KÜNYE
T.C. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi
- Karar tarihi
- 8 Mayıs 2025
- Dosya no
- 2024/1327
- Karar no
- 2025/743
- İncelenen kararın mahkemesi
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Tarihi
- 27/10/2022
- Numarası
- 2021/93 (E) - 2022/776 (K
Karar Metni
2.319 kelime·12 dk okuma·4 bölüm
İstanbul Anadolu 4'üncü Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1047 (E) sayılı davasında:
DAVANIN KONUSU
Maddi ve Manevi Tazminat Birleşen İstanbul Anadolu 7'nci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1188 (E) sayılı davasında:
DAVANIN KONUSU
Maddi ve Manevi Tazminat
KARAR TARİHİ: 8/5/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İstanbul Anadolu 4'üncü Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1047 (E) sayılı davasında: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı sürücü ...'ün, yönetimindeki davalı işleten ... Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait, davalı ...
Sigorta AŞ'ye Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesiyle sigortalı ... plakalı çekici ile seyir halinde iken, tam kusuruyla arkadan çarptığı ... plakalı araç sürücüsü ...'in ölümüne neden olduğunu belirterek, belirsiz alacak davası niteliğinde davacılar ..., ..., ..., ... için ayrı ayrı 1.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile 1.000 TL cenaze defin giderleri tazminatının davalılardan avans faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline;
ölen desteğin kardeşleri davacılar ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000 TL, ölen desteğin annesi ... için 50.000 TL, babası ... için 50.000 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; davacılar vekili 10/10/2017 günü sunduğu dilekçe ile davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 57.605,86 TL'ye, davacı ... için talep ettiği destekten yoksun kalma tazminatını 45.571,06 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde toplanması istediği kanıtları bildirmiştir. Birleşen İstanbul Anadolu 7'nci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1188 (E) sayılı davasında: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; sürücü ...'ün, yönetimindeki ... Sanayi Ticaret Limited Şirketine ait, davalı ...
Sigorta Şirketine, manevi tazminat taleplerini teminat altına alan genişletilmiş kasko poliçesiyle sigortalı ... plakalı çekici ile seyir halinde iken, tam kusuruyla arkadan çarptığı ... plakalı araç sürücüsü ...'in ölümüne neden olduğunu belirterek, ölen desteğin kardeşleri davacılar ..., ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000 TL, ölen desteğin annesi ... için 50.000 TL, babası ... için 50.000 TL manevi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ...
Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde, toplanmasını istediği kanıtları bildirerek sigortalı araç sürücüsüne yüklenecek kusur bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesinin 16/11/2017 gün ve 2015/1047 (E) - 2017/1197 (K) sayılı nihai kararının Dairemizin 27/10/2020 gün ve 2019/858 (E) - 2020/4132 (K) sayılı kararıyla maddi tazminat hükmü yönünden kaldırılmasına karar verilmesinin ardından sürdürülen yargılamada, 45.863,89 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ..., ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'e verilmesine.
44.163,11 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ..., ... Sanayi Ticaret Limited Şirketi ve ... Sigorta AŞ'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacı ...'e verilmesine; davacılar ... ve ...'in destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin davalarının ayrı ayrı reddine; asıl ve birleşen davada konusuz kalan manevi tazminat davalarının esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına; cenaze ve defin gideri tazminatını 750 TL'nin davalılar ...
Sigorta AŞ ile ... ve ... Giyim Sanayi Ticaret Limited Şirketinden müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacılar ... ve ...'e verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı Mehmet Aygün vekili dilekçesinde özetle;
bozma kararından sonra ilk derece mahkemesinin İstanbul 21'inci İş Mahkemesinin 2017/319 (E) sayılı rücuen tazminat davasını bekletici sorun yapmadan, eksik ve hatalı bilirkişi raporuna göre karar verdiğini, cenaze ve defin gideri tazminatı bakımından, reddedilen miktar yönünden müvekkili lehine vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, reddine karar verilen destekten yoksun kalma tazminatı bakımından müvekkili yararına maktu vekâlet ücretine hükmedilmiş ise de her bir davacı için reddedilen tazminat miktarı üzerinden ayrı ayrı ret vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek,
ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ...
Sanayi Ticaret Limited Şirketi istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacıların tespit ve değerlendirmeleri ile ardı sıra sundukları taleplerin haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40'ıncı Hukuk Dairesinin 2019/858 (E) - 2020/4132 (K) sayılı bozma ilamında belirtilen eksik ve hatalar giderilmeden hüküm kurulduğunu; rücu talebiyle açılan dava bulunup bulunmadığını araştıran ilk derece mahkemesinin gelen yanıt üzerine yetersiz düzenlenen bilirkişi raporuyla yetinerek,
haksız ve hukuki dayanaktan karar verdiğini, bu haliyle dosyanın hakkaniyete uygun olduğunun kabul edilemeyeceğini, dolayısıyla istinaf incelemesi kapsamında tüm dava dosyası ele alınarak eksikliklerin giderilmesi ve bu şekilde usule ve hakkaniyete karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi hükmünün kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı ... Sigorta AŞ vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40'ıncı Hukuk Dairesinin 2019/858 (E) - 2020/4132 (K) sayılı bozma kararına uygun rapor alınmadan eksik inceleme ile verilen hükmün kaldırılması gerektiğini, bilirkişi tarafından rücu davası ve ardından yapılacak ödeme yönünden değerlendirme yapılmadığı belirtilerek, eksik, hatalı ve hukuka aykırı rapor düzenlendiğini, ilk derece mahkemesi tarafından İstanbul 21'inci İş Mahkemesinin 2017/319 (E) sayılı davasının bekletici sorun yapılıp kesinleşen hüküm uyarınca ek rapor alınması gerekirken, eksik inceleme ile hüküm kurulmasının hatalı olduğunu;
manevi tazminat yönünden müvekkili şirket lehine ret vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini; her bir maddi maddi zarar kalemi için ayrı talepte bulunulduğu ve müvekkili şirketten cenaze ve defin gideri talep edildiği gözetilerek, reddedilen talep yönünden karşı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, reddedilen destekten yoksun kalma tazminatı için müvekkili şirket lehine maktu vekâlet ücretine hükmedilmiş ise de her bir davacı için reddedilen tazminat miktarı üzerine ayrı ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.İlk derce mahkemesinin 16/11/2017 gün ve 2015/1047 (E) - 2017/1197 (K) sayılı kararıyla, birleşen davada davalı sigorta şirketinin manevi tazminata yönelik sulh anlaşması sunduğu gerekçesiyle, İstanbul Anadolu 4'üncü Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1047 (E) sayılı asıl davası ile birleşen İstanbul Anadolu 7'nci Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1188 (E) sayılı davalarında,
konusuz kalan manevi tazminat talepleri yönünden esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına hükmolunmuş; bu karara karşı davalı ...
Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 27/10/2020 gün ve 2019/858 (E) - 2020/4132 (K) sayılı kararıyla; davacıların sigorta şirketini poliçe limiti ile sınırlı tutarak dava açmalarına, istinafa gelen davalı vekilinin de talebi bu şekilde kabul ederek cevap dilekçesinde manevi tazminata yönelik savunma yapma gereksinim duymamış olmasına,
davacıların diğer davalılar hakkındaki manevi tazminat taleplerinin birleşen davalı Anadolu Anonim Türk Sigorta Şirketince yerine getirmiş olması sebebiyle davanın konusuz kalmasına göre davalı vekilinin manevi tazminat yönünden müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf itirazları yerinde görülmemiş, davalı ...
Sigorta AŞ vekilinin istinaf başvurusunun, manevi tazminat hükmü yönünden HMK'nin 362/1-/a maddesi uyarınca kesin olmak üzere, aynı Kanun'un 353/1-b/1'inci maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiş; böylece ilk derece mahkemesinin manevi tazminata ilişkin hükmünün olağan kanun yolu incelemesinden geçerek kesinleşmiştir.
Bu itibarla, manevi tazminat davalarına ilişkin ilk derece mahkemesinin 16/11/2017 gün ve 2015/1047 (E) - 2017/1197 (K) sayılı hükmünün olağan kanun yolu incelemesinden geçerek kesinleşmesinden sonra verilen manevi tazminata ilişkin ilk derece mahkemesinin 27/10/2022 gün ve 2021/93 (E) - 2022/776 (K) sayılı nihai kararının hukuki değer taşımaması nedeniyle incelenmesine olanak bulunmadığından, davalı ...
Sigorta AŞ vekilinin manevi tazminat yönünden müvekkili şirket lehine ret vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığının 20/11/2020 gün ve 107935 sayılı yazısıyla, ölen desteğin babası davalı ...'in 7/9/2016 günü işe girmesi nedeniyle geliri kesilerek adı geçene gelire girdiği tarihten, gelirlerinin kesildiği tarihe kadar 1.815,90 TL'nin fiilen ödendiği, yazı ekinde gönderilen tabloya göre ise davalı ...'e bağlanan gelirin 1/8/2015 günü geçerli olan 30/5/2016 onay tarihli ilk peşin sermaye değerinin 23.483,94 TL olduğu bildirilmiş;
aktüerya hesap uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen raporda ise, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 21'inci maddesinin 4'üncü fıkrası uyarınca, davacı ...'e ödenen 1.815,90 TL'nin; davacı ...'e bağlanan gelirin ilk peşin sermaye değeri olan 23.483,94 TL'nin 1/2 oranında tenzil edilerek,
adları geçen davacıların destekten yoksun kalma tazminatlarının hesaplandığının anlaşılması karşısında, HMK'nin 279'uncu maddesine uygun düzenlenen ve dosya kapsamına uygun somut olgu ve ölçütlere dayanan, yeterli gerekçeyi de taşıyan aktüerya uzmanı bilirkişinin raporunun hükme esas alınmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılarak, İstanbul 21'inci İş Mahkemesinin 2017/319 (E) sayılı davasının bekletici sorun yapılmamasında isabetsizlik görülmemiş;
destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile cenaze ve defin gideri tazminatı talebinin bir bütün halinde, maddi tazminat talebini oluşturduğu dikkate alındığında, kısmen reddine karar verilen cenaze ve defin gideri tazminatı talebi yönünden, kısmen reddine karar verilen maddi tazminat talebi nedeniyle hükmolunan vekâlet ücreti dışında ayrıca vekâlet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu kabul edilmiştir.Ancak, davacılar ... ve ...'in davalılara karşı açtıkları maddi tazminat davalarının birbirinden ayrı bağımsız nitelik taşıdıkları gözetilerek,
ilk derece mahkemesinin hüküm tarihinde yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13'üncü maddesi uyarınca, maddi tazminat davalarının kısmen kabulüne karar verilen davacılar ... ve ...'in, kısmen reddine karar verilen maddi tazminat talebi yönünden, ayrı ayrı vekâlet ücretinden sorumlu tutulmaları gerekirken, davalılar lehine tek maktu vekâlet ücretine hükmolunmasında isabet görülmemiştir.
İstinaf kanun yolu incelemesi ileri sürülen istinaf nedenleri ile sınırlı yapıldığından, istinaf incelemesi kapsamında bulunmaması nedeniyle inceleme dışı kalan ilk derece mahkemesinin hüküm fıkraları yinelenmiştir.
8/5/2025
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi, E. 2024/1327, K. 2025/743, 8 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama