KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2025
- Dosya no
- 2024/1106
- Karar no
- 2025/274
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 29/12/2022
- Numarası
- 2014/818 (E) - 2022/952 (K
- Davanın konusu
- Tazminat
Karar Metni
1.425 kelime·7 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ...'a ait, davalı ...'ın idaresindeki ... plakalı araç ile seyir halinde iken yaya ...'e çarptığını, davacı ...'in tüm masraflarını kardeşi davacı ...'in karşıladığını, davacı ...'in toplanacak delillere göre belirlenecek maddi tazminat tutarı ile davacı ...'in yapmış olduğu tüm masrafların belirlenerek davalılar ... ve ...'dan olay tarihinden itibaren, davalı ...
Şirketi yönünden sigorta limitini aşmamak üzere temerrüt tarihinden, aşan kısım için ise davalı Güvence Hesabından işletilecek faizi ile birlikte ortaklaşa ve zincirleme davalılardan tahsiline, davacı ... için 300.000 TL, davacı ... için 100.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsilini dava etmiş.
10/06/2015 tarihli dilekçesi ile davacı ... yönünden talep edilen 100.000 TL manevi tazminatın hastane harcamalarına ilişkin olup maddi tazminat olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Güvence Hesabı vekili, davalı ... Sigorta Şirketi vekili, davalı ... ve ... vekili cevap dilekçelerinde, davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince, davacı ...’in maddi tazminat davasının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 119/1-d maddesi atfı ile 107/2, 119/1-ğ ve 119/2. maddeleri gereğince açılmamış sayılmasına, davacı ...’in manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 200.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 13/07/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacı ...’in maddi tazminat isteminin aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ...'in, yolun karşısına geçmek isterken, davalılardan ... adına kayıtlı, diğer davalı ...'ın sevk ve idaresindeki ... plaka sayılı aracın kendisine süratle çarpması sonucunda ağır şekilde yaralandığını, 29 gün yoğun bakımda, 10 gün özel bakımda kaldıktan sonra sayısız ameliyat geçirdiğinin Adli Tıp Raporları ve tedavi gördüğü hastane raporlarıyla sabit olduğunu, davanın makul sürede sonuçlandırılmadığını, İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin tarafından verilen davanın açılmamış sayılmasına dair kararın hatalı olduğunu,
davanın maddi tazminat talebi bakımından belirsiz alacak davası olarak açıldığını, 22/09/2022 tarihli beyan dilekçesinde müvekkili ... adına maddi tazminat taleplerinin 300.000 TL olduğunu, mahkemenin HMK'nin 107.maddesine atfı ile maddi tazminat talebini tam olarak belirlenmesi istemi ve buna karşın verilen kesin sürede belirlemediğine dair görüşün isabetsiz olduğunu, 20/12/2018 tarihli bilirkişi raporuna dair yapılan itirazın değerlendirilmeden karar verildiğini, müvekkili ...'in, davaya söz konusu kazadan sonra kardeşi için işinden ayrılarak,
...'in bakımını üstlenerek tedavi masraflarını karşıladığını, tazminat istemine dayalı bu davada ... bakımından aktif husumet yokluğundan bahsetmenin olanaksız olacağını, müvekkili ...'in şüphesiz mal varlığında doğrudan doğruya zarar gören kişi olduğunu, ilgili tüm masraflara ait makbuz ve belgelerin kararda belirtilenin aksine gösterdiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur.HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazası sonucunda maddi manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacılar vekili dava dilekçesinde, davacı ...'in toplanacak delillere göre belirlenecek maddi tazminat tutarı ile davacı ...'in yapmış olduğu tüm masrafların belirlenerek tahsiline karar verilmesini talep ettiğinden Mahkemesince talebinin açıklanması istenilmiş. 10/06/2015 tarihli davacılar vekili dilekçesi ile davacı ... yönünden talep edilen 100.000 TL manevi tazminatın hastane harcamalarına ilişkin olup maddi tazminat olarak kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Yine istinaf dilekçesinde belirtilen davacılar vekilinin 22/09/2022 tarihli dilekçesinde davacı ... için 300.000 TL, davacı ... açısından kazadan sonra ağabeyi olan davacının acısını beraberce her aşamada yaşadığı ve bu sebeple işinden olması nedeniyle 100.000 TL manevi tazminatın tahsil edilmesi talep ettiği anlaşılmıştır.
Bu durumda davacılar vekilini, davacı ... için 300.000 TL manevi tazminat, ... için 100.000 TL maddi tazminat talep ettiği ve davasını bu şekilde açıklayarak harçlandırdığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacılar vekilinin davacı ... yönünden de maddi tazminat talebi olduğuna dair istinaf itirazı kabul görmemiştir. Bu doğrultuda, davacı ...'in maddi tazminat talebi yönünden HMK m.107 gereğince davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karar yerindedir.
Mahkemece alınan 25/07/2018 tarihli Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre; davalı sürücünün idaresindeki aracıyla dikkatsiz seyirle olay mahalline geldiğinde karşıdan karşıya geçmek isteyen yayayı zamanında fark etmediği, hızını meskun mahal şartlarına göre ayarlamadığı ve bu sebepten ötürü yayayı fark ettiğinde aldığı fren tedbirinde yetersiz kalıp karşıdan karşıya geçmek isteyen yayaya çarptığı, davacı yaya ...'ın, karşıdan karşıya geçmeden evvel gelen araçların hız ve mesafesine dikkat etmediği, geçişi boyunca yolu kontrolü altında bulundurmadığı,
ilk geçiş hakkının taşıtlara ait olduğu yolda gelmekte olan aracın seyir şeridini kapattığı, korunma tedbiri almadığı. Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi tarafından Yalova 2. Sulh Ceza Mahkemesine tanzim edilen 11/07/2014 tarihli rapor olayın oluşuna uygun olduğu; kazanın meydan gelmesinde davalı sürücünün %40, davacı yaya ...'ın ise % 60 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği görülmektedir.
Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Somut olayda, davacı ...'in kardeşi ...'ın geçirdiği kaza sonucunda harcamış olduğu tedavi gideri masrafını isteyebileceğinden davasının aktif husumet yokluğundan reddi doğru olmamıştır.
Davacı ... kardeşi davacı ...’ın tedavi masraflarının kendisince karşılandığını kanıtlayacak bir delil sunmadığı, davacı ...'ın diş tedavisine ilişkin sunulan tedavi giderlerinin denetlenmesi için Mahkemesince sut konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmasına karar verildiği, ancak 29/04/2021, 08//07/2021, 11/02/2021 tarihli duruşma zabıtlarında ihtar edilen süreye rağmen davacılar vekilinin bilirkişi ücretini yatırmadığı anlaşılmıştır.
Hal böyle olunca, somut olay bakımından davacının tedavi giderinin varlığının ve miktarının belirlenebilmesi ancak yargılama sırasında delilerin toplanıp değerlendirilmesinden yani HMK 107/2 maddesinde belirtildiği gibi tahkikatten sonra mümkün olabilecektir. Bir başka anlatımla maddi tazminat miktarının tespiti bilirkişi incelemesini gerektirmektedir.
Dolayısıyla verilen kesin sürelere riayet edilmediğinden davacı ...'nın tedavi giderlerine ilişkin maddi tazminat davasının ispat edilemediğinden reddi gerekmektedir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/1106, K. 2025/274, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama