin bir yasal düzenleme bulunmadığından 98.madde hükmü dışında kalan teminatlar (belgesiz sağlık giderleri, geçici bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı) bakımından sorumlulukları devam edecektir.

Nitekim Yargıtay 17. Hukuk Dairesi genel şartlar değişikliğinden önce halen yürürlükte bulunan KTK'nin 98.maddesinin kapsamının belirlenmesi bakımından vermiş olduğu 27/03/2014 tarih, 2013/ 4616 E. ve 2014/4465 K. sayılı kararında "2918 sayılı Yasa'nın 98. maddesi kapsamında kalan tedavi giderlerinden Sosyal Güvenlik Kurumu, yasa kapsamı dışında kalan bakıcı veya tedaviye bağlı sair giderlerden varsa trafik şirketi yoksa ... ve her iki halde de diğer haksız fiil sorumlularının (işleten ve sürücü gibi) sorumlulukları devam edecektir" yönünde karar vermiştir.

Bu nedenle Karayolları Motorlu Araçlar Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta poliçesi nedeniyle sigortalı olan davalı vekilinin geçici iş göremezlik tazminatının ve tedavi giderlerinin poliçe kapsamı dışında olduğuna yönelik istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

KARAR

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine, 2-Harçlar Kanununa göre alınması gereken 6.049,45 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 1.602,06 TL harcın mahsubu ile bakiye 4.447,39 TL karar ve ilam harcının davalının tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.31/10/2023

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2023/416, K. 2023/1416, 31 Ekim 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/416
Karar No
2023/1416
Tarih
31 Ekim 2023

İlgili Kararlar

  • İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/416 K.2023/745
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/417 K.2023/579
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/417 K.2023/605
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/417 K.2023/746
  • Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/418 K.2023/936
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/418 K.2023/767

Tüm Arşiv

İstinaf (BAM) KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.