KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
- Dosya no
- 2024/1005
- Karar no
- 2024/1396
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 26/10/2023
- Numarası
- 2022/1027 (E) - 2023/818 (K
- Davanın konusu
- İtirazın İptali
Karar Metni
703 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıya sigortalı ... plakalı araç ile dava dışı ...'ın seyir halinde iken yol üzerinde araç kullanımına uygun olmayacak şekilde demir parçanın bulunması nedeniyle hasarın oluşumunda davalının asli ve tam kusurlu olduğunu, kaza sonucunda meydana gelen hasarın davacı tarafından sigortalısına ödenerek karşılandığını, İstanbul ... İcra Dairesinin ...
(E) sayılı dosyası ile davalı hakkında başlatılan icra takibindeki borca haksız bir şekilde itiraz edildiğini, davanın kabulü ile davalının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince, davanın sübut bulmadığından reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; mahkemece alınan bilirkişi raporunda davalının mevzuat gereği üzerine düşen yükümlülüklerini, kaza öncesi, başıboş hayvanların otoyola girerek sürücü ve yolcuların can ve mal güvenliğini tehlikeye atmasını önlemek adına alınması gereken tel çit örgü vb. gibi tedbirlerinin tam ve eksiksiz olmasına rağmen kazanın meydana gelip gelmediği araştırılmadan ve bu hususta herhangi bir değerlendirme yapılmadan davalının sorumlu olmadığı yönündeki kararın hatalı olduğunu, kusur oranına ilişkin yeterli değerlendirme yapılmadığını belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, "Kasko Sigorta" poliçesi ile sigortalı aracın, davalı işletmenin sorumluluk alanındaki demir parçalar nedeniyle dava dışı sigortalısının zararını ödeyen sigorta şirketinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1472. maddesi uyarınca ödediği tazminatın rücuen tahsiline dair başlattığı icra takibine itirazın iptaline ilişkindir.
HMK'nin 1. maddesine göre göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir. HMK'nin 114/1-c bendi ile mahkemenin görevli olması dava şartı olarak kabul edilmiş olup 115/1. maddesine göre de mahkeme dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Sigortacının halefiyete dayalı olarak açacağı rücuen tazminat davalarında, görevli mahkemenin belirlenmesi konusunda.
22.03.1944 tarih, 37 Esas, 9 Karar sayılı (03.07.1944 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan) Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararında "sigortacının halefiyete dayalı açtığı davanın aynen sigortalı kimsenin sorumlu kişiye karşı açmış olduğu bir dava gibidir. Sigortalının muhtelif mahkemelerde dava açma hakkı varsa, aynı hak sigortacının halefiyet hakkına dayanan rücu davası için de söz konusudur" ilkesi benimsenmiştir.
Buna göre; sigortacının halefiyete dayalı olarak açtığı davada, davanın nitelendirmesi yapılırken, davacının sigortalısı ile zarara neden olduğu iddia edilen arasındaki hukuki ilişkiye bakılması gerekir. 6502 sayılı TKHK'nın 73. maddesi uyarınca tüketici işlemleri ile tüketiciye yönelik uygulamalardan doğacak uyuşmazlıklara ilişkin davalarda tüketici mahkemesi görevli kılınmıştır.
Bunun yanında Kanun'un 83.maddesinde de taraflardan birinin tüketicinin oluşturduğu işlemler ile ilgili diğer kanunlarda düzenleme olmasının, bu işlemin tüketici işlemi sayılmasını ve bu kanunun görev ve yetkiye ilişkin hükümlerinin uygulanmasını engellemeyeceği belirtilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, kasko sigortalı araç hasar görmüş, hasar bedelini ödeyen davacı kasko sigortacısı TTK'nin 1472. maddesindeki yasal halefiyet hükmü gereğince trafik kazasına sebebiyet veren davalıdan hasar bedelinin rücuen tahsili için icra takibi başlatmıştır.
Davacının sigortalısı gerçek kişi olduğu gibi, hasar oluşan kasko sigortalı araç da hususidir. Davacı sigorta şirketi, sigortalısı gerçek kişiye halef olarak açmış olduğu davada görevli mahkeme, sigortalı ile davalı arasındaki ilişkiye göre belirlenecektir.
Davacının halefi olduğu sigortalısı gerçek kişi ile davalı şirket arasındaki ilişki, -davalı şirket ile davacının sigortalısı arasında otoyol hizmeti bağlamında tüketici işlemi bulunduğundan,- yukarıda yapılan açıklamalar gereğince tüketici ilişkisidir.
Bu durum karşısında, görevli mahkeme Tüketici Mahkemesi olduğundan, HMK'nin 114/(1)-c, 115/(2). maddeleri uyarınca davanın, mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlığın esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/1005, K. 2024/1396, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama